• Epeyce uzun bir süredir cep telefonlarına ilgim arttı, çeşitlerini araştırıyorum. Bu yüzden tanıdıklarım sık sık bana ne tür telefon almaları gerektiğini soruyor. Çoğunun ortak özelliği, bir telefonda ne gibi özellikler aradıklarını bilmemeleri. (Bütçe hariç tabii ki, herkes en ucuzunu istiyor :) ) İnsanların ne istediğini bilmemesi normal zira teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Cep telefonu, daha doğrusu elle tutulan cihazlar (handheld) geleceğin PC’si olarak görüldüğü için piyasayı tekeline almak isteyen onlarca firma var gücüyle geliştirme yapıyor. Bu hıza ayak uydurmak zor tabii ki ama ben yine de alacağım telefonda ne gibi özellikler olması gerektiğini yazayım dedim. Bunlar değiştikçe güncellemeye çalışırım. İşte bir telefonu mükemmel kılacak, olmazsa olmayacak özellikler: Read more…

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • Geçtiğimiz günlerde Koç.net’ten gelen bir mesajla irkildim:

    Google’a ait çeşitli IP adreslerine erişim engelleneceği için kimi sitelerde yavaşlık, Google servislerine erişememe problemi yaşayabilirsiniz.

    Bu kadar olmaz dedik ama oluyormuş. Olay infiale yol açınca olayla ilgili olarak Sn. Binali Yıldırım’ın vergi’li mergi’li, “Türkiye’yi Google mı yönetecek?” konulu konuşmalarını dinledik. Üstüne bir de Sn. Recep Tayyip Erdoğan çıkıp “İnternetteki yorumlar insanı katil eder” temalı oldukça çağdaş ve hoşgörü sahibi bildirisi eklenince “Artık siyasi sığınma hakkı istenecek ülkeleri araştırmanın zamanı geldi herhalde” diye düşündüm. Bir süre sonra sakinleştim biraz ama işte bilgisayardan, internetten anladığını düşündüğüm arkadaşlarım da “Gelsin vergisini versin” deyince beynimden vurulmuşa döndüm. Niye mi? Anlatayım da anlayın niye… Read more…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • Arkasından konuşursanız alınır.. Biliyorum epey soğuk bir espri oldu ama yazmasam çatlardım. Konumuza dönecek olursak, akıllı bir telefon almak istiyorsak paraya kıyıp bir Nexus One tercih etmeli miyiz? 1 mart’tan bu yana N1 kullandığım için sanırım bu soruya artık sağlıklı bir yanıt verebilirim. Önce artıları…. Read more…

    Etiketler: , , , , ,

  • Sabredemeyip de “tee amerikalardan” Google’ın son telefonu olan Nexus One’ı getirtmeyi başaran benim gibi arkadaşlar herhalde yine benim gibi telefonu açar açmaz “nerede bu nalet aletin interneti” demiştir. Yüksek seviyede bilgiye sahip (bilgisayar mühendisi, askerliğini yapmış, bekar) bir arkadaşımın da aynı sorunla bir saat kadar boğuştuğunu duyduğumda bu işi nasıl başardığımı paylaşmalıyım dedim. İşte, siz de bir saat uğraşmayasınız diye detayları: Read more…

    Etiketler: , , , , , ,

  • Yakın zamanda paraya kıyıp bir Android telefon alayım dedim. Eskisi de Symbian’dı ama Exchange Server’a bağlanamıyordu. Bir de kendisinde wifi yoktu. Ben de ne yapsam ne etsem derken piyasa fiyatından oldukça ucuza (350 tl daha ucuza) bulduğum Samsung GT-I7500′i, nam-ı diğer Samsung Galaxy’yi aldım. Bu sayede Türkiye’nin ilk 3g’li Android’ine sahip olmuş oldum. Tabii ki macera burada yeni başladı. Linux tabanlı bir işletim sistemine sahip bir telefonunuz varsa illa ki root (en yetkili kullanıcı) yetkisi alınmalı, telefona doğuştan sahip olmadığı yetenekler eklenmeliydi. Öyle de yaptım netekim. Bu aşamaların detaylarını buraya yazmayacağım. Zaten ancak meraklısının yapabileceği karmaşıklıkta ayarları var ve konu hakkında yeteri kadar Türkçe kaynak da mevcut. Read more…

    Etiketler: , , , , , ,

  • Bugün Moda Starbucks’ta barista’ların uzun çabaları sonucu hala TTNet Wifi düzelmeyince cep telefonumun Bluetooth özelliklerinden faydalanarak, USB modem kullanmadan Internet’e çıkmayı başardım. Bunu yaparken kullandıklarım:

    • Samsung SGH-i560 (Ya da Bluetooth’u ve 3G özelliği ve dahili modem’i olan herhangi bir telefon)
    • Asus EEE PC (Ya da herhangi bir Bluetooth donanımlı bilgisayar)
    • Windows XP (Ya da  herhangi bir işletim sistemi :) )

    Read more…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • Uzun süre önce, home-office çalışırken Starbucks ikinci ofisim gibiydi. Malum, evde çalışmak bazen çok can sıkıcı olabiliyor. Hatta Starbucks’a o kadar çok gittim ki, iş arkadaşlarım nerede olduğumu sorduğunda genelde “Starbucks ofisteyim” demeye başlamıştım. Starbuckslar, ergonomik masaları, fon müziği (lounge?) ve kahvaltısından öğle yemeğine yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla tam da ideal bir ofis gibi aslında. Bütün bu rahatlıkların yanısıra maalesef çok büyük bir eksiği vardı, internet. Internet eksik değil diyeceksiniz tabii ama o zamanlar (ki o zamanlar taş çatlasa 6 ay önce oluyor), evinizde TTNet ADSL hattınız yoksa yarım saati 3.5 TL’ye internete bağlanabiliyordunuz. O zamanlar ADSL hattım da vardı lakin, o zaman da her ADSL hattı için ücretsiz olarak ayda sadece 3 saat bağlanabiliyordunuz (sahip olduğunuz pakete göre bu süre de değişiyordu).

    Sıklıkla Starbucks ofisi kullanan biri olarak, ve de belki istekleri tükenmez bir tüketici olarak, Starbucks’a (daha doğrusu Türkiye versiyonu olan Shaya‘ya) bir e-posta sallayayım da şu interneti bedava yapsınlar dedim. Koskoca Starbucks senin demenle interneti bedava mı yapacak deyip noktalama işareti olarak fiyakalı bir küfür ekleştirdiğinizi duyar gibiyim. Ve diyorum ki evet. Neden mi bu kadar kendime güveniyorum? Buyrun işte nedeni: Read more…

    Etiketler: , , , ,

  • Bugün posta kutumda bir mesaj buldum. Bu, daha önce de benzeri gönderilmiş, İstanbul’daki etkinlikleri gösteren bir mesajdı. Gönderen adresinde ise epey eskiden üye olduğum bir adres olan, Sirketadi.com yazıyordu. Daha önceki mesajlar istenmeyen posta kutusuna düşüyordu, ben de kutuyu boşaltıp geçiyordum. Lakin bu gelen mesaj direk gelen kutusuna düşünce “Tamam” dedim, “Buraya kadar. Bir kez gönderen adresini engellenen alıcılar listesine alayım da ebediyen kurtulayım şu mesajlardan. Spam’e karşı bir kaleyi daha yıkmış olayım kendi küçük dünyamda.” Lakin e-mektubu açıp, gönderenin gerçek adresini almak için baktığımda gerçek gönderen adresiyle postayı gönderen şirketin adının tutmadığını gördüm. Merak edip biraz araştırınca anladım ki mesajı bana ulaştıran bir toplu posta yollama şirketi, hem de yasal. Hemen incelemeye aldım.

    Mektubun gönderildiği yer sirket_adi@smartmessage.com.tr idi. Read more…

    Etiketler: , , , ,

  • Bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm. Sonra da “ignorance is bliss”* diyenlere inat (ki bunlardan biri de benim) yazmaya karar verdim. Hatırlarsanız bir süre önce Arap ülkelerindeki porno yasağının onları durdurmadığını, sadece çanak anten takarak her şeyi izlediklerini resimli örneklerle açıklamış ve sansür’ün aslında işe yaramadığını, ortada bir suç varsa kaynağında çözmek gerektiğini söylemiştim. Bu yazımda da bunun ispatını sunacağım. Read more…

    Etiketler: , , ,

  • Demiş ki ecnebi ataları, cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Ne demek istemişler acaba? Tahmin etmek cümleye hemen ilk bakışta mümkün olmayabiliyor. Benim anladığım kadarıyla iyi niyetle çıkılan yolun sonunda çok kez istediğimizin dışında, kötü sonuçlar elde ederiz demek. Eh, insan doğası gereği her şeyi hesaplayamıyor. Hesaplasa da tüm etkenlere hakim olamıyor. Doğal olarak da planladığı yoldan sapmalar normal oluyor. Uluslararası ilişkiler okuyayım, diplomat olayım diye yola çıkan arkadaşların bir kısmı hala müşteri çağrı merkezlerinde çalışıyorsa bu cümle pek de çürütülebilecek bir önerme gibi durmuyor değil mi? Zaten ondan atasözü olmuş.. Read more…

    Etiketler: , , ,