Pek çoğumuz gözlüklüyüz. Sanıyorum en yaygın sebepleri de miyop ve astigmat. Veyahut ben miyop ve astigmat olduğumdan herkesi kendim gibi sanıyorum. (Tıpkı arabaya havlayan köpek gibi). Ben de her gözlük düşmanı gibi önce lensi denedim. Lens görüşte elle tutulur (gözle görülür?) bir fark yaratsa da özellikle bilgisayar karşısında çok vakit geçirenlerde ve 1 derece ve üstü astigmat sahibi kişilerde fayda etmiyor. Torik lens denilen, astigmat düzelten lensler de gördüğüm kadarıyla henüz pek ucuz değil ve tahminimce normal lensin tersini yüzünü dahi tutturamayan ben onun açısını tutturana kadar astigmatı bırakır verem olurum. Sonuç olarak kalıcı ve kolay kullanılır bir çözüm olarak Barraquer isimli bir oftalmologun temellerini attığı bir tedavi olan1, kısaca “lazerle veya çeşitli bıçaklar aracılığıyla korneanın çizilerek kırılma kusurlarının uzun süreli olarak giderilmesi” yöntemi göz kusurlarındaki en başarılı çözüm gibi duruyor.
Yakın çevreme tanık olduğum kadarıyla lazer tedavisi ile ilgili Türkiye’de en çok sorulan sorular şöyle:
1- Sen hiç gözünü çizdirmiş göz doktoru gördün mü?
2- Henüz çok genç bir tedavi. Ya öngörülmeyen bir sorun çıkarsa?
3- Burası Türkiye. Apandisit ameliyatına girenin böbreği alınır, göz çizdirmeye nasıl güvenelim?
Birinci ve üçüncü sorunun tatmin edici bir cevabını henüz bulamadım. Gerçekten de göz doktorları, tahminen ikinci sorunun cevabına istinaden gözlerini çizdirmiyor. Ama benim tanıdığım pek de genç göz doktoru yok. 70 yaşından sonra gözün iyileşme oranı düşüyor mudur bilemem. Üçüncü sorunun genel geçer bir cevabı zaten yok. Doktorunuzu hastanenizi ona göre seçmeniz gerekir. İkinci soru ise bu yazının da konusu olan esas önemli soru.
Kendim için lazerle tedavi yöntemini düşündüğüm süreç içerisinde epey bir araştırma yaptım. Sonra adetim olduğu üzere, Türkçe cevaplarla yetinmeyip İngilizce siteleri de aşındırdım. Zira Türkiye’de genelde bu tarz konulara halkın anlayacağı bir dilde olup da bilimsel yaklaşılmış makale bulmak zordur. Yoksa göz doktorları eminim sayfalarca makale okuyordur bu konuyla ilgili. Bulduğum bir site özellikle ilgimi fazlasıyla çekti. Size tedavinin temellerini anlatmayacağım ama bir iki temel konudan ve arkasından da bulduğum siteden bahsedeyim.
Göz lensi ışığı kırarken sonsuza yakın bir esnekliğe sahiptir. Yani milyonda bir oranında sapma dahi görüşe belli bir bozukluk olarak yansımaktadır. Fakat tahmin edeceğiniz üzere bu sapma göz ardı edilebilir bir sapmadır zira beynimiz o sapmayı ayırd etmekten zaten acizdir. İşte bu sebeple esas önem sahibi olan bozuklukları tanımlamak ve bu sonsuz evreni sonlu sayılarla ifade edebilmek için bir fonksiyon kullanılmış. Meraklısı için belirteyim bunların adına Zernike Polinomları deniyor2. (Bununla benzer işlevi gören bir de Fourier serisi vardır.) Polinomları zaten lisede görmüş olmalısınız. Her polinomun da bir derecesi olduğunu da biliyoruz. Sonsuz sayıdaki görme bozukluklarını sonlu elemanlara ayıran Zernike Polinomlarının dereceleri görme bozukluğu türlerine işaret eder. Bu polinomların ilk dört derecesi en yaygın olan (yani benim öyle nitelediğim) görme bozukluklarını kapsar.3
İşte bu Zernike polinomlarının dörtten yüksek dereceleri kısa bir süre önceye kadar dikkate alınmıyormuş. Herhalde sadece görme kalitesini gözlükle veya lensle düzelttiklerinden diğer dereceler de dikkate alınmıyor ve sorun çıkmıyordu. Fakat anlaşılıyor ki lazerle çizilen gözlerde dördüncü seviyenin üstündeki kırma bozukluklarının önündeki katsayı beklenenden çok artabiliyor ve görmeyi beklenenden çok daha kötü hale getirebiliyor. Ve bu durumdaki kırma kusurları da sanıyorum henüz düzeltilemiyor4.
Araştırmalarım sonucu bu bilgilere ulaştıktan sonra vay dedim, “ignorance is bliss” değil mi yoksa? Ve araştırmaya devam ettim. Sonuçta çok önemli olduğunu düşündüğüm bir siteye ulaştım: USA Eyes.
Amerikalıların her şeyi kendilerine kıymetli malum. Gözleri de tabii ki. Bu, kar amacı gütmeyen, göz ameliyatı reklamı veya gözle ilgili herhangi bir ürünle satışı yapmayan site, Kırma Ameliyatı Kalite Güvencesi Konseyi isimli bir konsey tarafından yapılmış5. Buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz sitede göz ameliyatları hakkında pek çok bilgi bulmak mümkün. Ama en çok ilginizi çekeceğini tahmin ettiğim konu herhalde hazırlamış oldukları 50 sorudan oluşan mini test. Bu test, korneanızı çizecek bir doktor bulduysanız, doktorun yetkinliğinden emin olabilmek için kendisine sormanız gereken sorulardan ve almanız gereken cevaplardan oluşuyor. Sözü epey uzattım. Sayfayı İngilizce olarak okumak isteyenler şu adrese bakabilir. Ben 50 soruyu birden çevirmek istemediğinden ve normal bir Türk doktoru da zaten daha 20. soruya gelmeden sizi başından savacağından en önemli bulduğum soruları çevireceğim. Gözünü çizdirecek arkadaşların en azından bu soruları doktoruna sormasında fayda olduğunu düşünüyorum. Sorular önem sırası gözetmiyor. Baştan belirteyim, en kısa sürede USA eyes ekibine mesaj atıp bu alıntıyı yapmamda sakınca olup olmadığını soracağım. Eğer sakınca var derlerse kaldırmam gerekecek.
1- Ne kadar süredir göz ameliyatı yapıyorsunuz?
- En az üç yıl olmalı.
2- Mekanik yöntemler dışında kaç ameliyat yaptınız?
- 500 ve daha fazla.
3- Son bir yılda kaç göz ameliyatı yaptınız?
- 250 veya daha fazla.
4- Benimle birebir aynı soruna sahip kaç hastanız oldu ve bunların kaçına bana uygulamayı düşündüğünüz yöntemin birebir aynını uyguladınız?
- En az 100. Bir doktor ne kadar çok ameliyat yaparsa yapsın, yeni teknoloji çıktığında bu konuda bir acemidir ve bir aceminin sizi ameliyat etmesini istemezsiniz.
5- Hastalarınızın yüzde kaçı en az 20/40 görsel netlik sahibi oldu?
- Normal olarak bu oran %90. Eğer daha fazla bir değer verirse kanıt sormanız gerekir. (Kirpi’nin notu: Türkiye’de bu değerin kullanıldığını sanmıyorum. Ama 20/20 normal görüşe, 20/40 ise normal görüşün yarısına denk gelmektedir6)
6- Hastalarınızın yüzde kaçı en az 20/20 görsel netlik sahibi oldu?
- Bu oranın normu ise %65. Yine daha yüksek bir değer verilirse kanıt isteyin. Eğer çok yüksek numaralara sahipseniz 20/20′nin altında bir görüş kalitesi bekleyebilirsiniz.
7- Hastalarınızın yüzde kaçı çözülmemiş sorun şikayetiyle size geldi. Bunlara haleler görmek, kuru göz, yansımalar görmek ve öznel de olsa her türlü şikayet dahildir.
- Bu oranın ise %3′ün altında olması gerekiyor. Tekrar ameliyat gerektirenlerin oranı da %0,5′in altında olmalı. Çok daha düşük değerler için kanıt isteyin. Hele hele hiç kimseden şikayet gelmedi diyorsa dikkatli olmanızda fayda var. Ne herhangi bir doktor “mükemmel”dir ne de herhangi bir ameliyat yöntemi “mükemmel”dir.
8- Şimdiye kadar size başvuran hastaların yüzde kaçını ameliyat etmek istemediniz/etmediniz?
- Doktorunuz böyle bir soruya hazırlıklı olmayabilir. Tek kabul edilemeyecek cevap “hiç”. Bunun dışında herhangi bir oran kabul edilebilir. Dokto
runuz hiç kimseyi reddetmiyorsa hastaların özel durumuyla yeterli derecede ilgilenmiyor demektir.
9- Hastalarınızın yüzde kaçı sonradan iyileştirme ameliyatı yaptırdı?
- %10′un altı kabul edilebilir bir cevap olmakla birlikte daha önemlisi bu ameliyatların nedeninin ne olduğudur. Örneğin, “gerilemeyi uyumlamak için gereğinden fazla düzeltme yapma” gibi teknikler tartışılmalıdır. Hiçbir zaman iyileştirme ameliyatı yapmayan bir doktor istemediğiniz gibi her seferinde bu ameliyatları yapan bir doktor da istemezsiniz.
10- Yüksek derecedeki kırma bozukluklarını tespit etmek için ameliyat önermeden önce Wavefront Teknolojisi kullanacak mısınız?
- Bu çok önemli bir sorudur. Ve cevabı evet olmalıdır. Gözlerinizi ameliyat ettirmeden önce ameliyata uygun olup olmadığınızı, yüksek derecedeki kusurlarınızın buna izin verip vermeyeceğini mutlaka yüksek çözünürlüklü Wavefront teknolojisi kullanarak ölçtürmelisiniz. (Kirpi’nin notu: Bu konudan yazının girişinde bahsettim).
Soruların kalanları epeyce uzun ve daha çok doğru yanıt alınamayacak nitelikte görünüyorlar. (Örneğin hiç uygunsuz tedavi sebebiyle hüküm giydiniz mi? sorusuna doğru yanıt almak zor olsa gerek). Bu sorulardan benim en önemli ve kesinlikle atlanmaması gereken olarak gördüğüm soru 10. sırada yazdığım, görme kusurunun tespiti için yüksek teknoloji bir yöntem kullanılıp kullanılmadığıdır. Yüksek dereceli kırılım kusurlarını hesaba katmayan bir doktora bu işlemi yaptırmayacağıma neredeyse eminim.
Ameliyat olacaklara iyi ameliyatlar dilerim. Bu soruların hepsine doğru yanıt aldığınız ve sonuçlarından da memnun kaldığınız bir doktor varsa bana da tavsiye edin ben de bir ziyaret edeyim. Bu yazı çok uzadı gözlerinizi bozmadan çekileyim.
Kaynaklar:
1 http://en.wikipedia.org/wiki/Lasik
2 http://en.wikipedia.org/wiki/Zernike_polynomials
3 http://etoile.berkeley.edu/~jrg/Aberrations/node12.html
4 Kaynağı maalesef hatırlayamadım. Bulunca yazacağım.
5 http://www.usaeyes.org/lasik/faq/about.htm
6 http://www.tedmontgomery.com/the_eye/acuity.html
RSS
Twitter
FriendFeed
Pingback: Buy Facebook Fans