<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kirpi'nin Yeri &#187; İnternet</title>
	<atom:link href="http://www.kirpininyeri.com/etiket/internet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kirpininyeri.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 20:56:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>İnternet&#8217;ten nasıl alışveriş yapılır</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/08/internetten-nasil-alisveris-yapilir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/08/internetten-nasil-alisveris-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 21:15:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[ucuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=599</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle belirteyim. Burada yazanları uygularsanız ve başınıza bir şey gelirse, herhangi bir sorunla karşılaşırsanız vb. bunlardan dolayı sorumluluk kabul etmediğimi belirteyim. Yazının devamını bu şartları kabul ediyorsanız okuyun lütfen. Kabul etmiyorsanız diğer yazılarımı okuyun. Sorumsuz(!) ve eğlenceli başka bir sürü yazım var. Aslında yazının başlığı, yazacaklarımın yalnızca bir kısmına denk geliyor. Şöyle ki; diyelim ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle belirteyim. Burada yazanları uygularsanız ve başınıza bir şey gelirse, herhangi bir sorunla karşılaşırsanız vb. bunlardan dolayı sorumluluk kabul etmediğimi belirteyim. Yazının devamını bu şartları kabul ediyorsanız okuyun lütfen. Kabul etmiyorsanız diğer yazılarımı okuyun. Sorumsuz(!) ve eğlenceli başka bir sürü yazım var.</p>
<p>Aslında yazının başlığı, yazacaklarımın yalnızca bir kısmına denk geliyor. Şöyle ki; diyelim ki bir ürün almaya karar verdik ve bu ürünü en uygun koşulla almak istiyoruz. Tek yapmamız gereken ürünün üretim fiyatına ulaşmak. E bunu yapamayacağımıza göre sonraki en iyi şeyi yapacağız: ürün piyasada en ucuz ne kadara satılıyor, onu bulacağız. Doğrusu ben pazarlık yapamayan biriyim. O yüzden bu tekniğin çok faydasını gördüm diyebilirim şimdiye kadar. Gelelim yönteme.<span id="more-599"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Güzide birkaç web sitesi, internette sürekli dolaşarak ürün satılan siteleri geziyor ve ürünlerin ne kadara satıldığını buluyor. Özellikle teknolojik bir ürün alacaksanız, bu yöntemi denemeden asla almamalısınız. Örnek üzerinden gidecek olursak, diyelim ki canımız teknolojik bir ürün çekti ve 3 boyutlu görüntü veren bir televizyon almaya karar verdik. Örnek modelimiz de Samsung 46C7000 olsun. Mediamarkt gibi bir markete girdik ve ürünü beğendik. Hemen alıyor muyuz peki? Hayır tabii ki. Önce hemen bir internet erişimi edinip sırayla aşağıdaki sitelerde arama yapıyoruz. Siteleri 4 kategoriye ayırdım zira bu siteler işleyiş bakımından birbirinden epey farklı:</p>
<p>1)<br />
<a href="http://www.ucuzu.com/CategorySearch.php?st=46C7000&amp;category=">www.ucuzu.com</a><br />
<a href="http://www.cimri.com/46c7000">www.cimri.com</a><br />
<a href="http://www.akakce.com/arama/?q=46c7000">www.akakce.com</a></p>
<p>2)<br />
<a href="http://www.teknofiyat.com/?search=46c7000&amp;altlimit=&amp;ustlimit=">www.teknofiyat.com</a></p>
<p>3)<br />
<a href="http://arama.gittigidiyor.com/?aramakategori=&amp;aramakelime=46c7000&amp;submitit.x=0&amp;submitit.y=0&amp;submitit=ARAMA&amp;search_type=detail">www.gittigidiyor.com</a><br />
<a href="http://www.sahibinden.com/search.php?b[search_text]=46c7000">www.sahibinden.com</a></p>
<p>4)<br />
<a href="http://www.google.com.tr/search?q=46c7000+">www.google.com</a></p>
<ul>
<li>İlk grup her türlü ürün grubunda arama yaparak, iğneden ipliğe, sonuçları sıralıyor. Farklı farklı 3 site verme sebebim, sitelerin algoritmalarının farklı olması. Birinin bulduğu siteyi biri bilmiyor olabiliyor.</li>
<li>İkinci gruptaki (şimdilik) tek site, sadece teknolojik ürünlerde arama yapmak üzere kurulmuş. Bu sayede diğer fiyat arama motorlarının bulamadığı adresleri de (orta büyüklükte bilgisayarcılar gibi) bulabiliyor.</li>
<li>Üçüncü grup ise ikinci el satıcılarının ürün sattığı web siteleri grubu. Buraya niye bakıyoruz dediğinizi duyar gibiyim. İki sebepten dolayı. Aynı ürünün ikinci elini çok daha uygun bir fiyata bulabiliyoruz kimi zaman. Kimi zaman da ürünün sıfırını satan bir spot mağazasına denk gelebiliyoruz.</li>
<li>Bu üç site grubundan hiçbirinde fiyat bulamadıysanız, geriye &#8220;neredeyse her şeyi bilen&#8221; arama motorumuz Google&#8217;a bakmak kalıyor. Burada fiyat bulmak biraz samanlıkta iğne aramak gibi. Ama örnek linkten göreceğiniz gibi &#8220;kdv dahil&#8221; veya &#8220;sepete ekle&#8221; anahtar kelimeleriyle birlikte aratırsanız fiyatlara daha kolay ulaşabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Eğer fiyatları çok beğendiyseniz ve internetten alışveriş yapacaksanız dikkat etmeniz gerekenler şunlar:</p>
<ul>
<li> İnternet üzerindeki sitelere güven olmayabilir. <a href="http://www.eksisozluk.com/">Ekşisözlük</a> ve <a href="http://www.sikayetvar.com/">ŞikayetVar</a> gibi sitelerde ürünü beğendiğiniz fiyattan satan web sitesi hakkında bilgi edinin.</li>
<li>Ürünlerin orijinal distribütör garantisi olması kimileri için önemlidir. Şirkete internet dışı yollardan ulaşıp, alacağınız ürünün orijinal distribütör ürünü mü gri market ürünü mü olduğunu öğrenmeye çalışın. Hatta distribütörü arayıp bunu teyit edebilirsiniz. Ama misal, İstanbul Bilişim, ürünlerini kendi ithal edip satmakla birlikte garantisini de kendi sağlamaktadır. (Ben kendilerinden alışveriş yapmadım ama fiyatları bayağı iyi normal olarak) Yani gri market almak da bir opsiyon. Sadece daha riskli <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li><a href="http://www.sahibinden.com/">Sahibinden</a>&#8216;den alışveriş yapacaksanız GET (güvenli elektronik ticaret) şeklinde satılmayan ilanlara itibar etmeyin. Paranızı kapacak pek cambaz pek yaman vatandaşlarımız olabiliyor o sitede. Ürünü elden teslim alacaksanız GET o kadar da elzem değil.</li>
<li>Nakit ödeme yapmayacaksanız, hiçbir siteye orijinal kredi kartınızın numarasını vermeyin. Onun yerine (muhtemelen yine Türk icadı olan) sanal kart numaranızı verin. Hatta daha da iyisi, mümkünse PayPal hesabı alın ve onun üzerinden ödeme yapın. Tabii PayPal&#8217;a da sanal kartınızı tanıtacaksınız. Bana bir şey olmaz demeyin, bu piyangoda büyük ikramiye(!) vurma şansı çok yüksek. Alışveriş sonrasında da sanal kartın limitini hemen sıfırlayın.</li>
<li>Ürüne ödeme yapmadan önce ürünün stokta olduğundan emin olun. Bazı web siteleri &#8220;ürün stokta yok&#8221; yazar, stokta tonla çıkar. Bazısında var yazar, yoktur. Örneğin İstanbul Bilişim ve Gold Bilgisayar, web sitelerinde stoklarında olmayan bir sürü ürünü sergiler. Altlarına da &#8220;stok sorunuz yazar&#8221;. Müşteri çekmek için akıllıca bir yöntem <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
</ul>
<p>Eğer internetten alışveriş yapmaya çekiniyorsanız, ya da fiyat bulduğunuz siteye güvenmiyorsanız izlemeniz gereken yol ise şu:</p>
<ul>
<li>Sitenin iletişim bilgilerinden, site işletmecisine ulaşın. Yakınlarda bir yerde satış yaptıkları dükkan varsa oraya gidin, yerinden görerek alın.</li>
<li>Bu da olmuyorsa, ürünü satan herhangi bir bayiye gidip &#8220;Ben bu ürün için şu fiyatı buldum. Buna ver alayım deyin&#8221;. Yüzde 90 ihtimalle o fiyata alamazsınız, zira dükkanın giderleri online dükkanın giderlerinden farklıdır. Kar marjı düşer. Ama yüzde yüz indirim alırsınız. Dükkan sahipleri size, &#8220;O fiyata getirin ben alayım&#8221; gibi tekliflerle gelecektir ama tabii ki biz (henüz?) satıcı değil alıcıyız <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Çok zorlarsa güle güle der sonraki dükkana geçersiniz.</li>
</ul>
<p>Özetle, İnternet&#8217;ten alışveriş yapacaksanız, bu şekilde en ucuza en kaliteli hizmeti almanız mümkün. Siz de deneyimlerinizi, ve bildiğiniz siteleri, bu siteler hakkındaki yorumlarınızı paylaşırsanız herkes faydalanacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/08/internetten-nasil-alisveris-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>USB Modem Olmadan da 3G Oluyormuş</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/usb-modem-olmadan-da-3g-oluyormus/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/usb-modem-olmadan-da-3g-oluyormus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 17:39:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[bluetooth]]></category>
		<category><![CDATA[edge]]></category>
		<category><![CDATA[gprs]]></category>
		<category><![CDATA[gsm]]></category>
		<category><![CDATA[modem]]></category>
		<category><![CDATA[usb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=374</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Moda Starbucks&#8217;ta barista&#8217;ların uzun çabaları sonucu hala TTNet Wifi düzelmeyince cep telefonumun Bluetooth özelliklerinden faydalanarak, USB modem kullanmadan Internet&#8217;e çıkmayı başardım. Bunu yaparken kullandıklarım: Samsung SGH-i560 (Ya da Bluetooth&#8217;u ve 3G özelliği ve dahili modem&#8217;i olan herhangi bir telefon) Asus EEE PC (Ya da herhangi bir Bluetooth donanımlı bilgisayar) Windows XP (Ya da  herhangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Moda Starbucks&#8217;ta barista&#8217;ların uzun çabaları sonucu hala TTNet Wifi düzelmeyince cep telefonumun Bluetooth özelliklerinden faydalanarak, USB modem kullanmadan Internet&#8217;e çıkmayı başardım. Bunu yaparken kullandıklarım:</p>
<ul>
<li>Samsung SGH-i560 (Ya da Bluetooth&#8217;u ve 3G özelliği ve dahili modem&#8217;i olan herhangi bir telefon)</li>
<li>Asus EEE PC (Ya da herhangi bir Bluetooth donanımlı bilgisayar)</li>
<li>Windows XP (Ya da  herhangi bir işletim sistemi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</li>
</ul>
<p><span id="more-374"></span><br />
Tüm detayları yazmayacağım ama bilmeniz gereken adımlar şöyle:</p>
<ul>
<li>Bilgisayarınızdan etraftaki Bluetooth cihazları aratın ve telefonunuzu tanıtın.</li>
<li>Tercihen telefonunuzdaki Bluetooth ayarlarına girip telefonunuzun bilgisayarınıza güvenmesini sağlayın ki telefonunuz attığınız her adımda sizden onay istemesin.
<ul>
<li>Samsung i560&#8242;da adımlar: Menü -&gt; Bağlantı -&gt; Bluetooth -&gt; Eşleşmiş cihazlar -&gt; (İlgili cihaz seçilir) -&gt; Seçenek -&gt; Yetkili olarak ata</li>
</ul>
</li>
<li>Bilgisayardan modem&#8217;in gelişmiş ayarlarına girin ve aşağıdaki güncellemeyi yapın:
<ul>
<li>Başlat -&gt;  Denetim Masası -&gt; Yönetimsel Araçlar -&gt; Bilgisayar Yönetimi -&gt; Aygıt Yöneticisi -&gt; Modemler -&gt; Bluetooth Modem -&gt; (Sağ tıklanıp özellikler&#8217;e girilir) -&gt; Gelişmiş Ayarlar</li>
<li>Burada &#8220;Ekstra Başlatma Komutları&#8221; (Extra Initialization Commands) diye bir alan bulunur. Aşağıdaki satırı buraya yazmanız gerekiyor:<a href="#ylsbmdmlmdndglyrms1"><sup>*</sup></a><br />
<code><span style="color: #ff0000;"><strong>+CGDCONT=1,"IP","internet"</strong></span></code></li>
<li>Bu adım oldukça önemli zira yukarıdaki komut hangi APN, yani Access Point Name&#8217;i (Erişim Noktası Adı) kullanacağınızı gösteriyor. Örneğin Turkcell hatları için bu APN&#8217;in adı (şimdilik) &#8220;internet&#8221; ve modem bu APN&#8217;i kullanarak Internet&#8217;e çıkacak. Telefonunuzda daha farklı bir APN kullanıyorsanız buraya onu yazmalısınız.</li>
</ul>
</li>
<li>Bu modem&#8217;i kullanarak yeni bir <em>Çevirmeli Ağ Bağlantısı</em> oluşturun:
<ul>
<li>Denetim Masası&#8217;na gidin ve bu kez &#8220;Ağ Bağlantıları&#8221;na tıklayın. Açılan pencereden &#8220;Yeni Bağlantı Oluştur&#8221;u seçin ve şu adımları izleyin:
<ul>
<li>&#8220;Internet&#8217;e bağlan&#8221; -&gt; &#8220;Ağ bağlantısını elle ayarla&#8221; -&gt; &#8220;Çevirmeli ağ bağlantısı oluştur&#8221;</li>
<li>ISP adı kısmına herhangi bir şey yazın (örn. <em>Bluetooth bağlantısı</em>)</li>
<li>Telefon numarası kısmına şunu yazın: <span style="color: #ff0000;"><strong>*99#</strong></span></li>
<li>Kullanıcı adı ve şifre alanları aslında önemsiz zira Türkiye&#8217;de son kullanıcı için böyle bir güvenlik önlemi bildiğim kadarıyla kullanılmıyor, ama siz yine de her iki alana da <em>gprs </em>yazın. Ne olur ne olmaz.
<ul>
<li>Kurumsal kullanıcılar buraya kurumsal kullanıcı adı ve şifrelerini yazabilir</li>
</ul>
</li>
</ul>
</li>
</ul>
</li>
<li>Artık hazırsınız. Geriye sadece çevirmeli ağ bağlantısını kullanmak kalıyor. Bunun için de şu yolu izleyebilirsiniz:
<ul>
<li>Denetim Masası -&gt; Ağ Bağlantıları -&gt; Bluetooth bağlantısı (ya da hangi ismi verdiyseniz) -&gt; Çevir</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Bu şekilde Internet&#8217;e bağlanabilmeniz gerekir. Hem de telefonun kendi yazılımlarına her zaman erişemeyeceğinizi var sayarsak, özellikle acil durumlarda faydası olacağını düşünüyorum bu yöntemin. Bana oldu en azından. Hazır bağlanmışken durum nedir bir görelim bu yeni teknolojide dedim ve bağlantı hızlarını da test ettim<a href="#ylsbmdmlmdndglyrms2"><sup>**</sup></a>, sonuçlar şöyle:<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<ul>
<li>GPRS/EDGE üzerinden bağlantı testi sonuçları:
<ul>
<li>Gecikme (Latency) : <strong>320 ms</strong></li>
<li>İndirme hızı (Download): <strong>0.20 mbps</strong></li>
<li>Gönderme hızı (Upload): <strong>0.08 mbps</strong></li>
</ul>
</li>
<li>3G üzerinden bağlantı testi sonuçları:
<ul>
<li>Gecikme (Latency) : <strong>160 ms</strong></li>
<li>İndirme hızı (Download): <strong>0.88 mbps</strong></li>
<li>Gönderme hızı (Upload): <strong>0.20 mbps</strong></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Gördüğünüz gibi 1 mbps&#8217;e yakın bir hız elde edebildim. Modem&#8217;i bir COM portu üzerinden bağladığımız için maalesef COM portlarının hızıyla sınırlıyız. Yani, USB modem&#8217;le çok daha hızlı bağlanmak mümkün, zaten USB modem kullanılmasının ana sebeplerinden biri de bu.</p>
<p>Yazımı birkaç uyarıyla bitireyim:</p>
<ul>
<li> Yeni bilgisayarların çoğunda v90 yani yer telefonlarına bağlanan modem yok ama eğer varsa Bluetooth bağlantısı için doğru modem&#8217;i seçmelisiniz.</li>
<li>Türkiye&#8217;de maalesef GSM üzerinden Internet&#8217;e ulaşmak pek ucuz değil. Bunun için gezinirken ihtiyacınız yoksa resimleri yükleme seçeneğini kapatabilirsiniz. Örneğin Firefox 3.5&#8242;da şu şekilde kapatılıyor:
<ul>
<li>Araçlar -&gt; Seçenekler -&gt; İçerik -&gt; Buradan &#8220;Resimleri göster&#8221;in yanındaki işaret kaldırılır.</li>
</ul>
</li>
<li>Bu bağlantı hızlarına ulaşıp ulaşamamanız bulunduğunuz mekan&#8217;a, operatörünüze, o anda kaç kişinin 3G ile bağlanmaya çalıştığına, cep telefonunuza, Bluetooth aygıtlarınıza, ve daha pek çok şeye bağlıdır. Farklı sonuçlar alırsanız bana şarlamayın sonra.</li>
<li>3G bağlantı genelde daha fazla cep telefonu pili yiyor. Çoğu kez de GPRS hızlarının yeterli olduğu düşünülürse, uzun süre çalışacaksanız telefonunuzun tercihlerinden GPRS hızında kalmasını sağlayın.</li>
</ul>
<p>Bu arada bu yazıyı da 3G üzerinden yolluyorum. Doğrusu büyük ferahlıkmış, mekan bağımsızlığı. Var mı oralarda başka, USB modem&#8217;i olmadan 3G kullanan?</p>
<p><a name="ylsbmdmlmdndglyrms1"><sup>*</sup></a> Kopyala yapıştır yaparsanız çift tırnaklar yanlış çıkacaktır. Burada gördüğünüz metni elinizle yazın ve harflere özellikle dikkat edin. WordPress teması çift tırnakları afili çift tırnaklarla değiştiriyor.<br />
<a name="ylsbmdmlmdndglyrms2"><sup>**</sup></a> Tüm hız testlerini <a href="http://www.speedtest.net">http://www.speedtest.net</a> üzerinden sunucu olarak Teknotel seçerek yaptım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/usb-modem-olmadan-da-3g-oluyormus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Starbucks&#8217;ta bedava internet?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/07/starbucksta-bedava-internet/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/07/starbucksta-bedava-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 15:44:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[starbucks]]></category>
		<category><![CDATA[wifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süre önce, home-office çalışırken Starbucks ikinci ofisim gibiydi. Malum, evde çalışmak bazen çok can sıkıcı olabiliyor. Hatta Starbucks&#8217;a o kadar çok gittim ki, iş arkadaşlarım nerede olduğumu sorduğunda genelde &#8220;Starbucks ofisteyim&#8221; demeye başlamıştım. Starbuckslar, ergonomik masaları, fon müziği (lounge?) ve kahvaltısından öğle yemeğine yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla tam da ideal bir ofis gibi aslında. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süre önce, home-office çalışırken Starbucks ikinci ofisim gibiydi. Malum, evde çalışmak bazen çok can sıkıcı olabiliyor. Hatta Starbucks&#8217;a o kadar çok gittim ki, iş arkadaşlarım nerede olduğumu sorduğunda genelde &#8220;Starbucks ofisteyim&#8221; demeye başlamıştım. Starbuckslar, ergonomik masaları, fon müziği (lounge?) ve kahvaltısından öğle yemeğine yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla tam da ideal bir ofis gibi aslında. Bütün bu rahatlıkların yanısıra maalesef çok büyük bir eksiği vardı, internet. Internet eksik değil diyeceksiniz tabii ama o zamanlar (ki o zamanlar taş çatlasa 6 ay önce oluyor), evinizde TTNet ADSL hattınız yoksa yarım saati 3.5 TL&#8217;ye internete bağlanabiliyordunuz. O zamanlar ADSL hattım da vardı lakin, o zaman da her ADSL hattı için ücretsiz olarak ayda sadece 3 saat bağlanabiliyordunuz (sahip olduğunuz pakete göre bu süre de değişiyordu).</p>
<p>Sıklıkla Starbucks ofisi kullanan biri olarak, ve de belki istekleri tükenmez bir tüketici olarak, Starbucks&#8217;a (daha doğrusu Türkiye versiyonu olan <a href="http://www.shaya.com.tr/">Shaya</a>&#8216;ya) bir e-posta sallayayım da şu interneti bedava yapsınlar dedim. Koskoca Starbucks senin demenle interneti bedava mı yapacak deyip noktalama işareti olarak fiyakalı bir küfür ekleştirdiğinizi duyar gibiyim. Ve diyorum ki evet. Neden mi bu kadar kendime güveniyorum? Buyrun işte nedeni:<span id="more-270"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Bir dönem Burger King Whopper&#8217;ının müdavimiydim. O dönemde ketçapları Kingtom diye bir markayla değiştirmişlerdi, ki o ketçap bildiğiniz tentürdiyot gibi kokuyordu. Kendilerine bir e-mektup atıp (ki o da Burger King değil tabii ki, <a href="http://www.tabgida.com.tr/">Tab Gıda</a> oluyor), &#8220;İkidir geliyorum, patatesleri de ketçabı da çöpe atıyorum. Lütfen şu ketçapları değiştirin, yoksa vallahi gelesim kalmadı&#8221; dedim. Birkaç gün içinde telefonla bana ulaşıp &#8220;Sizi anlıyoruz ama bu uluslararası bir karar&#8221; dediler. Başa gelen çekilir havasıyla bir kez daha gittim, hala aynı ketçap aynı iğrenç tat. Gerçi artık ketçap yerine barbekü sosu almaya başlamıştım ama hamburgerin içine de aynı ketçabı koyuyorlardı. O gün dellenip kasiyere sordum: &#8220;Yahu siz bu ketçabı seviyor musunuz allah aşkına?&#8221; Aldığım cevap &#8220;Ne yapalım, biz de yemiyoruz&#8221; oldu. Bunun üzerine bir e-mektup daha attım. &#8220;Bakın artık o ketçap değişene kadar gelmeyeceğim. Kasiyeriniz bile yemiyor.&#8221; temalı bu mesajımdan sonra da bir telefon görüşmesi, yine aynı şeyler. Lakin enteresan bir şey oldu ve koskoca Burger King, beni dinleyip ketçabı düzeltti. Mutlu ve kalorili günlerime geri döndüm ben de&#8230; (Evet biliyorum tek şikayetçi ben değildim, başkaları da şikayet etti ama biz şikayetçi olmasaydık belki de o iğrenç ketçapları yedirmeye devam edeceklerdi?)</p>
<p>Neyse, konuyu çok dağıttık. Starbucks&#8217;ta bedava internete girebilmek için epeyce bir araştırma yaptım. Diğer ülkelerde Starbucks kartı denilen bir kart ile günde 2 saat bedava internete girilebiliyordu, lakin o kart buralarda mevcut değildi. Ben de ben çılgın bir tüketiciyim deyip milyon dolarlık Shaya gıdayı kendime muhatap kabul ettim ve salladım e-postayı. Özetle şöyle bir şeylerdi:</p>
<blockquote><p>&#8220;Starbucks&#8217;a haftada en az iki kere gidiyorum. İnternet&#8217;i bedava yapsanız emin olun çok daha sık giderim ve sadece benim aldığım kahveden elde edeceğiniz karla 2 mbit TTNet&#8217;i karşılayabilirsiniz. Bu kadar pahalı interneti de muhtemelen kimse kullanmıyordur&#8221;.</p></blockquote>
<p>Ya da bu minvalde bir şeyler yazdım işte. Bana gelen cevabın (evet, cevap geldi) %50&#8242;si <a href="http://www.starbucks.com.tr">kendi web siteleri</a>nde<a href="#yldzstrbckstbdvntrnt1"><sup>*</sup></a> yer alan ve zaten okumuş olduğum bilgileri ve %50&#8242;si ise &#8220;Biz biliyoruz, sürekli takip ediyor. Bir sürü insan kullanıyor&#8221; şeklinde savunmacı cümleleri içeriyordu. Bu arada yanlış anlaşılmasın, cevapları oldukça kibardı ama interneti fiyatlandırma politikaları &#8220;bence&#8221; yanlıştı. Ben de peki ne yapayım bari dedim ve yürüyerek gidebileceğim Starbucks yerine, Bağdat Caddesi&#8217;nde yer alan ve interneti bedava olan &#8220;Barnie&#8217;s&#8221;e gitmeye başladım.<a href="#yldzstrbckstbdvntrnt2"><sup>**</sup></a> Git gel dolmuş parası hala internetten kat kat ucuzdu. (Tabii yakınlarımdaki herhangi bir Türk yapımı kıraathane/cafe&#8217;ye de gidip bedava internetle çalışabilirdim ama oralarda gelip gelip çay lazım mı abi diyorlar ve o zamanlar sigara içmek de serbestti.)</p>
<p>Peki bu olaydan yıllaaar yıllar sonra, şey pardon aylar sonra bilin bakalım ne oldu? Evet doğru tahmin ettiniz. Starbucks&#8217;ta internetler artık bedava. Hatta şu anda bu yazıyı İstiklal caddesindeki bir Starbucks şubesinden yollamak üzereyim. Şimdi gördünüz mü ben neymişim? Evet, tüketiciymişim ve daima haklıymışım. Bugünlerde home-office çalışmıyorum ama Starbucks&#8217;a gittiğimde laptopuyla gelenlerin sayısının en az ikiye katlandığını görüyorum. Demek ki neymiş, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Glocalisation">glokalizasyon</a><a href="#yldzstrbckstbdvntrnt3"><sup>***</sup></a> sadece Türk kahvesi yapmak demek değilmiş (bu arada ne kadar kötü değil mi o kahve de?) Son olarak Starbucks Türkiye&#8217;ye hitap edeyim de fazla uzatmadan bitireyim yazımı:</p>
<p><strong>Ey Shaya gıda veya TTNet WiFi, burayı okuyorsan eğer, bil ki haklıymışım ama istediğim şeyi doğru ifade edememişim. Starbucks&#8217;larda internet bedava olsun ama lütfen QOS (Quality Of Service) de olsun. O ne diyenler olmasın diye Türkçe de yazayım: Interneti herkes eşit miktarda paylaşsın. Birileri evdeki kotalı internetini kullanmamak için gelip mp3 indirirken birileri bloglayamaz hale gelmesin. Bu da olsun söz ayda en az bir kez gideceğim Starbucks&#8217;lara.</strong></p>
<p><a name="yldzstrbckstbdvntrnt1"><sup>*</sup></a> Artık internet bedava olduğu için sanıyorum ilgili bilgi kaldırılmış. Bu arada Firefox&#8217;la sitede gezinirken CSS sorunlarıyla karşılaştım. Bilginize.<br />
<a name="yldzstrbckstbdvntrnt2"><sup>**</sup></a> Barnie&#8217;s'in web sitesini bulamadım. Eğer siteleri yoksa bu, Barnie&#8217;s'in ayıbı olmuş doğrusu.<br />
<a name="yldzstrbckstbdvntrnt3"><sup>***</sup></a> <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Marketing">Marketing</a>&#8216;den de az biraz anlıyoruz yani!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/07/starbucksta-bedava-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Komşunun karısı</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/12/komsunun-karisi/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/12/komsunun-karisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 20:33:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Selahattin Duman&#8217;ın yazılarını ne çok beğendiğimi, hatta yazılarında tarif ettiği karakteri ne çok sevdiğimi beni tanıyorsanız çoktandır, ya da buradaki önceki yazılarımı okuduysanız1 artık biliyorsunuzdur. Bir yazısında2 Selahattin Duman, Gay Talese isimli araştırmacı yazarın bundan yıllar önce yazmış olduğu Thy Neighbor&#8217;s Wife (Komşunun Karısı) adlı biyografik romandan bahsetti. Yeniden okumak için yayınevlerinden birinin basmasını bekliyormuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selahattin Duman&#8217;ın yazılarını ne çok beğendiğimi, hatta yazılarında tarif ettiği karakteri ne çok sevdiğimi beni tanıyorsanız çoktandır, ya da buradaki önceki yazılarımı okuduysanız<a href="#kmsnnkrs1"><sup>1</sup></a> artık biliyorsunuzdur. Bir yazısında<a href="#kmsnnkrs2"><sup>2</sup></a> Selahattin Duman, Gay Talese isimli araştırmacı yazarın bundan yıllar önce yazmış olduğu Thy Neighbor&#8217;s Wife (Komşunun Karısı) adlı biyografik romandan bahsetti. Yeniden okumak için yayınevlerinden birinin basmasını bekliyormuş kendisi. Bense Selahattin Duman kadar uzun yaşamayı beklemediğimden yeni baskı beklemedim. Birkaç sahafa hafiften de çekinerek soraraktan kitabı bulup satın aldım. Elimde şu anda Altın Kitaplar matbaası 1981 Ocak baskısı var kitabın.<span id="more-136"></span></p>
<p>Komşunun Karısı kitabının konusunu herhalde Amerika&#8217;daki &#8220;cinsel devrim&#8221; diye özetleyebilirim. Kitap bastırılmış cinselliğin, kısıtlanmış cinsel hakların, kimilerinin (benim de bu çağda) aklına bile gelmeyecek bir sürü özgürlüklerin çok da acısız olmayan yollardan kazanılmasını gayet geniş bir zaman dilimini ve tarihi belgeleri referans alarak anlatıyor. Açıkçası sonunu çok net bilsem<a href="#kmsnnkrsyl1"><sup>*</sup></a> de kitabı elimden bırakamadığımı belirtmeliyim.</p>
<p>Kitabın neredeyse her bölümü beni ayrı ayrı hayretlere gark etti ama aklımda en çok yer eden şu kısmından özellikle burada bahsetmek istedim: Bundan 135 yıl önce, daha henüz yazılı haberleşmenin en etkili yöntemi posta iken, Amerikan Posta Ofisi&#8217;nde müfettiş olan Anthony Comstock diye bir güzide insan yaşarmış. Bu güzide şahıs politik olarak oldukça etkili imiş ve neredeyse dönemin polisi kadar erk sahibi imiş. Comstock o kadar ahlaklıymış(!) ki 3 Mart 1873&#8242;te yürürlüğe giren ve Comstock Yasası olarak bilinen bir Amerikan Federal yasasının çıkmasını sağlamış.<a href="#kmsnnkrs3"><sup>3</sup></a> Bu yasayla:</p>
<p><strong>Ülke genelinde &#8220;müstehcen, bayağı ve/ya kösnül&#8221; içerikli malzemenin ve hatta doğum kontrol yöntemlerinin, araçlarının ve bu konudaki bilgilerin posta yoluyla dağıtımı</strong></p>
<p>yasaklanmış. Bu yasanın yaptırımını bizzat kendisi de takip etmiştir ve bugün edebi eser bilip her yerde rahatlıkla okuyabileceğimiz çoğu eserin dağıtımını yasaklamış, dağıtanların çoğunu hapse mahkum ettirmiş, hatta kimilerini yürüttüğü kampanyalarla dolaylı yoldan da olsa ölüme itmiştir.<a href="#kmsnnkrs4"><sup>4</sup></a> Detayları okumak istiyorsanız kitabı sahaflardan bulabilirsiniz. Ben bu yazıda sadece kitabın beni en çok çarpan kısmına geliyorum.<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Bundan 135 yol önce, insanların yazılı haberleşmesinde en yaygın yol kuşkusuz posta idi. Bugün ise yazılı haberleşmenin en yaygın yolu nedir diye sorsalar pek de duraklamadan internet diyebiliriz. Bu benzerlikten hareketle size ülkemizde daha taze çıkmış bir yasanın bir maddesini okutayım:</p>
<p>İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunun yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir:<br />
&#8230;<br />
- Müstehcenlik<br />
&#8230;</p>
<p>Bildiniz, 4/5/2007&#8242;de kabul edilmiş olan, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ile ilgili kanundan, ya da internet camiasında bilinen adıyla, sansür yasasından bahsediyorum.<a href="#kmsnnkrs5"><sup>5</sup></a></p>
<p>&#8220;Ee, ne var bunda&#8221; dediğinizi duyar gibiyim. Comstock denen bağnaz insanın, ki kendisinin Hristiyan olduğunu hatırlatmakta fayda var, bundan 134 yıl önce internet&#8217;in o zamanki eşleniği posta idaresine yaptığını bugün, yani Comstock&#8217;dan 134 yıl sonra, Türkiye&#8217;de bizim yöneticilerimiz internete yapıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de müstehcenliğin suç olarak görülmesi başlı başına bir kitabın, veya nice sosyolojik araştırmaların konusu bile olabilir. Ama bu yazıda anlatmak istediğim şudur: Amerika&#8217;nın 135 yıl önce yaşadığını biz bugün yaşıyoruz. Ve çok ama çok büyük bir farkla. Comstock Yasası&#8217;na karşı gelip ömrünü hapislerde geçirmeyi, parasının son kuruşuna kadar kaybetmeyi, hatta toplumun büyük bir kesimi tarafından dışlanmayı, yuhalanmayı göze alabilecek insanlar bizde neredeyse hiç yoklar. Penguen dergisi yazarlarından Memo Tembelçizer&#8217;in başlattığı Pornoma Dokunma kampanyası<a href="#kmsnnkrs6"><sup>6</sup></a> dışında neredeyse hiç kimse çıkıp da müstehcenlik kötü değildir, kaka değildir, insanın doğasında cinsellik vardır ve cinsellik yemek yemek kadar, ve hatta daha da doğaldır diyemiyor.<a href="#kmsnnkrsyl2"><sup>**</sup></a></p>
<p>Bugün, ifade özgürlüğü konusunda Amerika&#8217;nın 135 yıl önce geldiği yerdeyiz ve işin kötü yanı aradaki farkı kapatabilecek erkte, kendi hayatından fedakarlık edip de özgürlüklerimizi savunacak insanlarımız yok, yetişmiyor. Ve maalesef ben de bunlardan değilim. Üzgünüm!</p>
<p><a name="kmsnnkrsyl1"><sup>*</sup></a> Amerikan vatandaşları cinsel özgürlüklerini elde etmiştir.<br />
<a name="kmsnnkrsyl2"><sup>**</sup></a> &#8220;Hadi len ordan, ne alakası var..&#8221; diyenlere <a href="http://www.imdb.com/title/tt0071910/">Night Porter</a>&#8216;ı izlemesini tavsiye ederim.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<a name="kmsnnkrs1"><sup>1</sup></a> <a href="http://www.kirpininyeri.com/2008/10/telepulumur/">Települümür</a><br />
<a name="kmsnnkrs2"><sup>2</sup></a> <a href="http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=204207&amp;Categoryid=4&amp;wid=1">Hefner batıyorsa batsın bu dünya</a>, <a href="http://www.gazetevatan.com">Vatan Gazetesi</a>, 18.10.2008<br />
<a name="kmsnnkrs3"><sup>3</sup></a> Talese, G.(1981). Komşunun karısı. (s.63-64). Altın Kitaplar. Ayrıca: <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Comstock_Law">Comstock Yasası</a>, Wikipedia<br />
<a name="kmsnnkrs4"><sup>4</sup></a> Talese, G.(1981). Komşunun karısı. (s.417-420). Altın Kitaplar.<br />
<a name="kmsnnkrs5"><sup>5</sup></a> <a href="http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html">İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun</a>, TBMM Arşivi<br />
<a name="kmsnnkrs6"><sup>6</sup></a> <a href="http://pornomadokunma.blogspot.com/">Pornoma dokunma</a>, Blogspot</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/12/komsunun-karisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsten(mey)en posta?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/istenmeyen-posta/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/istenmeyen-posta/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2008 15:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen posta]]></category>
		<category><![CDATA[Spam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/10/22/istenmeyen-posta/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün posta kutumda bir mesaj buldum. Bu, daha önce de benzeri gönderilmiş, İstanbul&#8217;daki etkinlikleri gösteren bir mesajdı. Gönderen adresinde ise epey eskiden üye olduğum bir adres olan, Sirketadi.com yazıyordu. Daha önceki mesajlar istenmeyen posta kutusuna düşüyordu, ben de kutuyu boşaltıp geçiyordum. Lakin bu gelen mesaj direk gelen kutusuna düşünce &#8220;Tamam&#8221; dedim, &#8220;Buraya kadar. Bir kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün posta kutumda bir mesaj buldum. Bu, daha önce de benzeri gönderilmiş, İstanbul&#8217;daki etkinlikleri gösteren bir mesajdı. Gönderen adresinde ise epey eskiden üye olduğum bir adres olan, Sirketadi.com yazıyordu. Daha önceki mesajlar <span style="font-style:italic;">istenmeyen posta</span> kutusuna düşüyordu, ben de kutuyu boşaltıp geçiyordum. Lakin bu gelen mesaj direk <span style="font-style:italic;">gelen kutusu</span>na düşünce &#8220;Tamam&#8221; dedim, &#8220;Buraya kadar. Bir kez gönderen adresini <span style="font-style:italic;">engellenen alıcılar</span> listesine alayım da ebediyen kurtulayım şu mesajlardan. Spam&#8217;e karşı bir kaleyi daha yıkmış olayım kendi küçük dünyamda.&#8221; Lakin e-mektubu açıp, gönderenin gerçek adresini almak için baktığımda gerçek gönderen adresiyle postayı gönderen şirketin adının tutmadığını gördüm. Merak edip biraz araştırınca anladım ki mesajı bana ulaştıran bir toplu posta yollama şirketi, hem de yasal. Hemen incelemeye aldım.</p>
<p>Mektubun gönderildiği yer sirket_adi@smartmessage.com.tr idi.<span id="more-25"></span> <a href="http://www.smartmessage.com.tr">Smartmessage.com.tr</a> adresine girince, SmartMessage isminin, ODC isimli bir yazılım firmasına ait bir marka olduğunu gördüm.<a href="#stnmynpst1"><sup>1</sup></a><sup>,</sup> <a href="#stnmynpst2"><sup>2</sup></a> Bu şirket Koç.net alt yapısını kullanarak şirketlerin müşterileriyle e-posta yoluyla iletişmesini sağlıyordu. İşleyiş ise anladığım kadarıyla şöyle:</p>
<p>- Siz internet ortamında varlık göstermek isteyen bir şirketsiniz<br />
- SmartMessage ürününü satın alıyorsunuz<br />
- ODC size sirket_adi@smartmessage.com.tr diye bir mail adresi temin ediyor<br />
- Ürünü satın alırken, ODC&#8217;ye üye listenizdeki herkesin e-posta adresini teslim ediyorsunuz.<br />
- Daha sonra üyelerinize iletmek istediğiniz, toplu olarak gönderilmesi gereken e-mektupları SmartMessage&#8217;a veriyorsunuz.<br />
- Bu e-posta&#8217;yı sizin için tüm üyelere sirket_adi@smartmessage.com.tr adresinden yolluyorlar.</p>
<p>Güzel, hoş, isteğe bağlı olduğu için de yasal görünen bir sistem. Açıkçası IKEA&#8217;nın, Carrefour&#8217;un kapınıza broşür bırakmasından daha bir yasal. Hiç değilse reklamı gönderen şirkete adresinizi kendiniz veriyorsunuz.</p>
<p>Lakin bu sistemin sorunları, tatsızlıkları da yok değil. Benim dikkatimi çeken en büyük iki sorun şöyle:</p>
<p>- sirket_adi@smartmessage.com.tr adresinden bir daha mesaj almak istemiyorsanız, reklamı yollayan şirketin web sitesine girmeniz ve &#8220;Ben başka e-posta almak istemiyorum&#8221; demeniz gerekiyor. Şirket de gidip SmartMessage&#8217;a diyor ki, &#8220;Bu adama artık mesaj yollama.&#8221; Bu da demektir ki, SmartMessage&#8217;ın size mesaj yollamayı bırakması tamamen reklam sahibi şirketin inisiyatifine kalmış. Yani web sitesine girip, sadece bir kere üye olduğunuz bir şirket, siz istemiyorum deseniz de, size SmartMessage aracılığıyla ömür boyu mesaj yollayabilir. SmartMessage ise reklam veren şirketle anlaşması devam ettiği sürece şirketin yasal aracısı olacaktır.<br />
- Dahası, SmartMessage, reklam veren şirkete üye olup olmadığınızı gerçekten bilemez. Bu da demektir ki, bir KOBİ, piyasadan beş lira verip bir adet &#8220;on milyon mail adresi&#8221; cd&#8217;si edinir de, SmartMessage&#8217;a bunlara mesaj at derse, SmartMessage da yollayacaktır.</p>
<p>Sadece müşteri tarafında değil, SmartMessage tarafında da sorunları var bu sistemin:</p>
<p>E-posta okuduğunuz programa &#8220;Gönderen adında @smartmessage.com.tr geçen tüm mesajları okunmadan sil&#8221; derseniz, bu tür postaların tümünden, reklam veren şirkete bakmaksızın kurtulmuş olabilirsiniz. Daha da kötüsü, birkaç kişi üye olduğu sitenin gönderdiği mesaj dahi olsa, &#8220;This is Spam/Bu istenmeyen postadır&#8221; linkine tıklarsa, smartmessage.com.tr domain&#8217;inin uluslararası kara listelere girmesi de olasıdır.</p>
<p>Böyle bir durumdan tek etkilenecek olan SmartMessage da değildir. SmartMessage web sitesinde, Koç.net alt yapısını kullandığını belirtmiştir. Bu da demektir ki her gün Koç.net IP adreslerinden (ve de IP adres bloklarından) milyonlarca e-mektup yollanmaktadır ve bunların bir kısmı <span style="font-style:italic;">istenmeyen posta</span> (spam) olarak algılanmaktadır. Bu da Koç.net&#8217;in ip&#8217;lerinin veya IP adres bloklarının da aynı kara listeye girebileceği anlamına gelmektedir.</p>
<p>SmartMessage&#8217;cı arkadaşların bu tarzdan sorunlar için alacağı en basit ve etkili ilk önlem, &#8220;opt-out&#8221; işlemini, yani &#8220;Ben bu mesajları almak istemiyorum arkadaş&#8221; işlemini tüm mesajların sonuna, kendi sistemlerinden yapılabilecek şekilde eklemektir. Yani mesajı okuyan kullanıcı bir tıklamayla, hem de reklam veren şirkete sorulmadan, bu mesajları bir daha almayacak hale gelebilmelidir. Böylece, opt-out işlemi hızlanacağı gibi, SmartMessage piyasada daha kalıcı ve güvenilir bir yer edinebilecektir. Dilerse sonradan reklam veren şirkete bilgilendirme de yapabilir.</p>
<p>Bir önlem daha ise, yine mesajlara &#8220;Bu mesaj benim isteğim dışında yollanmıştır&#8221; gibi bir ibarenin de eklenmesidir. Böylece bahsettiğim ilk sorundan, yani spammer durumuna düşme konumundan kurtulabilir veya kendini bu konuma düşürebilecek şirketleri hızlıca farkedebilir.</p>
<p>Kıssadan hisse, toplu mesaj göndererek para kazanmak sigara satarak para kazanmaya benziyor. Elbette bu ürünün alıcısı olacaktır ama ürünün/firmanın ne iş yaptığını duyanlarda da illa ki buruk bir his bırakacaktır.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<a name="stnmynpst1"><sup>1</sup></a> <a href="http://www.smartmessage.com.tr">SmartMessage web sitesi</a><br />
<a name="stnmynpst2"><sup>2</sup></a> <a href="http://www.odc.com.tr">ODC, Od Yazılım web sayfası</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/istenmeyen-posta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Települümür?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/telepulumur/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/telepulumur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2008 21:31:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etimoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/10/18/telepulumur/</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar, İlk defa kısa yazı yazacağım burada. Selahattin Duman&#8217;ı epeyce sever, ve mümkün olduğunca atlamadan, her yazısını okumaya çalışırım. Geçenlerde bir yazısında &#8220;települümür&#8221; diye bir kelime kullanarak internet tutkunlarına çattı1. &#8220;Bu kelimenin anlamını da Google&#8217;da bulun da göreyim&#8221; dedi. Gerçi hakkı var kelimeyi Google&#8217;da aratınca gelen sonuçlar yalnızca kendi yazıları (En azından şimdiye kadar öyleydi). [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,</p>
<p>İlk defa kısa yazı yazacağım burada. Selahattin Duman&#8217;ı epeyce sever, ve mümkün olduğunca atlamadan, her yazısını okumaya çalışırım. Geçenlerde bir yazısında &#8220;<span style="font-style:italic;">települümür</span>&#8221; diye bir kelime kullanarak internet tutkunlarına çattı<a href="#tlplmrky1"><sup>1</sup></a>. &#8220;Bu kelimenin anlamını da Google&#8217;da bulun da göreyim&#8221; dedi. Gerçi hakkı var kelimeyi Google&#8217;da aratınca gelen sonuçlar yalnızca kendi yazıları (En azından şimdiye kadar öyleydi). Ama ben yine de üşenmeyip araştırdım ve gerek Ezoterik terim sözlüklerinde, gerek Osmanlıca-Türkçe sözlüklerde baktığım bu kelimenin anlamını bulamadım. Tabii ki bu sözlüklere para vermedim yoksa Bay Duman kazanmış olurdu değil mi? Girdiğim kitapçılarda baktım, lakin yoktu.<span id="more-24"></span></p>
<p>Sonunda bugün, birazda dumanlı bir kafayla aklıma gelen fikrin ışığında, Google&#8217;da kelimeyi çeşitli yerlerinden bölerek arattım<a href="#tlplmryl1"><sup>*</sup></a> ve kelimenin aslında üç kelimenin birleşmesinden oluştuğuna karar verdim. Doğru mudur değil midir bilemem ama işte o kelimeler:</p>
<p><span style="font-style:italic;">települümür = telep ül ümür</span></p>
<p>Kelimeler tahmin ettiğim kadarıyla Uygurca ve bildiğimiz <span style="font-style:italic;">talep</span> ve <span style="font-style:italic;">ömür</span> kelimelerine karşılık geliyor gördüğüm kadarıyla. Aradaki &#8220;<span style="font-style:italic;">ül</span>&#8221; ekini ise üçüncü tekil iyelik eki olarak anlıyorum. Maalesef kelimenin anlamına dair bulabildiğim (uydurabildiğim) en yakın açıklama bu ve ül ekinin öz Türkçe olup olmadığını, dahası Uygurca&#8217;da var olup olmadığını bilemiyorum. Lakin ben bu açıklamayı, en azından Bay Duman yalanlayana kadar geçerli kabul ediyorum.</p>
<p>Kısacası ben települümür&#8217;ü, yani telep ül ümür&#8217;ü, ömrün talebi, ya da daha rahat anlaşılacak şekliyle &#8220;<span style="font-style:italic;">yaşama isteği</span>&#8221; olarak çeviriyorum. (Gerçi aynı tamlama, karşındakine savurduğun &#8220;hayatını istiyorum&#8221; şeklinde bir tehdit gibi de anlaşılabilir ama &#8220;yaşama isteği&#8221; daha eğlenceli bir çeviri)</p>
<p>Görüldüğü gibi kaynak olarak sadece Google&#8217;ı kullandım. (Herhalde iştikak sanatıyla beni tanıştıran kitabı doğrudan etkili olmadığı için sayamayız?). Böylece Bay Duman&#8217;a Google&#8217;ın (ve internetin) sandığı kadar kötü bir şey olmadığını göstermiş olduğumu umuyorum.</p>
<p>Települümür kelimesinin tatmin edici bir anlamını, hem de çok güvendiğim Google&#8217;dan bulabildiğim için, uzun zaman sonra daha rahat bir uyku çekebileceğim <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a name="tlplmryl1"><sup>*</sup></a> Nur içinde yatsın <a href="http://www.dilbilimi.net/tekins.htm">Şinasi Tekin</a>. Yazdığı <a href="http://www.imgesahaf.com/index.php?do=catalog/product&amp;pid=3131">İştikakçının Köşesi</a> kitabını okumamış olsam belki de kelimelerinin kökenlerini bulmak için onları aklıma estiği gibi parçalayıp anlamları var mı diye bakmak aklıma gelmeyecekti.</p>
<p>Kaynak:<br />
<a name="tlplmrky1"><sup>1</sup></a> <a href="http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Telepulumur_ne_demekse_demek_156566_4&amp;tarih=18.10.2008&amp;Newsid=156566&amp;Categoryid=4">Selahattin Duman&#8217;ın ilgili yazısı</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/telepulumur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sansür ne işe yarar?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/08/sansur-ne-ise-yarar/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/08/sansur-ne-ise-yarar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 19:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/08/09/sansur-ne-ise-yarar/</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm. Sonra da &#8220;ignorance is bliss&#8221;* diyenlere inat (ki bunlardan biri de benim) yazmaya karar verdim. Hatırlarsanız bir süre önce Arap ülkelerindeki porno yasağının onları durdurmadığını, sadece çanak anten takarak her şeyi izlediklerini resimli örneklerle açıklamış ve sansür&#8217;ün aslında işe yaramadığını, ortada bir suç varsa kaynağında çözmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm. Sonra da &#8220;ignorance is bliss&#8221;<sup>*</sup> diyenlere inat (ki bunlardan biri de benim) yazmaya karar verdim. Hatırlarsanız bir süre önce Arap ülkelerindeki porno yasağının onları durdurmadığını, sadece çanak anten takarak her şeyi izlediklerini resimli örneklerle açıklamış ve sansür&#8217;ün aslında işe yaramadığını, ortada bir suç varsa kaynağında çözmek gerektiğini söylemiştim. Bu yazımda da bunun ispatını sunacağım.<span id="more-18"></span></p>
<p>Kısa bir süre önce aklıma takıldı. Youtube kapana kapana Küçük Emrah&#8217;ın eski filmlerine dönmüştü. Bakalım bu 5651 no&#8217;lu yasaya dayanarak site kapatılması gerçekten işe yarıyor muydu?<sup>1</sup> Yoksa kız çocuklarını diri diri gömen Çin&#8217;deki<sup>2</sup> sansür sadece mevcut sistemin varlığını korumaya mı yarıyordu? İkinci savı elbette şimdilik ispatlayamıyorum ama ilk konuda, yani bu yasakların işe yararlığı konusunda diyeceklerim var.</p>
<p>Google denilen günümüzün belki de en sık kullanılan arama motorunun pek çok faydalı hizmetinden biri olan &#8220;Google Trends&#8221; meraklısına ülkelere veya tarihlere göre en çok hangi kelimelerin arandığı, kimi kelimelerin ne sıklıkta arandığını kendisince belirlenmiş bir endekse göre vermektedir. <a href="http://www.google.com/trends">www.google.com/trends</a> adresine girip bir arama sözcüğü yazarak bu sözcüğün geçtiğimiz birkaç yıl içinde ne sıklıkla arandığını bir grafik şeklinde görebilirsiniz. Hatta bunu görmekle kalmayıp bu kelimeyi dünyada en çok hangi ülkelerin veya o ülkede en çok hangi şehirlerin aradığını görebilirsiniz. Bunu muhtemelen arama yapan bilgisayarların IP adreslerini dünyadaki IP adres dağılımını içeren bir haritayla kıyaslayarak yapıyorlar. Ziyaretçi profiliniizi çok merak ediyorsanız, siz de kendi web sitenizden benzer bilgileri toplayabilirsiniz.<sup>3</sup></p>
<p>Google Trends&#8217;te geçen gün az evvel bahsettiğim konuda bir arama yapayım dedim. Bakalım bu yasaklar Türkiye&#8217;ye ne gibi bir etkide bulunmuş. Müstehcen yayınlardan uzak tutabilmiş mi insanımızı? Trends&#8217;in adresine girip &#8220;porn&#8221; kelimesinin &#8220;Türkiye&#8221;de son zamanlarda ne sıklıkta arandığını bulmaya karar verdim. Aşağıdaki grafik 2004-2008 arasında bu kelimenin aranma oranını veriyor. Bir altında ise &#8220;porno&#8221; kelimesinin ne sıklıkta arandığını göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><a href="http://www.google.com/trends?q=porn&amp;geo=TR"><img class="aligncenter size-medium wp-image-34" title="“Porn” kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye’den aranma endeksi." src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2008/10/prntrend_2008-300x134.png" alt="" width="300" height="134" /></a></div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;">Resim 1</span>: &#8220;<a href="http://www.google.com.tr/trends?q=porn&amp;geo=tur">Porn</a>&#8221; kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye&#8217;den aranma endeksi.</div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><a href="http://www.google.com/trends?q=porno&amp;geo=TR"><img class="aligncenter size-medium wp-image-35" title="“Porno” kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye’den aranma endeksi." src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2008/10/prnotrend_2008-300x134.png" alt="" width="300" height="134" /></a></div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;">Resim 2</span>: &#8220;<a href="http://www.google.com.tr/trends?q=porno&amp;geo=TR">Porno</a>&#8221; kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye&#8217;den aranma endeksi.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle birinci resme şöyle kabaca bir baktığınızda göreceksiniz ki Türkiye hudutları içersinde 2007 yılından başlayarak daha önce eşi görülmedik bir ivmeyle artan miktarda porn kelimesi aranmış. 2007 yılındaki kırılımın sebebini her şeye bağlamak mümkün ama 3 yıldır neredeyse düzenli bir seyir izleyen bu aramalar neden birden bu kadar arttı dersiniz? Benim yorumum şudur. Binlerce porno site arka arkaya kapanmaktadır. Şu anda Türkiye&#8217;den erişimi yasaklanmış sitelerin sayısını tahmin bile edemiyorum. Bu da demektir ki artık sürekli bildiği sitelerde aradığı içeriğe(!) ulaşan kesim, siteler kapandıkça farklı adreslerde aynı içeriği bulmak zorunda kalmıştır. Yani o içeriğe ulaşmak için çılgınca arama yapmaktadır. İkinci grafiğe bakarak &#8220;E bu arkadaşlar hep ecnebi porno&#8217;su mu arıyor&#8221; demek mümkündür. Ama benim tahminime göre yasaklı içeriğe ulaşmaya çalışan kitle &#8220;porn&#8221; diye aratıldığında &#8220;porno&#8221; kelimesini içeren sitelerin zaten arama sonuçlarına yansıdığını bilmektedir (veya öyle düşünmektedir). Bu durumda bile açıkça görülmektedir ki 2007&#8242;yi 2008&#8242;e bağlayan zaman diliminde &#8220;porno&#8221; kelimesinin aranması da hissedilir oranda artmıştır.</p>
<p>Şimdi kıssadan hissemize gelecek olursak, dünya durdukça başımızda durası büyüklerimiz bizim için her daim en iyi olanın ne olduğunu bildiğinden bizim belli başlı sitelere erişimimizi her daim engellemektedir. Fakat biz bizimiçin en iyi olmayanda ısrar ettiğimizden yasaklı içeriğe ulaşmak için binlerce taklalar atmaktayız. Yani neymiş?&#8221;Eğitim Şart!&#8221;. Şimdi burada porno izlemek de insanların doğal isteklerinden biri haline gelmiştir, bunudurdurmaya çalışmak anlamsızdır diye bir sosyal açıklama patlatabilirdim. Oysa benim olayım, sıklıkla verdiğimörnekler bu konu üzerine olsa da pornonun yasağının kalkmasını savunmak değildir. İnsanların isteklerine gemvurmaya çalışmanın ne kadar yanlış olduğunu, sansürün kötülüğünü ve işlevsizliğini vurgulamaktır. Sansür gelmedenönce gezdiği siteler kapanan insanlar yeni porno siteler ararken sizce daha önce hiç karşılaşmadığı, kimseninnormalde rağbet etmediği, izbe, insanlık dışı türlerle karşılaşmayacak mıdır?</p>
<p>Önceki yazılarımda da ima ettiğim gibi, sansür yöntemlerini alt etmek için onlarca çözüm yolu bulunmaktadır. Bir dönem canı pahasına evlerinin arka odalarında dergi basan insanları düşünün. Çin gibi gelişmiş bir teknolojiye sahip bir ülkede de sansürün tam anlamıyla uygulanamadığını, bu insanların dahi bir şekilde yasaklı (yani Çin yöneticilerinin zararlı gördüğü) içeriğe ulaştığını düşünün. Yani sansür hiçbir şeyin çözümü değildir. Doğal değildir. Demokratik ise hiç değildir. Siz ne kadar kapasanız da insanlar o içeriğe ulaşacak bunun için de elverdiğince her yolu deneyeceklerdir. Kaldı ki, kapsamı şimdilik daraltarak söylüyorum, yasalara göre reşit sayılan bir kişiye hangi içeriğin uygun olduğuna siz nasıl karar verebilirsiniz?</p>
<p>Yazımı Voltaire&#8217;in çok meşhur bir sözüyle bitireyim:</p>
<p><em>Söylediklerinizi doğru bulmuyorum, ama bunları dile getirebilmeniz için canımı bile veririm.</em></p>
<p><sup>*</sup> Cehalet mutluluktur.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<sup>1</sup> <a href="http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html">http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html</a><br />
<sup>2</sup> <a href="http://www.gendercide.org/case_infanticide.html">http://www.gendercide.org/case_infanticide.html</a><br />
<sup>3</sup> <a href="http://www.geobytes.com/ipLocator.htm">http://www.geobytes.com/ipLocator.htm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/08/sansur-ne-ise-yarar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dokunmayın routing tabloma gariptir..</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/07/dokunmayin-routing-tabloma-gariptir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/07/dokunmayin-routing-tabloma-gariptir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 08:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[client]]></category>
		<category><![CDATA[istemci]]></category>
		<category><![CDATA[split tunneling]]></category>
		<category><![CDATA[vpn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/07/03/dokunmayin-routing-tabloma-gariptir/</guid>
		<description><![CDATA[Epeydir yazı yazamıyorum farkındayım. Ama yazmaya değer konu bulmak zordur bildiğiniz gibi. Bu yazımı da bilişim danışmanlık sektöründeki arkadaşlara armağan ediyorum. Çeşitli firmalara danışmanlık yapanlar bilir ki bu firmaların yerel ağlarına uzaktan (off-site) erişim tam bir kabustur. Bu firmalar güvenliklerini korumak amacıyla akla hayale gelmedik önlemler alır. Bu alınan önlemlerden en basiti ise firmanın VPN&#8217;ine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epeydir yazı yazamıyorum farkındayım. Ama yazmaya değer konu bulmak zordur bildiğiniz gibi. Bu yazımı da bilişim danışmanlık sektöründeki arkadaşlara armağan ediyorum.</p>
<p>Çeşitli firmalara danışmanlık yapanlar bilir ki bu firmaların yerel ağlarına uzaktan (off-site) erişim tam bir kabustur. Bu firmalar güvenliklerini korumak amacıyla akla hayale gelmedik önlemler alır. Bu alınan önlemlerden en basiti ise firmanın VPN&#8217;ine giren bilgisayarın yerel ağa erişiminin kesilmesidir. Kısacası bir firmanın işini yapacaksanız internete de o vpn üzerinden çıkmanız, veya hiç çıkmamanız beklenir. Bu da demektir ki bilişimci arkadaşlar, google denilen bilgi hazinesinden faydalanamazsınız. Tabii işletim sistemini, kullanılan yazılımı, bağlantı sorunlarını ve akla gelebilecek her türlü konuyu hatmetmiş arkadaşlar için bu bir sorun değilken (sahi kaç kişisiniz siz?) benim gibi sık sık referansa ihtiyaç duyan arkadaşlar için bu çekilmez bir çiledir. Hem sonra iş arkadaşınızla msn&#8217;den nasıl mesajlaşacaksınız değil mi? Sıkıcı debugging saatleri nasıl eğlenceli hale gelecek?<span id="more-15"></span></p>
<p>Bu yazımda size firmaların neden yerel ağa erişimi engellememeleri gerektiğini açıklamayacağım zira bu başlı başına tez konusu bile olur. Size bu erişim engelini nasıl aşacağınızı böylece daha verimli nasıl çalışacağınızı anlatacağım. Bu satırdan sonraki bilgileri nasıl kullanacağınız tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Oraya buraya worm bulaştırıp firmaya kaybettirmiş olabileceğiniz milyon dolarlar yüzünden beni suçlamayın sonra. (gerçi bilgisayarınızda worm varsa yerel ağa erişmeseniz ne farkeder, değil mi?)</p>
<p>Sevgili Linux&#8217;çu arkadaşlar. Linux serisi işletim sistemlerini ben de severim. Zaten sizin vpnc diye bir nimetiniz olduğundan hiç size bir şey anlatmaya ihtiyaç duymuyorum. Siz zaten taklalar attırırsınız bilgisayarınıza vpnc ile. Ben bilişim dünyasının dışladığı windows sever arkadaşlara hitap edeceğim. Bu uzun girizgahtan sonra sadede gelelim.</p>
<p>Piyasadaki en agresif windows vpn client&#8217;ı sanıyorum ki Cisco&#8217;nunkidir. Diğer bazı vpn clientlarında vpn bağlantısı sağlandıktan ve &#8220;network topology&#8221;si alındıktan sonra &#8220;route&#8221; komutunu kullanarak routing tablonuzu eskisine benzer hale getirmeniz ve hem yerel ağa hem de vpn&#8217;e erişmeniz mümkündür. Böylece internette surf&#8217;e devam edebilirsiniz. Oysa Cisco vpn client&#8217;ında böyle bir seçenek sunulmuyor. Cisco bir şekilde paketiniz daha OSI katmanlarındaki alt seviyelere inmeden yakalıyor ve geçmesinin uygun olup olmadığına karar veriyor. Bu sebeple isterseniz tüm routing tablonuzu yeniden yazın, dilerseniz yeni bir &#8220;virtual interface&#8221; tanımlayın yine de internete çıkamıyorsunuz. (En azından ben beceremedim). Bu durumda karşınızda iki olasılık kalıyor: VMWare üzerine sevdiğiniz Linux dağıtımını kurup oradan vpnc ile bağlanmak ve işleri oradan yapmak. Tabii bu sizin favori geliştirme ideniz arka plandayken (hele ki o çok değerli hafızanızın megabaytlarını emiveren java tabanlı bir şeyler kullanıyorsanız) verimli bir çözüm olmayabilir.</p>
<p>Akılcı olan ve daha verimli çözüm ise Cisco marka VPN gatewaylerine bağlanabilen daha az agresif başka bir client bulmak. İlk akla gelen tabii ki &#8220;ulan bu vpnc nam poroğram acep Windows&#8217;ta da çalışır mı oluyor. Cygwin üzerinde de çalıştığı söylenen vpnc&#8217;yi ben ne yaptıysam çalıştıramadım. Fedora developerlarından bir arkadaştan da yardım istedim ama böyle bile beceremedim. Zaten bu yöntem düzgün çalışsa dahi temiz bir çözüm değil. Benim gibi windows&#8217;u seven arkadaşlara &#8220;pure windows&#8221; bir çözüm lazım ki hem hafif hem lezzetli olsun. Ve geliyorum nihayet bir ecnebi forumunda denk geldiğim müthiş çözüme:</p>
<p><span style="font-weight:bold;">&#8220;<a href="http://www.shrew.net/">Shrew Soft VPN Client</a>&#8220;.</span></p>
<p>VPN dünyasına altın harflerle kazınmış bu müthiş yazılım ne mi yapıyor? Cisco, Juniper, Fortigate, Zywall marka gatewaylerin tekmiline birden vpn bağlantısı yapabiliyor. Üstüne üstlük bedava. Alın size hafif mi hafif, tadından yenmez bir çözüm. Her firma için ayrı vpn client kurmaktan zaten usanmışsınızdır değil mi? Ben sadece en çok canımı sıkan ve piyasada en çok bulunan ürünler Cisco olduğu için bu programı Cisco üzerinde denedim. Sonuçlar oldukça tatmin ediciydi. Sitede nereye nasıl bağlanılacağı adım adım anlatılıyor. Ama ben yine de benim gibi tembel arkadaşlara en temel ayarları bir kez daha anlatayım. Böylece danışmanlık sektöründe de hem vpn hem internet devri başlamış olsun.</p>
<p>1- Yazılımı indirip kurun.</p>
<p>Ben bu yazıyı yazdığım sırada &#8220;Shrew Soft VPN Client 2.1.0&#8243; sürümü mevcuttu. Burada dikkat edeceğiniz nokta, kurulumu mutlaka local administrator yetkisine sahip bir kullanıcıyla giriş yaparak (login) yapmanız. Ben ilk kurulum denememi normal bir kullanıcı ve &#8220;Runas &#8211;&gt; administrator&#8221; seçeneğiyle yaptım ve orta yerde durdurmak durumunda kaldım. İkinci dikkat edeceğiniz husus ise işlemin biraz yavaş olduğu ve sabır istediği. Özellikle sanal adaptörü tanımlama işlemi çok yavaş. Bir de kurulum sırasında birçok kereler &#8220;Microsoft bu sürücüyü imzalamadı&#8221; diyor. Peki biz ne diyoruz? Hep dediğimizi, yani: &#8220;Neeeext&#8221;.</p>
<p>2- Kurulum bitince &#8220;Access Manager&#8221;ı açıp yeni bir bağlantı tanımlıyoruz. Bağlantı tanımlarken yapılacak ayarlar çok sade:<sup><strong>1</strong></sup></p>
<p>. <span style="font-weight:bold;">General</span> sekmesinde: &#8220;<span style="font-style:italic;">Hostname</span>&#8221; kısmını dolduruyoruz. &#8220;<span style="font-style:italic;">Auto Configuration</span>&#8221; kısmına ise &#8220;<span style="font-style:italic;">ike config pull</span>&#8221; diyoruz. Ben bir de yazılım sayfasında yazana ek olarak <span style="font-style:italic;">MTU</span>&#8216;yu <span style="font-style:italic;">1300</span> olarak ayarladım. Cisco&#8217;cu amcalar doğrusunun bu olduğunu yazmış web sitelerinde zira.<sup><strong>2</strong></sup></p>
<p>. <span style="font-weight:bold;">Phase 1</span> sekmesinde: &#8220;<span style="font-style:italic;">Exchange Type</span>&#8220;ı &#8220;<span style="font-style:italic;">aggressive</span>&#8221; olarak ve &#8220;<span style="font-style:italic;">DH Exchange</span>&#8220;i &#8220;<span style="font-style:italic;">group 2</span>&#8221; olarak ayarlıyoruz.</p>
<p>. <span style="font-weight:bold;">Authentication</span> sekmesinde: &#8220;<span style="font-style:italic;">Authentication Method</span>&#8220;, &#8220;<span style="font-style:italic;">Mutual PSK + XAuth</span>&#8221; olacak. Daha sonra sırasıyla şu ayarları yapıyoruz:</p>
<p>&#8220;<span style="font-style:italic;">Local Identity</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Identification Type</span>&#8220;: &#8220;<span style="font-style:italic;">Fully Qualified Domain Name</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">FQDN String</span>&#8220;: &#8220;vpn grubunun kullanıcı adı&#8221;</p>
<p>&#8220;<span style="font-style:italic;">Remote Identity</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Identification Type</span>&#8220;: &#8220;IP Address&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Use a discovered remote host address</span>&#8221; seçeneği seçili (&#8220;tick&#8221;li)</p>
<p>&#8220;<span style="font-style:italic;">Credentials</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Pre Shared Key</span>&#8220;: &#8220;vpn grubunun şifresi&#8221;</p>
<p>Bu aşamada &#8220;Save&#8221; tuşuna basıp bağlantı ayarlarını kaydediyoruz. Bir de afili isim veriyoruz bu bağlantıya. İşte şimdi işin eğlenceli kısmı başlıyor.</p>
<p>Kaydettiğimiz bağlantıya sağ tıklayıp &#8220;<span style="font-style:italic;">Connect</span>&#8221; seçeneğini seçiyoruz. Bu sırada da bir adet komut istemcisi penceresi açıyoruz (bildiğiniz <span style="font-style:italic;">cmd</span> yani). VPN Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girip &#8220;<span style="font-style:italic;">Connect</span>&#8221; tuşuna basmadan hemen önce komut satırına aşağıdaki komutu veriyoruz:</p>
<p>&gt; route print<br />
<strong><br />
r /&gt;Bu aşamada geri dönüp &#8220;Connect&#8221; tuşuna basıyoruz ve bağlantı kurulmasını bekliyoruz. O da ne, bağlantı sağlandı. Sevinç naraları atmaya başlamadan önce şöyle bir durup vpn erişimimizi test ediyoruz. Artık ssh mı denersiniz ne yaparsınız o size kalmış. Vpn&#8217;e bağlandığımızdan emin olduktan sonra farkedeceksiniz ki internete giremiyorsunuz. Aaa oldu mu şimdi demeyin hemen. Dinleyin. Adımlar bitmedi.</strong></p>
<p><strong>Komut satırına dönüp aşağıdaki komutu ekliyoruz:</strong></p>
<p><strong>&gt; ipconfig</strong></p>
<p><strong>Burada vpn&#8217;deki ip adresinizi ve alt ağ maskenizi göreceksiniz. Diyelim ki şöyle:</strong></p>
<p><span style="font-style:italic;"><strong> IP Adres. . . . . . . . . . . . . : 10.253.2.133</strong></span><strong><br />
<span style="font-style:italic;"> Alt Ağ Maskesi. . . . . . . . . . : 255.255.255.240</span></strong></p>
<p><strong>Bir de aşağıdaki komutu ekliyoruz:</strong></p>
<p><strong>&gt; route print</strong></p>
<p><strong>Şimdi bu komutun çıktısını bir öncekiyle de kıyaslayarak 10.253.2.133&#8242;e denk gelen routing girdilerini buluyoruz. Diyelim ki şöyle:</strong></p>
<p><span style="font-style:italic;"><strong> 10.253.2.128  255.255.255.240     10.253.2.133    10.253.2.133       1</strong></span><strong><br />
<span style="font-style:italic;"> 10.253.2.133  255.255.255.255        127.0.0.1       127.0.0.1       30</span></strong></p>
<p><strong>Burada göreceğiniz gibi <span style="font-style:italic;">10.253.2.128/28</span> subnet&#8217;ine erişim vpn&#8217;den (yani sizin vpn ip&#8217;niz üzerinden) yapılmalı. Bu şu sebeple önemli; birazdan network topology&#8217;sini vpn gateway&#8217;den almak yerine biz kendimiz belirteceğiz. Böylece internete çıkışımız da yerli yerinde duracak.</strong></p>
<p><strong>Şimdi bu bilgilerle bağlantımızı  kesiyoruz. Ve hemen az önce kaydettiğimiz bağlantı ayarına sağ tıklayıp &#8220;<span style="font-style:italic;">Properties</span>&#8221; seçeneğine basıyoruz. Buradan &#8220;<span style="font-style:italic;">Policy</span>&#8221; sekmesine geliyoruz ve şunları yapıyoruz:</strong></p>
<p><strong>. &#8220;<span style="font-style:italic;">Obtain Topology Automatically or Tunnel All</span>&#8221; seçeneğindeki işareti kaldırıyoruz (&#8220;untick&#8221;). Artık vpn&#8217;den geçmesi gereken trafiği elle yönlendirmemiz gerek. Bu sebeple az evel bulduğumuz subnet&#8217;i buraya ekliyoruz.</strong></p>
<p><strong>. &#8220;<span style="font-style:italic;">Add</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Type</span>: &#8220;<span style="font-style:italic;">Include</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Address</span>: &#8220;10.253.2.128&#8243;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Netmask</span>&#8220;: &#8220;255.255.255.240&#8243;</strong></p>
<p><strong>&#8220;<span style="font-style:italic;">Ok</span>&#8221; tuşuna basıp kaydediyoruz. Peki bitti mi? Yine Bitmedi. Şu anda sadece vpn&#8217;e bağlantı sağlayabilmek için asgari ayarları yaptık. VPN üzerinden erişmeyi düşündüğünüz tüm subnetleri buraya yukarıdaki gibi eklemeniz gerekiyor. Örneğin:</strong></p>
<p><strong>. &#8220;<span style="font-style:italic;">Add</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Type</span>: &#8220;<span style="font-style:italic;">Include</span>&#8221;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Address</span>: &#8220;10.12.0.0&#8243;<br />
&#8220;<span style="font-style:italic;">Netmask</span>&#8220;: &#8220;255.255.0.0&#8243;</strong></p>
<p><strong>Bağlantı ayarlarını bu şekilde kaydedip tekrar bağlanıyoruz. Hem internete hem de vpn&#8217;e bağlanabildiğimizi görüp mutluluktan uçuyoruz ve bu yazıyı yazan arkadaşa kahveler, donutlar alıyoruz.</strong></p>
<p><strong>Dünya durdukça başımızda durası Shrew Soft geliştiricilerine de teşekkürlerimizi sunuyoruz.</strong></p>
<p><strong>Bu arada iki ufak ekleme yapayım. Elbette bu yazılım Cisco&#8217;nun kendi vpn client&#8217;ı kadar temiz (kesintisiz) bir bağlantı sunmuyor. Ayarları ile oynayarak daha iyileştirmek mümkün olabilir. İlk bağlandığında hemen kopma sorunu olabiliyor. Ama bir kez düzgün bir bağlantı sağlandıktan sonra uzuun bir süre bağlı kalabiliyor. İkincisi, yukarıda &#8220;<span style="font-style:italic;">Include</span>&#8221; yöntemi yerine &#8220;<span style="font-style:italic;">Exclude</span>&#8221; yöntemini de kullanabilirdik elbet. Ama bence subnetlerin hangisini dahil edeceğinize karar vermek hangisini dahil etmeyeceğinize karar vermekten daha kolay. Hem de kısıtlayıcılığı en az olan yöntem bu olduğundan tercih edilmeli.</strong></p>
<p><strong>Mutlu vpn&#8217;ler..</strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:<br />
1. Shrew.Net: <a href="http://www.shrew.net/support/wiki/HowtoCiscoPix">HowtoCiscoPix</a><br />
2. Cisco Systems: <a href="http://www.cisco.com/en/US/products/ps6120/products_configuration_example09186a008081e621.shtml">PIX/ASA 7.x and IOS: VPN Fragmentation</a><br />
<a href="http://www.shrew.net/support/wiki/HowtoCiscoPix"></a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/07/dokunmayin-routing-tabloma-gariptir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pornoya çanak lazım mı abi?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/pornoya-canak-lazim-mi-abi/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/pornoya-canak-lazim-mi-abi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2008 20:29:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/03/23/pornoya-canak-lazim-mi-abi/</guid>
		<description><![CDATA[Demiş ki ecnebi ataları, cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Ne demek istemişler acaba? Tahmin etmek cümleye hemen ilk bakışta mümkün olmayabiliyor. Benim anladığım kadarıyla iyi niyetle çıkılan yolun sonunda çok kez istediğimizin dışında, kötü sonuçlar elde ederiz demek. Eh, insan doğası gereği her şeyi hesaplayamıyor. Hesaplasa da tüm etkenlere hakim olamıyor. Doğal olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demiş ki ecnebi ataları, <span style="font-style:italic;">cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir</span>. Ne demek istemişler acaba? Tahmin etmek cümleye hemen ilk bakışta mümkün olmayabiliyor. Benim anladığım kadarıyla <span style="font-style:italic;">iyi niyetle çıkılan yolun sonunda çok kez istediğimizin dışında, kötü sonuçlar elde ederiz</span> demek. Eh, insan doğası gereği her şeyi hesaplayamıyor. Hesaplasa da tüm etkenlere hakim olamıyor. Doğal olarak da planladığı yoldan sapmalar normal oluyor. Uluslararası ilişkiler okuyayım, diplomat olayım diye yola çıkan arkadaşların bir kısmı hala müşteri çağrı merkezlerinde çalışıyorsa bu cümle pek de çürütülebilecek bir önerme gibi durmuyor değil mi? Zaten ondan atasözü olmuş..<span id="more-14"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Günümüzde bazı durumlarda daha farkedilir olan yasaklarla hep karşı karşıyayız. Bunlardan beni en çok ilgilendirenlerinden biri internetteki bazı web sitelerine giriş yasağı. Kanuna karşı boynumuz kıldan ince olduğundan tabii ki yasaklanan siteleri savunmayacağım. Ama yasayı eleştirme hakkım herhalde vardır diye düşünüyorum. Bir dönem çıkarılan çocuk pornosunu lanetleme furyasını gazetelerden, tv&#8217;lerden takip etmişsinizdir herhalde. Çeteler çökertildi, çocuk pornocuları yakalandı. O sıralarda da internette yapılan yayınlar ile ilgili bir kanun çıkarıldı. Bu kanuna göre, kanunda bahsi geçen kimi suçlar işlendiği takdirde daha yargı sürecine gidilmeden, bir başkanlık sitenin kapanmasına karar verebiliyor. Yani, şu anda sayısını bilmediğimiz, ama sayıları hızla artan web sitesine erişim engellenmektedir. Kanunun burasını eleştirecek değilim. Yasadışı sitelerin erişiminin engellenmesi görünürde işe yarar bir çözümdür. Ama neden gerçek bir çözüm değildir ve neden cehenneme giden yoldaki bir iyi niyet taşı gibi görünmektedir açıklayayım.</p>
<p>Bugün neredeyse herkesin bildiği, ya da internetin yapısından az çok anlayan herkesin tahmin edeceği gibi, bir siteye Türkiye&#8217;den erişimin yasaklanması demek o siteye yalnıza Türkiye&#8217;den erişilemeyeceği anlamına geliyor. Dahası Türkiye&#8217;den de orta seviyenin üstü her kullanıcı o siteye bir şekilde erişebilir. Bugün büyük ölçekteki şirketlerde çalışanlar bilir. Web sitelerine erişim olabilecek her şekilde kısıtlanır ki şirket kendini koruyabilsin. Ama yine bazı kişiler bilir ki bu kısıtlamaları geçmemin yüzlerce değilse de onlarca yolu vardır. Şimdi ufak bir zihin egzersizi yapalım. Varsayalım ki siz azılı bir suçlusunuz. Suç işlemek için gezeceğiniz site kanunda bahsi geçen sebeplerden kapanmış. E ne yapacaksınız şimdi, suç işlemeyi bırakacak mısınız? Gidip yurtdışından bir proxy sunucu bulacaksınız o kadar.<sup>1</sup> (Bilmeyenler için kabaca özetlersek, Proxy Sunucusu özel ulak gibidir. Siz istediğiniz şeyi ona söylersiniz, o gider alır ve size verir.) E bu proxy sitenin bulunduğu ülkede o web sitesine giriş serbest. Sizin de proxy siteye girişiniz serbest. E ne oldu yasak? Güle oynaya suç işlemeye devam edersiniz tabii. Göreceğiniz gibi amacı suç işlemek olan haydutları caydıramadı bu yasa. Hatta onların gizlenmesini de sağladı, çünkü o siteleri artık normal vatandaş, ben, siz göremiyorsunuz. Bu suça karşı kendinizi savunamıyorsunuz. Yani ne oldu temelde? Taşları bağlayıp köpekleri serbest bıraktık değil mi?</p>
<p>Yazının başlığına dönelim bir es verip. &#8220;Pornoya çanak lazım mı abi?&#8221; Belki Yazıcıoğlu pasajının çevresini dolaşanlarınız olmuştur. Dolaşanlar bilirler ki karanlık yüzlü bir takım gençler gelir yanınıza fısıltıyla. &#8220;CD lazım mıydı abi&#8221; derler. Ne CD&#8217;si olduğunu tahmin edersiniz herhalde. Peki çanak ne alaka? Suudi Arabistan&#8217;da, İran&#8217;da çanak anten kullanımının yasak olduğunu belki duymuşsunuzdur. Şeriat kanunuyla yönetilen bu ülkelerde çanak anten kullanımı İslam dinine aykırı bulunduğundan yasaklanmış durumda. Sebebi de tahmin ediyorum çanak anten aracılığıyla Avrupa uydularında sürüsüne bir para sayarak erişebileceğiniz bir sürü porno yayın olmasıdır. Yani rejimin kanunlarına uygun bir biçimde porno yayına erişimi engellemek için çanak anten kullanımı yasaklanmış durumda. Peki engelleyebildiler mi dersiniz gerçekten? <a href="http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html">İran&#8217;da çekilen aşağıdaki resme</a> bakarsanız göreceksiniz ki engellemenin esamesi bile okunmuyor. Çanak anten satıcıları bu ülkelerde muhtemelen yer altına inmiştir. Belli bölgelerde yanınıza yanaşıp &#8220;Pornoya çanak lazım mı abi?&#8221; diye soruyorlardır kesin. Tıpkı bizdeki porno cd satıcısı arkadaşlar gibi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html"><img class="size-medium wp-image-29 aligncenter" title="The Infamous Banned Satellite Dishes of Iran" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2008/10/6a00d83452f66c69e200e54f1f69278834-800wi-264x300.jpg" alt="" width="238" height="270" /></a></p>
<p>Yazının esas konusuna dönecek olursak, ben size en basit yöntemlerden birini söyledim.<sup>1</sup> Bu ve benzeri yöntemleri o azılı suçlular dışında kimler biliyor dersiniz? İnternetten azıcık anlayan bilişim dünyası biliyor elbette. Yani <span style="font-style:italic;">komşunun bilgisayarcı oğlu</span>. Yani <span style="font-style:italic;">alt sokaktaki internet cafeci çocuk</span>. Peki bilişim dünyasının bu yılmak bilmez neferleri canları sıkıldığında örneğin komik bir video izlemek istediklerinde ayda birkaç kere kapatılan, o &#8220;rezil&#8221; video paylaşım sitesine girmiyorlar mı? Elbet giriyorlardır o onlarca yöntemden birini kullanarak. Ben de sırf bu adamlar yeni ne rezillikler yapmış diye görüp lanetlemek için giriyorum bakıyorum bazen. Ama işte tam bu sırada kendimi İran&#8217;da çanak anten taktırıp porno yayınlara erişen halka benzetiyorum. Oysa ben, oysa bilişim dünyası bir araya gelse, bir bildiri yayınlasa, bir mektubun altına binlerce imza ekleyip meclise yollasa, sivil demokrasinin getirdiği tüm hakları bu kanunun aslında halkın arasındaki tabiriyle &#8220;sansür&#8221; kanunu olduğunu bir anlatabilse milletvekillerine, belki de tüm yasaklar kalkacak. Ben de çanak antenle video izlemek zorunda kalmayacağım. Benim kadar bilgisi olmayan yurttaşlarım da böylece eğlenceli içeriğe erişebilecek.</p>
<p>Bazılarınızın &#8220;Bırakalım suç işlemeye devam etsinler öyle mi?&#8221; minvalinde sorularınızı duyar gibiyim. &#8220;Güçlü devletler internet suçlarıyla nasıl savaşır&#8221;ı Amerika örneği üzerinden anlatayım size. Malumunuz basınımız canı sıkıldığında, haber bulamadığında işkembe-i kübradan haber üretebilmektedir. Bu sebeple de haberlerine ajanslar haricinde kaynak açıklama ihtiyacı duymazlar. Bundan yıllar önce başka bir ülkede geçen bir bombalama olayını El Kaide&#8217;nin bir yandaş örgütünün üstlendiğini yazdı bizim gazeteler. Neden hatırlamıyorum, o gün merak ettim, internet kurduyum ya. Bu örgüt nerede açıklamış bu bilgiyi diye araştırmaya başladım. Kısaca özetlemek gerekirse El Kaide&#8217;nin web sitesini bulmaya çalıştım. Beni tanıyanların bileceği gibi ben öyle çok uzun boylu aramadan bulabiliyorum kimi bilgileri. O gün bu siteyi bulmaya tüm günümü verdim ve bulamadım. Ama öyle ilginç bir şeyle karşılaştım ki resmen burnumun direği sızladı. Amerikan hükümeti desteğiyle terör örgütlerinin internet üzerinden iletişimini kesmek için bir enstitü kurulmuştu. Bu enstitü akla gelebilecek her yerde bu terör örgütünün haberleşme kaynaklarını arıyor ve buluyordu. Ama esas içimi acıtan kısım şuydu. Bu adamlar bizim şimdi yaptığımız gibi Amerika&#8217;dan siteye erişimi yasaklamıyordu. Siteyi barındıran kişilere bir muhtıra çekiyordu. Ve o muhtırayı alan şirket veya hangi tüzel kişilikse, hangi ülkede olduğuna bakmaksızın pattadanak siteyi kapatıyordu. İşte bu devletin teknolojik gö<br />
rüşü ve yaptırımdaki etkinliği, nüfuzu benim canımı yakmıştı. El Kaide&#8217;nin sitesine sadece ben değil El Kaide&#8217;yi destekleyebilecek kadar radikal hiç kimse de ulaşamıyordu. Hem de Amerika&#8217;da olsun olmasın. Dünyanın neresinde olursa olsun. Bu enstitü haberleşme listelerine kadar dahi girip bu tür mesajlar var mı diye kontrol ediyor, varsa bunları da kapattırıyordu. Yani suçun işlenmesini daha kaynağında, yani esas işe yarayan yerde önlüyordu.<sup>2</sup></p>
<p>Aslında Çorum&#8217;daki bir mahkemenin verdiği emir doğrultusunda milyarlarca kişinin takip ettiği bir sayfanın şakkadanak kapatılması biraz da olsa gururumu okşamıyor değil. Ama esas gururlanacağım gün, yine aynı mahkemenin emriyle şu anda her yerden dolambaçlı yollardan erişilmekte olan o sitelerin kaynağından kapatılması olacaktır. İşte ben de o gün göğsümü gere gere büyük devletiz diyebileceğim. O zaman çanak antenle internette geziyormuş hissinden kurtulacağım. Bunun olacağı günler de ancak bizim gibi bilişimciler dolambaçlı yolları bırakıp doğrudan konuya girerse, interneti bilmeyen kesimin bu konuda bir şey yapamayacağını anlayıp bu işin doğru yolunu gerekli yerlere anlatacak olanların kendileri olduğunu anlarsa olacağını düşünüyorum.</p>
<p>Unutmayalım, teknoloji bilgimizi konuşturup, yasaklı bir siteye girdiğimiz her gün, internet sansürünü kalıcılaştırıyoruz.</p>
<p><strong>1</strong> Burada gösterdiğim yöntemi kesinlikle suça teşvik için değil, sadece ve sadece bu yasağın ne kadar kolay etkisiz hale getirildiğini göstermek için verdim. Burada yer alan bilgilerin kullanımından okuyucu sorumludur.<br />
<strong>2</strong> <a href="http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301">Netpano</a> isimli siteden gördüğüm kadarıyla bunun gibi birden çok enstitü varmış. Kimi kapanmış kimi işlevine devam ediyor. Bunların bazıları: SITE Institute, The Global Terror Alert ve PRISM isimli enstitütler.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<a href="http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html">http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html</a><br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Saudi_arabia">http://en.wikipedia.org/wiki/Saudi_arabia</a><br />
<a href="http://query.nytimes.com/gst/fullpage.html?res=9E03E4DA163BF932A2575AC0A962958260&amp;sec=&amp;spon=&amp;pagewanted=all">http://query.nytimes.com/gst/fullpage.html?res=9E03E4DA163BF932A2575AC0A962958260&amp;sec=&amp;spon=&amp;pagewanted=all</a><br />
<a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/world/middle_east/347996.stm">http://news.bbc.co.uk/2/hi/world/middle_east/347996.stm</a><br />
<a href="http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html">http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html</a><br />
<a href="http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301">http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301</a><br />
<a href="http://www.globalterroralert.com/about.htm">http://www.globalterroralert.com/about.htm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/pornoya-canak-lazim-mi-abi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TTNet Wifi hizmeti</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/ttnet-wifi-hizmeti/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/ttnet-wifi-hizmeti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2008 20:25:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[adsl]]></category>
		<category><![CDATA[wifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/03/10/ttnet-wifi-hizmeti/</guid>
		<description><![CDATA[Türk Telekom bildiğiniz gibi bu aralar bir atak yapıp rakiplerinin hakkından maalesef gelecek bir projeye imza attı. Uzun zamandır yarım saati 3.5 ytl olan Türk Telekom Wireless hizmeti artık TTNet tarafından verilmekte1 ve TTNet ADSL kullanıcılarına mayıs ayı sonuna kadar bedava2. Bu konuyla ilgili yazacak konu çok tabii ama ben en önemli bulduğum iki noktayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Telekom bildiğiniz gibi bu aralar bir atak yapıp rakiplerinin hakkından maalesef gelecek bir projeye imza attı. Uzun zamandır yarım saati 3.5 ytl olan Türk Telekom Wireless hizmeti artık TTNet tarafından verilmekte<sup>1</sup> ve TTNet ADSL kullanıcılarına mayıs ayı sonuna kadar bedava<sup>2</sup>. Bu konuyla ilgili yazacak konu çok tabii ama ben en önemli bulduğum iki noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.<span id="more-12"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>TTNet ADSL kullanıcılarına bu hizmeti bedava vererek elindeki tekel gücünü katmerlendirdi. ADSL hizmeti ucuzlamadı ama TTNet ADSL&#8217;de kalmak için bir sebebimiz daha oldu. Wireless hizmetini TTNet&#8217;e devretmek de akıllıca bir hareketti. Potansiyel davaların önü kesilmiş oldu. Gerçi arkası bu kadar kuvvetli bir şirkete dava açmak kimin işine gelirdi bilemiyorum. Kaldı ki TTNet zaten böyle bir olasılığın önünü daha baştan kesmiş durumda çünkü halka açık bu hizmeti aslında özel firmalar ile anlaşarak veriyor. Örneğin, halka açık sayabileceğimiz StarBucks kafelerinde TTNet Wifi var. E StarBucks SPK&#8217;ya kote de olmadığına göre kim hangi gerekçeyle kimi dava edecek ki? Dükkan benim, istediğim servis sağlayıcı şirketi kullanırım değil mi? Bu hizmeti sokağın ortasında verseydi durum çok farklı olurdu. (Örneğin Koç.net Beyoğlu&#8217;nda bedava internet hizmeti verdiği için eski parayla 740 milyarcık cezaya çarptırılmıştı.<sup>3</sup>)</p>
<p>İkinci konu ise biraz daha eğlenceli. TTNet akıllıca bir hareket daha yaparak hot spot bölgelerinin yerini dünyaca ünlü bir rehbere kaydetmiş. Oldukça geniş kullanım alanı olan bir servis olan &#8220;JiWire&#8221;a kayıt olmuş. JiWire bir hot spot rehberi. Bu rehberde 135 farklı ülkedeki hot spotların listesine ulaşabiliyorsunuz. TTNet WiFi toplam 423 hot spot&#8217;uyla bu rehberde yerini almış. Sağlayıcının adı hala &#8220;TTWinet (Turk Telekom)&#8221; olarak geçiyor. <a href="http://www.jiwire.com">http://www.jiwire.com</a> adresini dikkatli inceleyecek olursanız TTNet Wifi hot spotlarının büyük kısmının koordinatına erişebilirsiniz. İşin aslı bu siteyi inceleyerek bu reklamları Türk Telekom&#8217;un kendinin mi verdiğini, yoksa bunların yerlerini bilen JiWire kullanıcılarının mı verdiğini ayırd edemedim. Ama Türk Telekom verdiyse kendilerini tebrik edereim.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
1 <a href="http://www.winet.turktelekom.com.tr/">http://www.winet.turktelekom.com.tr/</a><br />
2 <a href="http://www.ttnet.net.tr/88.aspx">http://www.ttnet.net.tr/88.aspx</a><br />
3 <a href="http://arsiv1.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&amp;tarih=02.12.2004&amp;Newsid=41411&amp;Categoryid=2">Vatan Gazetesi Arşivi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/ttnet-wifi-hizmeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
