Sansür ne işe yarar?

Bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm. Sonra da “ignorance is bliss”* diyenlere inat (ki bunlardan biri de benim) yazmaya karar verdim. Hatırlarsanız bir süre önce Arap ülkelerindeki porno yasağının onları durdurmadığını, sadece çanak anten takarak her şeyi izlediklerini resimli örneklerle açıklamış ve sansür’ün aslında işe yaramadığını, ortada bir suç varsa kaynağında çözmek gerektiğini söylemiştim. Bu yazımda da bunun ispatını sunacağım.

Kısa bir süre önce aklıma takıldı. Youtube kapana kapana Küçük Emrah’ın eski filmlerine dönmüştü. Bakalım bu 5651 no’lu yasaya dayanarak site kapatılması gerçekten işe yarıyor muydu?1 Yoksa kız çocuklarını diri diri gömen Çin’deki2 sansür sadece mevcut sistemin varlığını korumaya mı yarıyordu? İkinci savı elbette şimdilik ispatlayamıyorum ama ilk konuda, yani bu yasakların işe yararlığı konusunda diyeceklerim var.

Google denilen günümüzün belki de en sık kullanılan arama motorunun pek çok faydalı hizmetinden biri olan “Google Trends” meraklısına ülkelere veya tarihlere göre en çok hangi kelimelerin arandığı, kimi kelimelerin ne sıklıkta arandığını kendisince belirlenmiş bir endekse göre vermektedir. www.google.com/trends adresine girip bir arama sözcüğü yazarak bu sözcüğün geçtiğimiz birkaç yıl içinde ne sıklıkla arandığını bir grafik şeklinde görebilirsiniz. Hatta bunu görmekle kalmayıp bu kelimeyi dünyada en çok hangi ülkelerin veya o ülkede en çok hangi şehirlerin aradığını görebilirsiniz. Bunu muhtemelen arama yapan bilgisayarların IP adreslerini dünyadaki IP adres dağılımını içeren bir haritayla kıyaslayarak yapıyorlar. Ziyaretçi profiliniizi çok merak ediyorsanız, siz de kendi web sitenizden benzer bilgileri toplayabilirsiniz.3

Google Trends’te geçen gün az evvel bahsettiğim konuda bir arama yapayım dedim. Bakalım bu yasaklar Türkiye’ye ne gibi bir etkide bulunmuş. Müstehcen yayınlardan uzak tutabilmiş mi insanımızı? Trends’in adresine girip “porn” kelimesinin “Türkiye”de son zamanlarda ne sıklıkta arandığını bulmaya karar verdim. Aşağıdaki grafik 2004-2008 arasında bu kelimenin aranma oranını veriyor. Bir altında ise “porno” kelimesinin ne sıklıkta arandığını göreceksiniz.

 

 

Resim 1: “Porn” kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye’den aranma endeksi.

 

 

Resim 2: “Porno” kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye’den aranma endeksi.

 

Özellikle birinci resme şöyle kabaca bir baktığınızda göreceksiniz ki Türkiye hudutları içersinde 2007 yılından başlayarak daha önce eşi görülmedik bir ivmeyle artan miktarda porn kelimesi aranmış. 2007 yılındaki kırılımın sebebini her şeye bağlamak mümkün ama 3 yıldır neredeyse düzenli bir seyir izleyen bu aramalar neden birden bu kadar arttı dersiniz? Benim yorumum şudur. Binlerce porno site arka arkaya kapanmaktadır. Şu anda Türkiye’den erişimi yasaklanmış sitelerin sayısını tahmin bile edemiyorum. Bu da demektir ki artık sürekli bildiği sitelerde aradığı içeriğe(!) ulaşan kesim, siteler kapandıkça farklı adreslerde aynı içeriği bulmak zorunda kalmıştır. Yani o içeriğe ulaşmak için çılgınca arama yapmaktadır. İkinci grafiğe bakarak “E bu arkadaşlar hep ecnebi porno’su mu arıyor” demek mümkündür. Ama benim tahminime göre yasaklı içeriğe ulaşmaya çalışan kitle “porn” diye aratıldığında “porno” kelimesini içeren sitelerin zaten arama sonuçlarına yansıdığını bilmektedir (veya öyle düşünmektedir). Bu durumda bile açıkça görülmektedir ki 2007′yi 2008′e bağlayan zaman diliminde “porno” kelimesinin aranması da hissedilir oranda artmıştır.

Şimdi kıssadan hissemize gelecek olursak, dünya durdukça başımızda durası büyüklerimiz bizim için her daim en iyi olanın ne olduğunu bildiğinden bizim belli başlı sitelere erişimimizi her daim engellemektedir. Fakat biz bizimiçin en iyi olmayanda ısrar ettiğimizden yasaklı içeriğe ulaşmak için binlerce taklalar atmaktayız. Yani neymiş?”Eğitim Şart!”. Şimdi burada porno izlemek de insanların doğal isteklerinden biri haline gelmiştir, bunudurdurmaya çalışmak anlamsızdır diye bir sosyal açıklama patlatabilirdim. Oysa benim olayım, sıklıkla verdiğimörnekler bu konu üzerine olsa da pornonun yasağının kalkmasını savunmak değildir. İnsanların isteklerine gemvurmaya çalışmanın ne kadar yanlış olduğunu, sansürün kötülüğünü ve işlevsizliğini vurgulamaktır. Sansür gelmedenönce gezdiği siteler kapanan insanlar yeni porno siteler ararken sizce daha önce hiç karşılaşmadığı, kimseninnormalde rağbet etmediği, izbe, insanlık dışı türlerle karşılaşmayacak mıdır?

Önceki yazılarımda da ima ettiğim gibi, sansür yöntemlerini alt etmek için onlarca çözüm yolu bulunmaktadır. Bir dönem canı pahasına evlerinin arka odalarında dergi basan insanları düşünün. Çin gibi gelişmiş bir teknolojiye sahip bir ülkede de sansürün tam anlamıyla uygulanamadığını, bu insanların dahi bir şekilde yasaklı (yani Çin yöneticilerinin zararlı gördüğü) içeriğe ulaştığını düşünün. Yani sansür hiçbir şeyin çözümü değildir. Doğal değildir. Demokratik ise hiç değildir. Siz ne kadar kapasanız da insanlar o içeriğe ulaşacak bunun için de elverdiğince her yolu deneyeceklerdir. Kaldı ki, kapsamı şimdilik daraltarak söylüyorum, yasalara göre reşit sayılan bir kişiye hangi içeriğin uygun olduğuna siz nasıl karar verebilirsiniz?

Yazımı Voltaire’in çok meşhur bir sözüyle bitireyim:

Söylediklerinizi doğru bulmuyorum, ama bunları dile getirebilmeniz için canımı bile veririm.

* Cehalet mutluluktur.

Kaynaklar:
1 http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html
2 http://www.gendercide.org/case_infanticide.html
3 http://www.geobytes.com/ipLocator.htm

Bu yazı Haberleşme, İnternet, Köşe Yazısı, Sansür kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.