İstifa etmek herhalde iş hayatının en zorlu yanlarından biridir. Bunu yapmanın bir tek yolu olmadığını tahmin ediyorum. İnterneti kurcalarsanız bir çok istifa etme yöntemi bulabilirsiniz. Baştan sona bir istifa nasıl olmalı anlatmak uzun sürer şimdi ama önceki istifalarımda (evet en az iki kez istifa ettim
) dikkat ettiğim ve hayat kurtarıcı olabileceğini düşündüğüm bir iki konuyu sizlerle paylaşayım isterim. Konuda biraz çirkin benzetmeler olacak ama gerçekler genelde estetik veya tatlı olmuyorlar. Acı ve çirkin oluyorlar..
Aklınızdan çıkarmamanız gereken en önemli şey şudur; iş ilişkisi gönül ilişkisine bir çok yönden benzer. Hele ki ayrılıyorsanız. Anlattıkça hak vereceksiniz sanıyorum.
Patronlar tarafından yazıldığını sandığım (ve bir kısmını da bildiğim) bir sürü “nasıl istifa edilir” yazısında, gideceğiniz yeri söylemeniz gerektiği söyleniyor. Ayrıldığınız sevgilinize “ben seni şu şu kişi için bıraktım” dediğinizi hayal edin. O kişi hakkında çirkin sözler söyleyebilir ya da o kişiye gidip sizin hakkınızda bir sürü bir şey söyleyebilir. Her ikisini de yapmasa bile sizin ona yeni sevgilinizin kim olduğunu söylemenizin pratikte bir faydası yoktur. Tabii amacınız eski sevgilinizin canını yakmak değilse. Aklınıza bir faydası gelirse ne olur yazın da bilelim
Ama gideceği yeri söyleyip de ayrıldıktan sonra işsiz kalan en az iki kişi duydum. Patronlar bu tarz konularda göz yaşartıcı dayanışma örnekleri sergileyebiliyorlar. Özetle, kim ne derse desin, kaç kere sorulursa sorulsun, uygun bir dille patronunuzu ikna edin ve hangi şirkete gittiğinizi söylemeyin. Patronunuzun istediği an size ulaşabileceğini bilmesi ve ihtiyaç anında yardımcı olacağınızı bilmesi yeterlidir. Doğrusu da zaten budur. Örneğin 3 yıl önce ayrıldığım şirktetteki arkadaşlardan hala telefon gelebiliyor şunu nasıl yaparım diye ve seve seve de yardımcı oluyorum.
Bu arada gideceğiniz yerdeki müstakbel iş arkadaşlarınızdan ya da patronlarınızdan da rica edin ki referans gerekmiyorsa ayrıldığınız iş yerine ulaşıp da nereye gittiğinizi belli etmesinler. Bunu detaylandırmaya gerek yok, zaten yukarıda anlattım sebeplerini.
Gelelim niye ayrıldığınız konusuna. Bunu söylemeden ayrılmanın bir yolu yok sanıyorum. Zaten yine doğrusu da söylenmesi gibi duruyor. Burada da en dikkat edeceğiniz husus şirketten niye ayrılmak istediğinizi her sorulduğunda aynı cevabı verebilecek kadar kafanızda netleştirmeniz ve bu cevapları içselleştirmeniz. Zaten önemli bir sebebiniz var ki ayrılıyorsunuz. Neden ayrılmak istediğinizi bilmiyorsanız veya sebepten emin değilseniz emin olana kadar bekleyin.
Bir kez ayrılmaya karar verdikten sonra, amacınızın şirketten kesin ayrılmak olduğunu ve hiç bir koşulda geri dönmeyeceğinizi net bir dille anlatmanız gerekir. Tabii amacınız “giderim bak” diyerek zam, terfi vb istemek değilse. Hazır yeri gelmişken ekleyeyim, bence giderim tehdidiyle zam alabildiğiniz yerde çalışmamalısınız. Ya o zamana kadar hakkınız yenmiştir, ya da siz bu yolla zam alarak başkalarının hakkını yer hale gelirsiniz. Zaten de yerinize birini buldukları anda sizle yollarını ayırma çalışmalarına başlarlar. Özet geçersek, bir kez gidiyorum dedikten sonra çok çok özel bir durum çıkmadıkça (geçeceğiniz şirketin teklifni geri çekmesi vb) geri dönmemelisiniz. En dürüst yöntemin bu olduğunu düşünüyorum.
Avrupa Yakası Selin’in repliğini belki hatırlayanlarınız olacaktır. Sevgilisi kendinden ayrılmak için bir SMS yollayıp “Kanki kalalım.. KİB” demiş, Selin de kafayı yemişti. Yani demem o ki, e-posta yoluyla veya benzeri yöntemlerle istifanızı bildirmek hoş bir yol değil. Zorunda kalmadıkça bu yöntemi tercih etmeyin. İlk başta yöneticinizin uygun bir vaktini kollayıp özel bir görüşme yapmak istediğinizi belirtin. Rahatsız edilmeyeceğiniz, gürültüsüz bir alana gittikten sonra sakin bir şekilde gitmek istediğinizi belirtin. Zaten size bir takım standart sorular soracaktır. “Şirketten mi memnun değilsin?” gibi. Çalıştığınız süre içindeki deneyimlerinizi paylaşırken sadece olumsuz bulduğunuz konuları anlatmak hem çirkin hem de durumun rahatsızlığı iyice arttıracak bir davranış olur. Tercihen sizi iyi hissettiren yanlarını da paylaşmalısınız. “Ama” sözcüğünü kullanmamaya da bilhassa özen gösterin. Bir cümleye “ama” kelimesi giriyorsa, büyük olasılıkla o “ama”ya kadar söylenen her şey hükümsüzdür. Öyle de güçlü bir sözcüktür “ama” bağlacı.
İstifa mektubunuzu, patronunuzla konuştuktan hemen sonra kendisine teslim edebilirsiniz. Kurumsal firmalarda İnsan Kaynakları’na da iletilmesi gerekebilir bu mektubun. Burada da mektubu verdiğiniz tarihi belirten bir yöntem bulmanız gerekiyor. Arkadaşlarınızla durumu paylaşmak gibi. Zira istifa bildirim süresi mektubu verdiğiniz andan itibaren başlıyor. Yok şu gün verdin yok bu gün verdin istifanı gibi tuhaf sorunlar yaşamamak için bu konuya özen göstermeli. Başıma böyle bir olay gelmedi ve de geleni duymadım ama bu hiç olmayacak anlamına gelmiyor.
Dikkat etmeniz gereken bir konu da ayrıldığınız şirketteki iş arkadaşlarınızı gaza getirmemek. Eğer çok kötü bir şekilde iş ilişkinizi bitirmiyorsanız, iş arkadaşlarınızla konuşurken onların da ayrılmasına veya ayrılamasalar da mutsuz olmalarına sebep olacak konuşmalardan kaçınmaya çalışın. Sonuçta pek çoğumuz yaşamak için çalışmak zorundayız ve herkes işinden bizim aldığımız kadar zevk alarak çalışmıyor olabilir. Bunları da göz önünde bulundururak diyebilirim ki, kendimiz için keyifsiz durumları başkaları için de keyifsiz hale getirmek en hafif tabiriyle bencilliktir.
İş bulmadan ayrılmak, paranız olsa bile çok doğru bir yöntem değil. Zira çalışmadığınız süreyi iyi değerlendiremezseniz bunalıma bile girebilirsiniz. İş bulamadığınız süre uzarsa daha da kötü olabilir. Ama olur ya iş bulamadınız ve istifa ettiniz. Kendiniz istifa etseniz dahi bildirim süreniz dolana kadar her gün 2 saat iş arama izniniz var. Bunları toptan kullanıp bildirim sürenizden epey önce ayrılabilir veya her gün 2 saat kullanarak mesainizi erken bitirebilirsiniz. Tabii önceden ilgililere bildirmek suretiyle. Bir de şirketler kullanmadığınız fakat hak ettiğiniz izinlerin de parasını size vermek zorundadır. Bunu da lütfen dikkate alın. Alın terinizle çalışarak kazandığınız izinlerinizi boş yere yakmayın.
Son olarak da imza konusunu işleyelim. Şirketle ilişkinizi keserken bazı şirketler sizden bir imza ister. Şirketle ilişkiniz kalmadığına dair. Bu tarz bir imzayı atmadan önce gerçekten şirketle ilişkinizin kesildiğine emin olun. Örneğin kanlı bir şekilde ayrılıyorsanız ve şirketi dava etmeyi planlıyorsanız kesinlikle böyle bir imza atmayın. Keza içeride paranız varsa ve işler iyi niyet çerçevesinden çıkmışsa yine imza atmayın. Dava açmak gibi anayasal haklarınızdan böyle basit bir şekilde feragat edebiliyor musunuz kanunen onu bilmiyorum ama yine de işi şansa bırakmamakta fayda var.
İstifa konusu çok çetrefilli ve uzun bir konu. Daha da uzatılabilir bu yazı ama blog değil de insan kaynakları sitesi olmak yolunda adım atmış olurum daha da uzatırsam. O yüzden herkese mutlu bir iş, bol maaş diliyor ve yazımı bitiriyorum
Sıra sizde.. Varsa paylaşmak istediğiniz istifa deneyimleriniz yorumlarınızı beklerim.
RSS
Twitter
FriendFeed
Pingback: aaa southern california hotel discounts