Pornoya çanak lazım mı abi?

Demiş ki ecnebi ataları, cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Ne demek istemişler acaba? Tahmin etmek cümleye hemen ilk bakışta mümkün olmayabiliyor. Benim anladığım kadarıyla iyi niyetle çıkılan yolun sonunda çok kez istediğimizin dışında, kötü sonuçlar elde ederiz demek. Eh, insan doğası gereği her şeyi hesaplayamıyor. Hesaplasa da tüm etkenlere hakim olamıyor. Doğal olarak da planladığı yoldan sapmalar normal oluyor. Uluslararası ilişkiler okuyayım, diplomat olayım diye yola çıkan arkadaşların bir kısmı hala müşteri çağrı merkezlerinde çalışıyorsa bu cümle pek de çürütülebilecek bir önerme gibi durmuyor değil mi? Zaten ondan atasözü olmuş..

Günümüzde bazı durumlarda daha farkedilir olan yasaklarla hep karşı karşıyayız. Bunlardan beni en çok ilgilendirenlerinden biri internetteki bazı web sitelerine giriş yasağı. Kanuna karşı boynumuz kıldan ince olduğundan tabii ki yasaklanan siteleri savunmayacağım. Ama yasayı eleştirme hakkım herhalde vardır diye düşünüyorum. Bir dönem çıkarılan çocuk pornosunu lanetleme furyasını gazetelerden, tv’lerden takip etmişsinizdir herhalde. Çeteler çökertildi, çocuk pornocuları yakalandı. O sıralarda da internette yapılan yayınlar ile ilgili bir kanun çıkarıldı. Bu kanuna göre, kanunda bahsi geçen kimi suçlar işlendiği takdirde daha yargı sürecine gidilmeden, bir başkanlık sitenin kapanmasına karar verebiliyor. Yani, şu anda sayısını bilmediğimiz, ama sayıları hızla artan web sitesine erişim engellenmektedir. Kanunun burasını eleştirecek değilim. Yasadışı sitelerin erişiminin engellenmesi görünürde işe yarar bir çözümdür. Ama neden gerçek bir çözüm değildir ve neden cehenneme giden yoldaki bir iyi niyet taşı gibi görünmektedir açıklayayım.

Bugün neredeyse herkesin bildiği, ya da internetin yapısından az çok anlayan herkesin tahmin edeceği gibi, bir siteye Türkiye’den erişimin yasaklanması demek o siteye yalnıza Türkiye’den erişilemeyeceği anlamına geliyor. Dahası Türkiye’den de orta seviyenin üstü her kullanıcı o siteye bir şekilde erişebilir. Bugün büyük ölçekteki şirketlerde çalışanlar bilir. Web sitelerine erişim olabilecek her şekilde kısıtlanır ki şirket kendini koruyabilsin. Ama yine bazı kişiler bilir ki bu kısıtlamaları geçmemin yüzlerce değilse de onlarca yolu vardır. Şimdi ufak bir zihin egzersizi yapalım. Varsayalım ki siz azılı bir suçlusunuz. Suç işlemek için gezeceğiniz site kanunda bahsi geçen sebeplerden kapanmış. E ne yapacaksınız şimdi, suç işlemeyi bırakacak mısınız? Gidip yurtdışından bir proxy sunucu bulacaksınız o kadar.1 (Bilmeyenler için kabaca özetlersek, Proxy Sunucusu özel ulak gibidir. Siz istediğiniz şeyi ona söylersiniz, o gider alır ve size verir.) E bu proxy sitenin bulunduğu ülkede o web sitesine giriş serbest. Sizin de proxy siteye girişiniz serbest. E ne oldu yasak? Güle oynaya suç işlemeye devam edersiniz tabii. Göreceğiniz gibi amacı suç işlemek olan haydutları caydıramadı bu yasa. Hatta onların gizlenmesini de sağladı, çünkü o siteleri artık normal vatandaş, ben, siz göremiyorsunuz. Bu suça karşı kendinizi savunamıyorsunuz. Yani ne oldu temelde? Taşları bağlayıp köpekleri serbest bıraktık değil mi?

Yazının başlığına dönelim bir es verip. “Pornoya çanak lazım mı abi?” Belki Yazıcıoğlu pasajının çevresini dolaşanlarınız olmuştur. Dolaşanlar bilirler ki karanlık yüzlü bir takım gençler gelir yanınıza fısıltıyla. “CD lazım mıydı abi” derler. Ne CD’si olduğunu tahmin edersiniz herhalde. Peki çanak ne alaka? Suudi Arabistan’da, İran’da çanak anten kullanımının yasak olduğunu belki duymuşsunuzdur. Şeriat kanunuyla yönetilen bu ülkelerde çanak anten kullanımı İslam dinine aykırı bulunduğundan yasaklanmış durumda. Sebebi de tahmin ediyorum çanak anten aracılığıyla Avrupa uydularında sürüsüne bir para sayarak erişebileceğiniz bir sürü porno yayın olmasıdır. Yani rejimin kanunlarına uygun bir biçimde porno yayına erişimi engellemek için çanak anten kullanımı yasaklanmış durumda. Peki engelleyebildiler mi dersiniz gerçekten? İran’da çekilen aşağıdaki resme bakarsanız göreceksiniz ki engellemenin esamesi bile okunmuyor. Çanak anten satıcıları bu ülkelerde muhtemelen yer altına inmiştir. Belli bölgelerde yanınıza yanaşıp “Pornoya çanak lazım mı abi?” diye soruyorlardır kesin. Tıpkı bizdeki porno cd satıcısı arkadaşlar gibi.

Yazının esas konusuna dönecek olursak, ben size en basit yöntemlerden birini söyledim.1 Bu ve benzeri yöntemleri o azılı suçlular dışında kimler biliyor dersiniz? İnternetten azıcık anlayan bilişim dünyası biliyor elbette. Yani komşunun bilgisayarcı oğlu. Yani alt sokaktaki internet cafeci çocuk. Peki bilişim dünyasının bu yılmak bilmez neferleri canları sıkıldığında örneğin komik bir video izlemek istediklerinde ayda birkaç kere kapatılan, o “rezil” video paylaşım sitesine girmiyorlar mı? Elbet giriyorlardır o onlarca yöntemden birini kullanarak. Ben de sırf bu adamlar yeni ne rezillikler yapmış diye görüp lanetlemek için giriyorum bakıyorum bazen. Ama işte tam bu sırada kendimi İran’da çanak anten taktırıp porno yayınlara erişen halka benzetiyorum. Oysa ben, oysa bilişim dünyası bir araya gelse, bir bildiri yayınlasa, bir mektubun altına binlerce imza ekleyip meclise yollasa, sivil demokrasinin getirdiği tüm hakları bu kanunun aslında halkın arasındaki tabiriyle “sansür” kanunu olduğunu bir anlatabilse milletvekillerine, belki de tüm yasaklar kalkacak. Ben de çanak antenle video izlemek zorunda kalmayacağım. Benim kadar bilgisi olmayan yurttaşlarım da böylece eğlenceli içeriğe erişebilecek.

Bazılarınızın “Bırakalım suç işlemeye devam etsinler öyle mi?” minvalinde sorularınızı duyar gibiyim. “Güçlü devletler internet suçlarıyla nasıl savaşır”ı Amerika örneği üzerinden anlatayım size. Malumunuz basınımız canı sıkıldığında, haber bulamadığında işkembe-i kübradan haber üretebilmektedir. Bu sebeple de haberlerine ajanslar haricinde kaynak açıklama ihtiyacı duymazlar. Bundan yıllar önce başka bir ülkede geçen bir bombalama olayını El Kaide’nin bir yandaş örgütünün üstlendiğini yazdı bizim gazeteler. Neden hatırlamıyorum, o gün merak ettim, internet kurduyum ya. Bu örgüt nerede açıklamış bu bilgiyi diye araştırmaya başladım. Kısaca özetlemek gerekirse El Kaide’nin web sitesini bulmaya çalıştım. Beni tanıyanların bileceği gibi ben öyle çok uzun boylu aramadan bulabiliyorum kimi bilgileri. O gün bu siteyi bulmaya tüm günümü verdim ve bulamadım. Ama öyle ilginç bir şeyle karşılaştım ki resmen burnumun direği sızladı. Amerikan hükümeti desteğiyle terör örgütlerinin internet üzerinden iletişimini kesmek için bir enstitü kurulmuştu. Bu enstitü akla gelebilecek her yerde bu terör örgütünün haberleşme kaynaklarını arıyor ve buluyordu. Ama esas içimi acıtan kısım şuydu. Bu adamlar bizim şimdi yaptığımız gibi Amerika’dan siteye erişimi yasaklamıyordu. Siteyi barındıran kişilere bir muhtıra çekiyordu. Ve o muhtırayı alan şirket veya hangi tüzel kişilikse, hangi ülkede olduğuna bakmaksızın pattadanak siteyi kapatıyordu. İşte bu devletin teknolojik gö
rüşü ve yaptırımdaki etkinliği, nüfuzu benim canımı yakmıştı. El Kaide’nin sitesine sadece ben değil El Kaide’yi destekleyebilecek kadar radikal hiç kimse de ulaşamıyordu. Hem de Amerika’da olsun olmasın. Dünyanın neresinde olursa olsun. Bu enstitü haberleşme listelerine kadar dahi girip bu tür mesajlar var mı diye kontrol ediyor, varsa bunları da kapattırıyordu. Yani suçun işlenmesini daha kaynağında, yani esas işe yarayan yerde önlüyordu.2

Aslında Çorum’daki bir mahkemenin verdiği emir doğrultusunda milyarlarca kişinin takip ettiği bir sayfanın şakkadanak kapatılması biraz da olsa gururumu okşamıyor değil. Ama esas gururlanacağım gün, yine aynı mahkemenin emriyle şu anda her yerden dolambaçlı yollardan erişilmekte olan o sitelerin kaynağından kapatılması olacaktır. İşte ben de o gün göğsümü gere gere büyük devletiz diyebileceğim. O zaman çanak antenle internette geziyormuş hissinden kurtulacağım. Bunun olacağı günler de ancak bizim gibi bilişimciler dolambaçlı yolları bırakıp doğrudan konuya girerse, interneti bilmeyen kesimin bu konuda bir şey yapamayacağını anlayıp bu işin doğru yolunu gerekli yerlere anlatacak olanların kendileri olduğunu anlarsa olacağını düşünüyorum.

Unutmayalım, teknoloji bilgimizi konuşturup, yasaklı bir siteye girdiğimiz her gün, internet sansürünü kalıcılaştırıyoruz.

1 Burada gösterdiğim yöntemi kesinlikle suça teşvik için değil, sadece ve sadece bu yasağın ne kadar kolay etkisiz hale getirildiğini göstermek için verdim. Burada yer alan bilgilerin kullanımından okuyucu sorumludur.
2 Netpano isimli siteden gördüğüm kadarıyla bunun gibi birden çok enstitü varmış. Kimi kapanmış kimi işlevine devam ediyor. Bunların bazıları: SITE Institute, The Global Terror Alert ve PRISM isimli enstitütler.

Kaynaklar:
http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Saudi_arabia
http://query.nytimes.com/gst/fullpage.html?res=9E03E4DA163BF932A2575AC0A962958260&sec=&spon=&pagewanted=all
http://news.bbc.co.uk/2/hi/world/middle_east/347996.stm
http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html
http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301
http://www.globalterroralert.com/about.htm

Bu yazı Haberleşme, İnternet, Köşe Yazısı, Sansür kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.