Askerle ilgili pek çok şey söylenmiştir. Ben de kısaca bir şeyler söyleyeyim..
Askere gitmeyi reddedecek kadar cesur olanlarınız vardır elbet. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi tartışması bambaşka bir yazının konusu.. Tabii ki daha özgür ülkelerde.. Geçelim şimdi bunu. Askere gideceklere iki cümlem var. En çok merak edilen konulardan biri şudur erkek camiasında: “Askere üniversite biter bitmez mi gitmeliyim yoksa önce bir işe girip çalışmalı mıyım?” Ben ilk şıkkı tercih etmiş biri olarak bu şıkkı tavsiye etmiyorum. Neden mi?
Üniversite hayatı ülkenin gerçeklerinin dahi üstünde bir özgürlük sunmaktadır öğrenciye. Ülkemiz, malumunuzdur, bireyler için demokrasinin beşiği sayılacak çapta demokrat bir ortam yaratmış sayılmaz. Oysa Yunan sitelerindekinin benzeri demokrasi belki de çoğu kez sadece üniversitelerde yaşanmaktadır. Hatta ek olarak bu sitelerde (üniver-site) kadınlara da özgürlük ve diğer tüm öğrencilerle eşit haklar tanınmaktadır.
Oysa askeriye, mantığı gereği emir komuta zincirinin oturduğu bir devlet birimidir. Askerliğin iyi veya kötü olduğunu tartışacak değilim burada. Lakin askerliğin temelini oluşturan amaçlar düşünüldüğünde bizdeki yapılanmanın çok da etkili olduğunu söylemeliyim. Ne midir? Emre itaat.. Askerliğin temel kuralı budur. Emre itaati öğrendiyseniz olay bitmiştir. Sizin yerinize düşünülmüştür, sizin yerinize belki de sizin zihin gücünüzün yetmeyeceği çok çeşitli muhakemeler yapılmıştır. Siz sadece o muhakemenin sonuçlarını emirler aracılığıyla alır ve bu emirleri yerine getirerek de temelde yatan fikri hayata geçirirsiniz. Özetle, özgür iradenizi kapıda bırakıp girersiniz kışlaya. Zaten sadece Türkiye’de değil, bütün askeri sistemlerde esas budur.
Geleyim önerime. Askerlik bir an önce bitsin de vatanıma hizmetimi eksiksiz tamamlamış olayım diyorsanız, üniversiteyi bitirir bitirmez askere gitmelisiniz (Nitekim ben böyle yaptım). Yok, benim acelem yok, ruhum Paşabahçe kristali narinliğindedir, ani sıcaklık değişimlerine dayanıklı değildir diyorsanız en az iki yıl, tercihen kurumsal bir şirketin alt seviye bir pozisyonunda çalışıp kendinizi arada bir yerde ortama alıştırmalısınız.
İş hayatı, yönetiminde az da olsa söz sahibi olduğunuz bir sistem ile kendi hayatınızın yönetiminde bile söz sahibi olamadığınız bir sistemin ortalaması gibi bir yerdedir. Bu sebeple tercih edilmesi gereken yöntem iki yıl kadar iş hayatı, arkasından da askere gitmek olmalıdır (fazla uzatmadan tabii). İş yerinin askere giderken size ödeyeceği tazminatı, askerden dönüşte edinmiş olduğunuz iş tecrübesinin iş bulmanızdaki kolaylığı kat kat arttıracağını ve ilk gördüğünüz işe girmeden önce birazcık daha düşünecek kadar tecrübeniz olmuş olacağını da saymıyorum bile (Ulan saydın ya!). Yani:
Marche marche..*
*Deux ans aprés





