“Adam Olmak” isimli şiiri duydunuz mu? Orjinal dili İngilizce olup “If” (eğer) diye geçer. Şiiri duymadıysanız birkaç dizesini burada alıntılayalım:1
Düşlere kapılmadan düş kurabilir,
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir,
ikisine de vermeyebilirsen değer,
söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
kandırabilir diye safları, dert edinmezsen,
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
koyulabilirsen işe yeniden. (daha fazla…)
Uzun zamandır takıldığım, çok da sinirimi bozan bir şeyden bahsetmek istiyorum bugün: İşyerindeki e-posta adresini iş dışı hayatında da kullanmak. Bunu yapan sayısız arkadaşım olduğunun farkına vardım. Hem de IT dünyasının göbeğinden insanlar. Kolay anlatım için bütün bu arkadaşların Bilmemne Limited şirketinde çalıştıklarını var sayacağım. Hepsinin adını da teke indirip “İsmail” diyeceğim. Kısacası benim, günlük hayatlarında e-posta adresi olarak ismail@bilmemnelimited.com adresini kullanan bir sürü arkadaşım var. “E ne var bunda” dediğinizi duyar gibiyim. Bunun ne kadar kötü ne kadar sinir bozucu ve hatta tehlikeli olduğunu göremeyen sizin gibiler için açıklamaya çalışayım. (daha fazla…)
Arkadaşlarım nihayet beni yeni Linux dağıtımlarını denemeye ikna etti. Linux bana Windows’un sağladığı her şeyi, hatta daha fazlasını sağlayacakmış. Bunu görmeliyim dedim ve ortam da uygun olunca (uygun donanımı edinmek gibi) Fedora 10 (Cambridge) dağıtımını kurdum.
Linux sisteminin 6 yıl önce üniversitedeki tecrübelerime kıyasla ne kadar geliştiğini görünce gözlerime inanamadım. Daha kurulum anında dizüstü bilgisayarın neredeyse tüm donanımını otomatik olarak tanıdı ve çalışır halde teslim etti. En çok gözüme çarpan sorunlar, en kolay çözüleninden en zor çözülenine doğru şunlar oldu: tümleşik ses kartının tanınması, parmak izi okuyucunun tanınması ve son olarak bluetooth fare. Tahmin edeceğiniz üzere, bu yazı bir bluetooth fareyi, Fedora 10 kurulu ve tümleşik bluetooth adaptörü düzgün bir biçimde tanıtılmış bir diz üstü bilgisayara tanıtma maceram hakkında. (daha fazla…)