Bu sendromu nereden duyduğumu hatırlamıyorum ama bir aralar sözlükler modayken en az iki sözlüğe bu konu hakkında yazdığımı biliyorum. Sonradan birinden atıldım birine de yazmayı bıraktım tabii. Bu sendrom için kaynak gösterme işini biraz ileri bir tarihe atıp kısaca bugünkü yazımıza geçelim.
Sperm soykırımı sendromu, insanın erkeğinin boşalma sonrası yaşadığı ruh halini açıklayan teorilerden birinin adıdır. Der ki bu teori, erkek boşaldığı bir seferde milyonlarca spermini kaybettiğinden, kırgın bir ruh haline bürünmektedir. Bu sebeple insan dişisinin “öküz insan” diye nitelediği erkekler aslında belki de insan fizyolojisinin veya insan psikolojisinin, ama bence insan evriminin en doğal süreçlerinden birini yaşamaktadır. Nasıl mı? Buna geçmeden önce size bir teoriden ve bir söylentiden bahsedeceğim.
Bilim insanlarının bir türlü rahat bırakamadığı meyve sinekleri yine bir araştırmaya konu olmuş. Görmüşler ki dişi sineğin yumurtalarını dölleyemeyen erkek meyve sineklerinin ömrü normal erkek sineğin normal ömrünün 1.5 katına kadar uzuyor. Buradan sonuç çıkaran bilim adamı demiş ki, dişinin yumurtasını dölleyen erkek, evrimsel açıdan işlevini tamamlamıştır. Yani dişiye bir çocuk yapabilmesi için gerekeni vermiş, neslinin devamını sağlamıştır. İşi de bitmiştir. Doğru değil diyenler olabilir. Normal. Aksi durumda bu önermeye kanun der, teori demezdik zaten. Gerçi ben de bu teoriye biraz “hadi ordan” ruh haliyle yaklaşmıştım ama bu teoriden haberdar olduktan bir süre sonra daha da enteresan bir şey okudum. Taocu öğretiye göre zen ustaları yılda yalnızca bir kez seks sırasında boşalırmış. Zira, chi, yani hayat enerjisi, boşalmayla birlikte akar gidermiş.
Bugünün bilim adamının ispatlamaya çalıştığı, erkeğin evrimsel ömrünün spermlerini bırakmayla alakası bundan bin yıl kadar önce zen ustaları tarafından biliniyorsa durumu açıklayabilecek iki önerme vardır:
- Her iki grup da doğru düşünüyordur.
- Bugünkü bilim adamları taocudur ve bu olayı bilimsel tabanda ispatlamaya çalışıyorlardır.
Bendeniz Occam’ın Usturasına canı gönülden inanan (ispatı var mıydı ki?) biri olarak, ilk açıklamanın doğru olduğunu düşünüyorum. Yani:
“Erkek, dişinin yumurtalarını dölledikçe ömrü kısalır çünkü evrimsel açıdan görevini tamamlamıştır.”
İnsan hayvan değildir diyen arkadaşlara bir şey demiyorum. Meyve sineğiyle mi kıyaslıyorsun beni diyenler gitsin bir elma ısırsın. “Yek yeee, arkanı dönüp yatacaksın seviştikten sonra, bahane arıyorsun” diyenlere ise kelimelerim kifayetsizdir, onlara da ancak “gidin örgü örün” diyebilirim. Kalanlara neden bu konuyu irdelediğimi anlatayım.
Erkek açısından aslında bu teori “sevişme sonrası öküzlüğü” savunmak için kullanılabilecek ideal bir teoridir. Şöyle bir cümle kimi kurtarmaz ki? “Sevgilim, daha yeni milyonlarca doğmamış çocuğum öldü.1 Lütfen bir saniye müsaade et de bunun şokunu bir atlatayım. Senin yaptığını Hitler yapmaz”. Oysa benim insan erkeğine sözüm tam da bu cümlenin tersi minvalde.
İnsanın doğal güdülerine karşı koyabildiği aşikardır. Kilo aldığını düşünen insan sofradan aç kalkmayı, hakkının yendiğini düşünen insan açlık grevi yapmayı başarabilmektedir. Yani en temel ikinci güdüsüne karşı2 hareket edebilmektedir. Peki spermleri soykırıma uğramış olan insan ne yapmalıdır? Arkasını dönüp bir on dakka kendine geldikten sonra eşine canımlı cicimli laflar mı etmelidir? Hayır. Hem de yüzbin kere hayır. Yapılacak şudur:
“Erkek, boşaldıktan sonra gelen ruh halini, yani sperm soykırımı sendromunu anında alt etmenin yollarını aramalı, bunu başardıktan sonra da bu ruh haline girmeyi tamamen önlemelidir”.
Evet insanın dişisi doğru duydun. Benim gibi feminizm karşıtı3 bir erkek, diğer erkeklere, “seviştikten sonra arkanı dönüp yatma” diyor. “Konuşun koklaşın” diyor. “Bu senin faydana” diyor. Daha ne desindi?
İnsanın erkeğinin, eğer ki sperm soykırımı sendromundan kendini kurtarabilirse, ömrünün uzayacağını tahmin ediyorum. Eğer bu sendromun sebebi erkeğin kendi evrimsel işlevini tamamladığı hissi ise ve seksin bu işlevle bağını en derinlerde bir yerde kopartabilirseniz, hem bu sendromu yaşamazsınız, hem de ömrünüz uzar. Dahası eşiniz size “öküz” demez ve hemcinsleri arasında adınızı büyükbaş hayvan listesinden küçükbaş hayvan listesine terfi ettirir.
Kısacası, cinsel birleşme sonrasında kırıklık hissini, veya arkanızı dönüp yatma hissini bir an önce hayatınızdan çıkarın. Az evel yaptığınız şeyin, neslin devamı açısından bir anlamı olmadığını4, bunun ne kadar zevkli olduğunu ve arkasından edeceğiniz bir çift lafın ilişkinizi ne kadar da ileriye taşıyabileceğini düşünün. Bütün bunları başardıktan sonra sperm soykırımı sendromunu alt edebilirsiniz ve ömrünüze ömür katabilirsiniz.
Diyelim ki benim teorilerim yanlış ve yine de bu dediklerimi yaptınız. Yine de ömrünüz uzayacaktır. Niye mi? Çünkü eşiniz size, “öküz”, “yine dönüp yattı malak” gibi çeşitli cümlelerle saldırmayacak, ve daha sonrasında da daha ılımlı davranacaktır. Bu sayede hayatınızdan en az 10 gün yiyecek olan ek stresten kurtulacak ve beni rahmetle anacaksınız.
Hepimize uzun ömürler.
1 Teoman’ın kulakları çınlasın.
2 Birincisi için “Night Porter” isimli filmi izliyoruz. Ama sonuna kadar.
3 Kadın karşıtı demedik. Öyle anlayanlar gidip örgü örsün.
4 Gerçekte amacınız bu olsa bile, ve esasen tam da bu durumda
RSS
Twitter
FriendFeed
Pingback: fighting games for girls and boys