<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kirpi'nin Yeri &#187; Haberleşme</title>
	<atom:link href="http://www.kirpininyeri.com/kategori/haberlesme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kirpininyeri.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 20:56:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Cep telefonunda olmazsa olmaz özellikler</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/06/cep-telefonunda-olmazsa-olmaz-ozellikler/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/06/cep-telefonunda-olmazsa-olmaz-ozellikler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 20:57:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Android]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[evo 4g]]></category>
		<category><![CDATA[gsm]]></category>
		<category><![CDATA[hsdpa]]></category>
		<category><![CDATA[hspa]]></category>
		<category><![CDATA[htc]]></category>
		<category><![CDATA[motorola]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[Epeyce uzun bir süredir cep telefonlarına ilgim arttı, çeşitlerini araştırıyorum. Bu yüzden tanıdıklarım sık sık bana ne tür telefon almaları gerektiğini soruyor. Çoğunun ortak özelliği, bir telefonda ne gibi özellikler aradıklarını bilmemeleri. (Bütçe hariç tabii ki, herkes en ucuzunu istiyor ) İnsanların ne istediğini bilmemesi normal zira teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Cep telefonu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epeyce uzun bir süredir cep telefonlarına ilgim arttı, çeşitlerini araştırıyorum. Bu yüzden tanıdıklarım sık sık bana ne tür telefon almaları gerektiğini soruyor. Çoğunun ortak özelliği, bir telefonda ne gibi özellikler aradıklarını bilmemeleri. (Bütçe hariç tabii ki, herkes en ucuzunu istiyor <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) İnsanların ne istediğini bilmemesi normal zira teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Cep telefonu, daha doğrusu elle tutulan cihazlar (handheld) geleceğin PC&#8217;si olarak görüldüğü için piyasayı tekeline almak isteyen onlarca firma var gücüyle geliştirme yapıyor. Bu hıza ayak uydurmak zor tabii ki ama ben yine de alacağım telefonda ne gibi özellikler olması gerektiğini yazayım dedim. Bunlar değiştikçe güncellemeye çalışırım. İşte bir telefonu mükemmel kılacak, olmazsa olmayacak özellikler:<span id="more-583"></span></p>
<p><strong>Polimer Lityum İyon pil</strong><br />
Bunlar tekrar tekrar ve tam boşialmadan şarj edildiği halde uzun ömürlü olduğu için tercih edilmeli.</p>
<p><strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Corning_Incorporated">Goril Cam</a>&#8216;dan yapılma ekran malzemesi</strong><br />
Goril cam denilen teknoloji ürünü, akıllara durgunluk verecek sağlamlıkta saydam bir materyal. Adına cam diyorlar ama cam olmaması yüksek olasılık. Bakın nelere dayanıklı bu arkadaş:</p>
<p><object width="300" height="168"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8602963&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8602963&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="225"></embed></object>
<p><a href="http://vimeo.com/8602963">Gizmodo&#8217;nun Goril Cam Demosu</a></p>
<p><strong>Super Amoled dokunmatik ekran</strong><br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Super_AMOLED">Süper Amoled</a> Samsung&#8217;un geliştirdiği AMOLED&#8217;den daha da yeni ve daha da iyi bir teknoloji. Bu mevcut teknolojidenin izin verdiği en hassas dokunmatik özelliğine, hem de en yüksek kontrast oranına sahip ekranın farkını görmek isterseniz <a href="http://www.mobile-review.com/review/samsung-wave-s8500-en.shtml#3">buraya buyrun</a>. AMOLED&#8217;den en büyük farkı da, parlak gün ışığı altında da rahatlıkla görülebilmesi imiş. Daha görmedik. Bu arada kapasitif veya resistif/kapasitif hibrid dokunmatik teknolojisi şart. Multitouch&#8217;ı resistif ekranda zaten yapanını henüz görmedim. Kapasitif&#8217;in tek kötü yanı, eldiven gibi teknolojilerle kullanılamaması.</p>
<p><strong>3.7inch ekran boyu</strong><br />
Bu boy, iPhone&#8217;un hayatımıza soktuğu boy. Ele rahat oturan, cepte de taşınabilen ve İnternette rahat gezinmeye yarayan bir boy. Daha büyükleri çok var ve geliyor (Motorola Droid X gibi) ama onun yerine tablet alırım daha iyi.</p>
<p><strong>3.5mm kulaklık girişi ve MicroUSB</strong><br />
MicroUSB, Avrupa&#8217;nın artık zorunlu koştuğu şarj adaptörü girişi standardı. Zaten de gayet yeterli bir giriş. iPhone gibi çaldığım düdük firmalar dışında MicroUSB kullanmayan kalmadı gibi. Bilgisayar olan her ortamda takabilmek için mutlaka MicroUSB olmalı. 3.5mm kulaklık girişi de normal kulaklık boyu. Kısacası, müzik dinlemek için de, şarj etmek için de, veri aktarmak için de standart kabloları kullanmalı telefon. İki telefonum varsa iki kulaklık taşımam mı gerek? Ya da müthiş ses kalitesi veren kulaklığımı uyduruk telefon kulaklığıyla mı değiştirmeli yim? Tabii ki hayır.</p>
<p><strong>Kablosuz erişim noktası olabilen 802.11g/n </strong><br />
USB modem taşınmasına, hele ki cep telefonları almış başını gitmişken karşıyım. 802.11g/n chipsetleri ise bu kadar ucuzlamışken, mutlaka WiFi erişimi olan, hem de kendisini kablosuz erişim noktası olarak kullandırarak 3G hızıyla laptop&#8217;umu veya netbook&#8217;umu internete bağlamama olanak sağlayan bir telefonum olmalı.</p>
<p><strong>FM Radio ve Bluetooth</strong><br />
Türkiye&#8217;de yaşıyoruz ve data ucuz değil. Müzik için tek tercihimin İnternet radyosu veya İnternetten indirilen müzikler (OVI gibi) olması benim için yeterli değil. Hem de yerel radyoları dinlemek çok büyük bir keyif. Bluetooth da zaten gerek kolay dosya transferi gerek de kulaklıkla kullanım için ideal bir haberleşme protokolü. Hatta kimi telefonlara bilgisayar klavyesi bağlayabiliyorsunuz bluetooth üzerinden. Şaşırtıcı değil mi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Destekli GPS (Assisted veya <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Assisted_GPS">A-GPS</a></strong><br />
Destekli GPS, GSM ağı üzerinden bir sunucudan da destek alarak hızlı bir şekilde dünya üzerindeki konumunuzu tespit etmeye yarayan sistemin adı. Özellikle bu çok önemli bir özellik zira artık neredeyse her web uygulaması bulunduğunuz yeri öğrenerek servis sağlıyor. Eh, yerinizin bilinmesini istersiniz istemezsiniz o ayrı bir konu.<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p><strong>HDMI out veya Wireless DLNA</strong><br />
İşte biraz lüks kısımlara geldik. Bu özellilker sayesinde akıllı telefonunuzda oynattığınız her şeyi TV&#8217;nizde görüntülemeniz mümkün. Nokia gibi telefonlar özel kablolar aracılığıyla TV&#8217;ye çıkış verebiliyor ama gereksiz. HDMI da DLNA da standart protokoller ve yine son kullanıcıyı firma bağımlılığından kurtarıyor.</p>
<p><strong>Fotoğraf çekme ve Video kayıt</strong><br />
En az 3.2megapiksel çözünürlükte fotoğraf kaydedebilmeli ve 25/30 FPS hızında 720p video kaydedebilmeli. Mutlaka ve mutlaka düzgün işleyen bir flash&#8217;ı olmalı. Karanlıkta fotoğraf çekmeyeceksem, kamerayı hiç koymayabilrler. (Örneğin Samsung i9000 alabilecekken flash&#8217;ı olmadığı için doğrudan eledim) Bu özellikler eklenince fiyatlar biraz artıyor yine ama şu ana kadar saydığım özelliklerin çoğuna sahip telefonlar (Motorola Droid X gibi) yakında çıkıp muhtemelen de 2000TL&#8217;nin altında satılacaklar. </p>
<p><strong>3G ve Görüntülü konuşma</strong><br />
Son nesil 3G (evet bunlar da nesil nesil) hızı olmalı ki veriye erişimde sorun yaşanmasın. Örneğin Avea hattımı kullanarak 6.1Mbps indirme hızını gördüm. 1.1Mbps ise upload hızım oldu. Bundan daha azına razı olabileceğimi sanmıyorum artık. Görüntülü konuşma ise neredeyse eksikliğini hiç hissetmediğim bir şey ama büyük yatırım yaptığım telefonda olmayınca buruk bir tat bırakıyor. Tercihen 1.3 megapiksel veya daha kaliteli olmalı.</p>
<p><strong>Adobe Flash ve AJAX ve HTML5 destekli tarayıcı</strong><br />
Çok sevmiyorum Flash&#8217;ın kendisini ama web üzerinde o kadar yaygın ki, hele de Türkiye siteleri o kadar çok kullanıyor ki bu teknolojiyi, İnternet tarayıcısında Flash desteği olmayan bir telefon gerçekten eksik kalıyor. Bir sürü Türk sitede düz HTML versiyonu hiç yok. Kendisine her geçen gün ayrıca hayran kaldığım Nexus One&#8217;ıma yakın zamanda Flash desteği eklendi ve gerçekten de mutlu olduğumu itiraf etmeliyim. Artık yarı yolda kalan İnternet deneyimi olmayacak!.. AJAX ve HTML5 ise yine web sayfası yazarken kullanılan en yaygın teknoloji ve dilin adı. Bunları anlamanız gerekmez de telefonunuzda olması mutlaka gerekir. iPhone 3GS&#8217;de Flash desteği hiç yok ve AJAX tartışılır derecede iyi.</p>
<p><strong>Microsoft Exchange desteği</strong><br />
Özellilkle iş telefonu olarak kullanacaksanız bu olmazsa olmaz bir özellik. Blackberry zaten ömrünü tamamladı bence. Tek özelliği Exchange sunucusuna bağlanmak olan çirkinlik abidesi bir telefonu kim ne yapsın.</p>
<p><strong>Kaliteli kelime tamamlama</strong><br />
Metin girişi yaparken olmazsa olmazlardan biri de kelime tamamlama özelliği. Dokunmatik ekran telefonların en büyük zorluğu mesaj yazarken ortaya çıkıyor. Kelimeleri güzel tamamlayan HTC gibi markaların telefonları insanı jet hızıyla mesaj yazmanıza olanak sağlıyor.</p>
<p><strong>Halk desteği</strong><br />
Arkasında halkın desteği olan telefona kimse dur diyemez. Politik bir söylem gibi oldu ama değil. Android gibi açık kaynak kodlu işletim sistemlerini kullanan telefonlarda halk, telefonda bulamadığı özelliği kendisi geliştiriyor. Böylece firmadan bağımsız, firmanın ürettiğinden çok daha yetkin bir telefonunuz oluyor. Hem de sadece yazılımını değiştirerek. Google&#8217;ın girişimi olan Android ve Samsung&#8217;un girişimi olan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bada_%28operating_system%29">Bada</a> sanıyorum bu alanda yıldızı en parlak olan veya parlayacak olan işletim sistemleri..</p>
<p>Evet, aklıma gelen özellikler şimdilik bu kadar. Bu özelliklere en yakın telefonlardan biri HTC EVO 4G idi ama o da CDMA tipi, yani Türkiye&#8217;de kullanılmayan bir ağ tipinde çıktı ve Avrupa için çıkartılmayacağı söyleniyor. Yani işimize yaramıyor. Buna karşılık hakkında yakında çıkacağı dedikoduları dolaşan ve açıkça HTC EVO 4G&#8217;ye rakip gibi görünen <a href="http://www.engadget.com/2010/06/15/exclusive-motorola-droid-x-preview/">Motorola Droid X</a>, saydığım özelliklerin neredeyse hepsine sahip görünüyor. Bu konuların piri sayılan <a href="http://twitter.com/eldarmurtazin">eldarmurtazin</a>&#8216;in dediğine göre, <a href="http://galaxys.samsungmobile.com/">Samsung Galaxy S</a> (yani i9000) Haziran sonunda 110 ülkede birden satışa çıkacakmış. Samsung&#8217;un Türkiye sevdasını da göz önüne alırsak, herhalde bizde de çıkacaktır ama Samsung bu telefonunda fotoğraf makinesine flash koymayarak kendisini kaybedenler listesine yerleştirdi. Onun yerine, arkadaşlarınıza hava atmak adına <a href="http://www.engadget.com/2010/02/15/samsung-beam-halo-hands-on/">Samsung Beam</a> (i8520) isimli projeksiyon cihazı içeren versiyonu alabilirsiniz. iPhone HD (nam-ı diğer iPhone 4) de dahil olmak üzere iPhone&#8217;lar ise Adobe Flash desteği olmamasından dolayı kaybediyor.</p>
<p>Eğer sabredemiyorsanız ve hemen bir telefon alacaksanız, <a href="http://www.htc.com/www/product/desire/overview.html">HTC Desire</a> veya teknik bilginize oldukça güveniyorsanız ve ben bunun yazılımıyla oynarım diyorsanız <a href="http://www.google.com/phone">Google Nexus One</a> edinerek bu saydığım özelliklerin pek çoğuna hemen sahip olabilirsiniz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/06/cep-telefonunda-olmazsa-olmaz-ozellikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google yasaklandı mı?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/06/google-yasaklandi-mi/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/06/google-yasaklandi-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 17:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Android]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[1e1000.net]]></category>
		<category><![CDATA[akamai]]></category>
		<category><![CDATA[btk]]></category>
		<category><![CDATA[google yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[tib]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştırma bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[youtube yasağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=576</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Koç.net&#8217;ten gelen bir mesajla irkildim: &#8220;Google&#8217;a ait çeşitli IP adreslerine erişim engelleneceği için kimi sitelerde yavaşlık, Google servislerine erişememe problemi yaşayabilirsiniz.&#8221; Bu kadar olmaz dedik ama oluyormuş. Olay infiale yol açınca olayla ilgili olarak Sn. Binali Yıldırım&#8217;ın vergi&#8217;li mergi&#8217;li, &#8220;Türkiye&#8217;yi Google mı yönetecek?&#8221; konulu konuşmalarını dinledik. Üstüne bir de Sn. Recep Tayyip Erdoğan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Koç.net&#8217;ten gelen bir mesajla irkildim:</p>
<p>&#8220;<em>Google&#8217;a ait çeşitli IP adreslerine erişim engelleneceği için kimi sitelerde yavaşlık, Google servislerine erişememe problemi yaşayabilirsiniz.</em>&#8221;</p>
<p>Bu kadar olmaz dedik ama oluyormuş. Olay infiale yol açınca olayla ilgili olarak Sn. Binali Yıldırım&#8217;ın vergi&#8217;li mergi&#8217;li, &#8220;<em>Türkiye&#8217;yi Google mı yönetecek?</em>&#8221; konulu konuşmalarını dinledik. Üstüne bir de Sn. Recep Tayyip Erdoğan çıkıp &#8220;<em>İnternetteki yorumlar insanı katil eder</em>&#8221; temalı oldukça çağdaş ve hoşgörü sahibi bildirisi eklenince &#8220;<em>Artık siyasi sığınma hakkı istenecek ülkeleri araştırmanın zamanı geldi herhalde</em>&#8221; diye düşündüm. Bir süre sonra sakinleştim biraz ama işte bilgisayardan, internetten anladığını düşündüğüm arkadaşlarım da &#8220;<em>Gelsin vergisini versin</em>&#8221; deyince beynimden vurulmuşa döndüm. Niye mi? Anlatayım da anlayın niye&#8230;<span id="more-576"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Önce <strong>IP adresi</strong> ne demek ona bakalım. Kolay anlaşılacak şekilde özetlersek, İnternete bağlı bir cihazın yerini belirtmek için kullandığı adrese <em>IP adresi</em> diyoruz. Fakat biz web sitelerine <em>IP adresi</em>yle değil de <strong>Domain Name</strong> adresi girerek ulaşıyoruz. <em>IP adresleri</em> kısıtlı sayıda olduğundan ve ezberlenmesi zor olduğundan, <em>Domain Name</em> denilen adres türleri icat edilmiş ve web sitelerine erişmek için bu adresleri kullanıyoruz. </p>
<p>Örneğin <strong>8.8.8.8</strong> bir <em>IP adresi</em> iken, <strong>www.google.com</strong> bir <em>Domain Name</em>. Ama biz tarayıcımızın adres kısmına www.google.com yazdığımızda, arka planda bilgisayarımız, &#8220;<em>Kardeş bu www.google.com&#8217;un adresi ne ola ki?</em>&#8221; diye bir yerlere (DNS) soruyor ve karşılığında gelen cevaptaki <em>IP adresi</em>ne bağlanıyor. Bu kadar DNS bilgisi yeterli şimdilik.</p>
<p>Gelelim esas konumuza. Bundan az süre önce, &#8220;İnternette çocuk pornosu yayınlanıyor, böyle şey olmaz&#8221; diyerekten halkı galeyana getirerek bir yasa çıkarıldı. Yasanın amacı İnternette çocuk pornosuna erişilmesini engellemekti. Ancak çıkan yasa, &#8220;ne komiktir&#8221; ki çocuk pornosundan bahsetmiyor da &#8220;Müstehcen içerik bulunan siteler kapatılır diyor.&#8221; Neyse, konudan uzaklaşmayalım. 5651&#8242;i tartışmaya kalkarsak işimiz çok uzar. Belki bir ara detayları yazarım. Siz <a href="http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html">buradan</a> yasayı okuyun da halimize ağlayadurun.</p>
<p>Bu yasaya dayanarak İnternette yayın yapan sitelere Türkiye&#8217;den erişim kapatılabiliyor. Bunu yaparken ISP&#8217;ler en kolay yolu seçip <em>DNS zehirlemesi</em> yapıyor. Yani örneğin <strong>www.youtube.com</strong> sitesinin adresi aslında <strong>74.125.39.91</strong> iken Türkiye&#8217;deki DNS&#8217;ler bunu TİB&#8217;in uyarı sitesi olan <strong>88.255.41.21</strong> olarak yayınlıyor. Bizim bilgisayarlarımız da youtube&#8217;a girmek yerine, yanlış bilgisayara gittiği için mavi ekran görüyor. Bu yöntemin en büyük zayıflığı, azıcık bilgisayar bilen birinin Türkiye&#8217;deki DNS&#8217;leri değil de <strong>8.8.8.8</strong> gibi yurtdışı DNS&#8217;lerini kullanması ve bu DNS zehirlenmesinden korunması, yani istediği siteye rahatlıkla girebilmesiydi.</p>
<p>TİB, bu yasaklama yönteminin fazla rahat delindiğini farkedip sık kullanıldığı için olsa gerek Youtube&#8217;a özel olarak, bir de Youtube sunucularının yer aldığı <em>IP adresleri</em>ne erişimi de engellemeye başladı. Yani Youtube bilgisayarına giden yola tıkadı. İşte sorunlar da bundan sonra başladı. Neden mi?</p>
<p><em>IP adresleri</em> yapısı gereği kısıtlı sayıdadır fakat <em>Domain Name</em> sayısı sonsuza yakındır. Bu da demektir ki binlerce web sitesi, bir <em>IP adresini</em> paylaşmak zorundadır. Yani bir sunucu bilgisayar üzerinde bir <em>IP adresi</em> ve binlerce web sitesi olabilir. Siz gider de <em>IP adresi</em>ne erişimi yasaklarsanız, bu bilgisayardaki &#8220;suçsuz&#8221; diğer sitelere erişimi de yasaklamış olursunuz. (Müstehcenlik suç mudur konusu da var ama hadi onu da geçelim) </p>
<p>Buradaki hukuksuzluğu umarım anlatabilmişimdir. Yapılan, yan komşum suç işleyince, sırf aynı kapı numarasını paylaşıyoruz diye beni ve tüm apartmanı hapse göndermeye benziyor.</p>
<p>Google devasa bir firma. Bu sebeple, içeriğini İnternette yayınlamak için CDN denilen <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Content_delivery_network">Content Delivery Network</a>&#8216;leri yani İçerik Dağıtım Ağları ile çalışıyor. Yani daha da bir Türkçe&#8217;ye çevirmek gerekirse Google, tüm içeriğini dağıtabilecek kapasitede bilgisayar çiftliği olan firmalarla anlaşıyor ve tüm içeriğini bunların üzerinden dağıtıyor. Meraklısı için bu firmanın da adı <a href="http://www.akamai.com/">Akamai</a>. Konumuzla ilgili kısmı ise şu: Google <em>IP adresleri</em>nin neredeyse hepsi bu sunucu çiftliklerine ait ve muhtemelen tüm servisler bu çiftlikten yani bu <em>IP adresleri</em> üzerinden sunuluyor.</p>
<p>Yakın zamanda Google bir değişiklik yapıp servislerini akamai değil de <strong>1e1000</strong> diye bir firma (Google&#8217;ın kendisinin de çiftliği olabilir) üzerinden dağıtmaya başlıyor. Bu da Youtube servislerinin <em>IP adresleri</em>nin değişmesine yol açıyor. Böylece Google&#8217;ın normalde Türkiye&#8217;den erişilebilen servislerinin (Google Analytics gibi) <em>IP adresleri</em> ile erişilemeyen servislerinin <em>IP adresleri</em> (Youtube gibi) karışıyor. İşte kıyamet burada kopuyor. </p>
<p>Yani iddia edildiği gibi Google&#8217;daki &#8220;hinoğlu hin dış mihraklar&#8221; oturup da ben bu Türkiye&#8217;ye öyle bir oyun oynayayım ki felekleri şaşsın demiyor. Tamamen teknik veya ekonomik sebeplerden değişen <em>IP adresleri</em> Türkiye&#8217;deki sansürü gözler önüne seriyor. </p>
<p>Bu kadar yaygara kopmasının esas sebebi ise, <a href="http://www.google.com/analytics/">Google Analytics</a> denilen servisin İnternette neredeyse tüm web sitelerinde yer alması ve bu servisin yer aldığı tüm sayfalara erişimin yavaşlaması. Bu da pratikte neredeyse tüm web sayfalarına erişimin yavaşlaması demek. </p>
<p>Dahası, en büyük ortağı ve kurucusu Google olan ve geleceğin tablet bilgisayarlarında ve telefonlarında kullanılan açık kodlu <a href="http://www.android.com">Android</a> işletim sistemi de neredeyse işlevsiz hale geldi zira bu işletim sisteminin bir sürü özelliği Google servislerini kullanıyordu. Örneğin, Turkcell&#8217;in abonelerine sattığı Samsung Galaxy marka cep telefonu Android işletim sistemini kullanıyor ve bu IP yasaklarıyla birlikte işte bu telefonun sahipleri de mağdur oldu.</p>
<p>Vergi meselesine gelince&#8230; Aklı başında herkes kendisine şu soruları sormalı. Yanlarına kendi yanıtlarımı yazıyorum:</p>
<p><em>- İnternetteki tüm web sitelerinin Türkiye ofisi olmak zorunda mı? (Yanıta gerek var mı?)<br />
- Google&#8217;ın Türkiye ofisi yok mu? (Var)<br />
- Google&#8217;a daha yakın zamanda şaşırtıcı meblağlarda vergi cezası kesilmedi mi? (<a href="http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2009/11/03/google_71_milyon_tl_ceza">Kesildi</a>)<br />
- Google bu cezaları ödemedi mi? (Şirket işler durumda olduğuna göre muhtemelen ödedi)<br />
- Vergi Cezası ödemeyenlerin web siteleri mi kapatılır? Bu hangi kanunda yazıyor? (Yok böyle bir şey)<br />
- Peki vergisini öderse, örneğin porno sitelere erişim açılacak mı? (ha ha ha)<br />
</em></p>
<p>Bu konuda içim o kadar dolu ki sayfalarca yazsam bitmez. İnternet&#8217;te de bir Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Hrant Dink vb çıkmadıkça muhtemelen bu İnternet sansürü de bir zamanki (ve şu anda diriltilmeye çalışılan) basın sansürü gibi sürüp gidecek. Son olarak şunu yazıp bitirmek istiyorum:</p>
<p>Google Türkiye&#8217;yi yönetecek vizyonda kişiler tarafından yönetiliyor. Ama Türkiye&#8217;yi yöneten kişiler için ise Google&#8217;ı yönetecek vizyonda olduklarını maalesef söyleyemeyeceğim&#8230;</p>
<p>Peki ya siz? <strong>Sansüre alışacak mısınız?..</strong> </p>
<p><em>Alışmayı düşünmeyenler için kimi kaynaklar</em>:<br />
Sansüre Sansür, <a href="http://www.sansuresansur.org/yay-hareketi/">Yay Hareketi</a><br />
En aktif sansür karşıtlarından <a href="http://blog.akgul.web.tr/">Mustafa Akgül&#8217;ün web sitesi</a><br />
<a href="http://bthukuku.bilgi.edu.tr/">Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/06/google-yasaklandi-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nexus One alınır mı?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/nexus-one-alinir-mi/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/nexus-one-alinir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 07:46:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[android]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[nexus one]]></category>
		<category><![CDATA[pda]]></category>
		<category><![CDATA[smartphone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Arkasından konuşursanız alınır.. Biliyorum epey soğuk bir espri oldu ama yazmasam çatlardım. Konumuza dönecek olursak, akıllı bir telefon almak istiyorsak paraya kıyıp bir Nexus One tercih etmeli miyiz? 1 mart&#8217;tan bu yana N1 kullandığım için sanırım bu soruya artık sağlıklı bir yanıt verebilirim. Önce artıları&#8230;. Telefon o kadar performanslı, öyle hızlı tepki veriyor ki laptop&#8217;umu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkasından konuşursanız alınır.. Biliyorum epey soğuk bir espri oldu ama yazmasam çatlardım. Konumuza dönecek olursak, akıllı bir telefon almak istiyorsak paraya kıyıp bir Nexus One tercih etmeli miyiz? 1 mart&#8217;tan bu yana N1 kullandığım için sanırım bu soruya artık sağlıklı bir yanıt verebilirim. Önce artıları&#8230;.<span id="more-516"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Telefon o kadar performanslı, öyle hızlı tepki veriyor ki laptop&#8217;umu değiştirme ihtiyacı hissettiğimi belirtmeliyim.. Browser&#8217;ı şimdiye kadar kullandıklarım arasında en iyi site görüntüleyeni. Mobile Internet Explorer, Safari mobile, Opera mini, Symbian browser&#8217;larını denemiş biri olarak Android 2.1 browser&#8217;ını gördükten sonra diğerlerine dönebileceğimi sanmıyorum. Ama tabii FireFox ve Chrome çok yakında Android&#8217;e gelecek. O zaman bir kez daha değerlendiririm durumu. Hemen belirtmeliyim ki, pinch-to-zoom (çimdikle yakınlaştırma) hiç öyle uğrunda methiyeler düzecek, olmazsa olmaz denilecek kadar dehşetengiz elzemlikte bir özellik değilmiş. Hatta iki elinizi de kullanmanızı gerektirdiğinden çoğu kez tercih etmediğim bir özellik. Fakat multi-touch (çoklu dokunuş) tabii ki muhteşem, zira iki baş parmağınızı kullanarak yazı yazmanıza olanak veren teknoloji bu.</p>
<p>Ben Nexus One orijinal ROM yerine CyanogenMod denilen ROM&#8217;u kullanıyorum. Radyo ROM olarak ise HTC Passion. Yani daha az teknik bir dille ifade edersek, işletim sistemi Cyanogen abinin eklentilerini içerirken, cep telefonu ile ilgili kısımları HTC Passion marka telefondan alınma. Bu sayede donanımın izin verdiği tüm yetkinlikleri kullanabiliyorum (neredeyse&#8230;)</p>
<p>Nexus One&#8217;ı öven oldukça uzun bir yazı yazabilirim ama bu tür yazılardan etrafta epeyce bulabilirsiniz sanıyorum. O yüzden methiye kısmını geçip gelelim yergiye&#8230;.</p>
<p>(Yazının buradan sonrasını kaybettiğim için parça parça ekleyerek yeniden yazacağım. N1&#8242;la yazdığım ilk yazı.. Kusuruma bakmayın&#8230;)</p>
<p>N1&#8242;la ilgili en tatsız sorunlar fiziksel olanlar. Arka kapak tam olarak kasayı kapatmadığından, ses tuşlarının altında kalan kısım elinizi tahriş ediyor. Forumlarda gördüğüm kadarıyla bu 2. parti üretilen N1&#8242;larda karşılaşılan bir sorun. İyi haber şu ki, HTC sorgusuz sualsiz ve ücretsiz yeni bir kapak yolluyor isteyince. Tabii ki Amerika&#8217;ya. Yeni gelen kapak sorunu %100 çözmese de el tahriş sorununu çözdü.</p>
<p>İkinci fiziksel konu ise fonksiyon tuşları (yani ekranın altındaki geri alma, seçenek, anasayfa ve arama tuşları) Bu tuşları nedense Softkey, yani dokunmatik tuş olarak koymayı uygun görmüşler. Şık görünüyor ama tam internette gezinirken eliniz bunlara değiyor ve sayfa kapanıyor, v.b. Bunlara dokunmamaya alışmak oldukça zor oldu. Hâlâ daha dokunuyorum ara sıra&#8230;</p>
<p>En önemli ikinci sorun ise 3G çekiş gücü. Durduk yere Edge&#8217;e düşebiliyorsunuz ve uzun süre eski haline dönmüyor telefon. Hatta bazen telefonu baştan başlatmanız bile gerekebiliyor. Ne Google&#8217;ın güncellemeleri ne de HTC Passion radyo ROM&#8217;u bu sorunu tam anlamıyla çözebiliyor. Bu da sorunun donanımla ilgili (yani pratikte çözülemez) olduğunu düşündürüyor.</p>
<p>Google&#8217;ın tuhaf bir tercihi olsa gerek, telefon hem FM alıcı hem de verici içerdiği hâlde yazılım desteği olmadığından FM radyo dinleyemiyorsunuz. Modifiyeci Paul abi bu konuda var gücüyle çalışıyor ama hâlâ FM radyodan ses getiremedi.</p>
<p>Pil ömrü ise benzeri diğer telefonlardaki gibi az. Ortalama kullanımda bir gün zor dayanıyor. Hele Google Maps ve GPS ile tam doluyken 1.5 saatte tam boş hale gelebildi. Buna da kolay bir çözüm olacağını sanmıyorum. Belki Seidio marka, ömrü uzatılmış pilleri deneyebilirsiniz ama hediyesi 50 dolardan fazla. Bu aralar modifiyeci abiler pil ömrünü uzatacak yazılımlar üzerinde çalışmaya da başladılar ama herhalde en iyi çözüm Çin&#8217;den çerez parasına getirtebileceğiniz bir adet kısa microusb kablosunu cebinizde taşımak. Nasılsa neredeyse her gittiğimiz yerde bilgisayar bulabiliyoruz artık.</p>
<p>Son iki sorun ise sorun denemeyecek kadar ufak aslında. Trackball mekanik, eski tip toplu farelerdeki gibi oynak bir top içeriyor yani. Bu da kolay bozulabilir demek. Hassasiyeti ise çok kötü değil. Bir de bu kadar pahalı bir oyuncakta doğrusu çok daha kaliteli bir hoparlör (buzzer) olmasını beklerdim. Mevcut hoparlör hem çok düşük sesli hem de son seslere yaklaşınca cızırdıyor. MP3 dinlemek oldukça zor yani. Telefon cebinizdeyken çaldığını anlamak ise neredeyse imkansız. Orijinal kılıfına ses çıkışı koymamışlar, sizin açmanız gerekiyor.</p>
<p>Bu kadar kötü yanlarını yazdım ama doğrusu iyi ki almışım diyorum. Bu telefon Nokia&#8217;yı yerinden edebilecek ve Android&#8217;i hakettiği yere taşıyacak telefonların ilki gibi duruyor. Biraz daha sabredebilmiş olsaydım, birebir aynı kasaya sahip olan HTC Desire&#8217;ı alırdım sanıyorum. Desire&#8217;da, çalışan bir FM radyo, hardkey fonksiyon tuşları ve optik trackpad mevcut. 3G konusunu bilemiyorum ama muhtemelen Google Nexus One&#8217;dan önce HTC Desire Türkiye&#8217;ye gelecektir. Bu sırada benim gibi sabırsız arkadaşlar, telefonda Türkiye garantisi de aramıyorlarsa GittiGidiyor&#8217;a bir göz atabilirler.</p>
<p>Bu yazıdan bir de hayat dersi çıkarmak mümkün, o da şu ki: teknolojik bir ürünü ilk satın alan olmak, son kullanıcı için verimli bir davranış biçimi değil. iPad iPad diye ağzının suyu akan Apple fanboy&#8217;lara da duyurulur&#8230;</p>
<p>Ek: Yazıyı yazıp bitirdiğimde şarjın %15&#8242;e indiğini üzülerek gördüm. Demek ki GPS gibi, telefonun işlemcisine de bu kadar yüklenmek doğru değilmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/nexus-one-alinir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google Nexus One üzerinde APN nasıl ayarlanır?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/google-nexus-one-uzerinde-apn-nasil-ayarlanir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/google-nexus-one-uzerinde-apn-nasil-ayarlanir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 17:16:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Android]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[android]]></category>
		<category><![CDATA[apn]]></category>
		<category><![CDATA[flan]]></category>
		<category><![CDATA[GOOG]]></category>
		<category><![CDATA[mobil internet]]></category>
		<category><![CDATA[nexus one]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=457</guid>
		<description><![CDATA[Sabredemeyip de &#8220;tee amerikalardan&#8221; Google&#8217;ın son telefonu olan Nexus One&#8217;ı getirtmeyi başaran benim gibi arkadaşlar herhalde yine benim gibi telefonu açar açmaz &#8220;nerede bu nalet aletin interneti&#8221; demiştir. Yüksek seviyede bilgiye sahip (bilgisayar mühendisi, askerliğini yapmış, bekar) bir arkadaşımın da aynı sorunla bir saat kadar boğuştuğunu duyduğumda bu işi nasıl başardığımı paylaşmalıyım dedim. İşte, siz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabredemeyip de &#8220;tee amerikalardan&#8221; Google&#8217;ın son telefonu olan Nexus One&#8217;ı getirtmeyi başaran benim gibi arkadaşlar herhalde yine benim gibi telefonu açar açmaz &#8220;nerede bu nalet aletin interneti&#8221; demiştir. Yüksek seviyede bilgiye sahip (bilgisayar mühendisi, askerliğini yapmış, bekar) bir arkadaşımın da aynı sorunla bir saat kadar boğuştuğunu duyduğumda bu işi nasıl başardığımı paylaşmalıyım dedim. İşte, siz de bir saat uğraşmayasınız diye detayları:<span id="more-457"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Ana ekranda iken <em>Settings</em> tuşuna basın. Açılan popup&#8217;tan tekrar &#8220;<em>Settings</em>&#8220;e dokunun. Buradan şu yolu takip ederek ilgili menüye gelin:</p>
<p><em>Wireless &#038; networks > Mobile networks > Access Point Names</em></p>
<p>Burada karşınıza muhtemelen simsiyah ve boş bir ekran gelecek. Tekrar Settings tuşuna basın. &#8220;<em>New APN</em>&#8221; seçeneğini seçin. Doldurmanız gereken alanları ve değerlerini aşağıda veriyorum, buna göre doldurun.</p>
<p><em>Name</em>: <strong>Avea Internet</strong><br />
<em>APN</em>: <strong>internet</strong><br />
<em>Authentication type</em>: <strong>None</strong><br />
<em>APN type</em>: <strong>default,supl</strong></p>
<p>Tekrar <em>Settings</em> tuşuna basın ve buradan &#8220;<em>Save</em>&#8220;e dokunarak işlemi tamamlayın.<a href='#gglnxsnzrndpnnslyrlnr'><sup>*</sup></a></p>
<p>Bu kadar basit. Yalnız belki ileride bir gün MMS de göndermek isterseniz diye o ayarları da vereyim istedim.</p>
<p>Yine aynı ekrana girin ve &#8220;<em>New APN</em>&#8220;e dokunun. Bu seferki değerler ise şunlar:</p>
<p><em>Name</em>: <strong>Avea MMS</strong><br />
<em>APN</em>: <strong>mms</strong><br />
<em>Username</em>: <strong>mms</strong><br />
<em>Password</em>: <strong>mms</strong><br />
<em>MMSC</em>: <strong>http://mms.avea.com.tr/servlets/mms</strong><br />
<em>MMS proxy</em>: <strong>213.161.151.201</strong><br />
<em>MMS port</em>: <strong>8080</strong><br />
<em>Authentication type</em>: <strong>None</strong><br />
<em>APN type</em>: <strong>mms</strong></p>
<p>Yine <em>Settings</em> tuşuna basıp &#8220;<em>Save</em>&#8220;e dokunuyoruz ve işte bu kadar.<a href='#gglnxsnzrndpnnslyrlnr'><sup>*</sup></a></p>
<p>Bütün ayarlar tamamlandıktan sonra telefonu yeniden başlatmanızı öneririm. (Katılıyorum biraz windows&#8217;u hatırlatıyor <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
<p>Bu arada ufak bir uyarı. Bir Google telefonu olan Nexus One, kendini Amerika&#8217;da sanıp cart diye 15MB&#8217;lık update dosyasını indiriyor ve yeni update var kurayım mı diye sizi uyarıyor. Tabii ki kurun (eğer multi-touch istiyorsanız <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) fakat 15MB datayı bana sormadan indirmesini kaldıramadım doğrusu. Biz burada eşek başı mıyız Google amca? Ama yine de tebrikler. Daha önce kendini havadan  (<em>Over The Air</em> veya <em>OTA</em>) güncelleyen bir telefonum olmamıştı doğrusu.</p>
<p>Nexus One ile ilgili yazacaklarım burada bitmedi ancak bu yazı neredeyse bitti. Şöyle tamamlayayım; Android 2.1&#8242;i görüp de daha aşağı bir işletim sistemi kullanmayı düşünenin aklına şaşarım (Evet Windows Mobile 6.5 da dahil <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) Varsa sizin de Nexus One deneyimleriniz, paylaşmak istedikleriniz, yorumlar açık. Heyecanla okumaya hazırım doğrusu.</p>
<p><a name='gglnxsnzrndpnnslyrlnr'><sup>*</sup></a> MCC ve MNC değerleri otomatik olarak sim kartınızdan okunarak ayarlanır. Bu sebeple dokunmasanız iyi edersiniz ama bir sorun çıkarsa diye kenarda dursun. Değerler sırayla 286 ve 03.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/google-nexus-one-uzerinde-apn-nasil-ayarlanir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Android&#8217;inde Türkçe klavye</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/01/turkiyenin-androidinde-turkce-klavye/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/01/turkiyenin-androidinde-turkce-klavye/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 17:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[android]]></category>
		<category><![CDATA[htc hero]]></category>
		<category><![CDATA[htc ime]]></category>
		<category><![CDATA[htc klavye]]></category>
		<category><![CDATA[samsung galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe klavye]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe t9]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=437</guid>
		<description><![CDATA[Yakın zamanda paraya kıyıp bir Android telefon alayım dedim. Eskisi de Symbian&#8217;dı ama Exchange Server&#8217;a bağlanamıyordu. Bir de kendisinde wifi yoktu. Ben de ne yapsam ne etsem derken piyasa fiyatından oldukça ucuza (350 tl daha ucuza) bulduğum Samsung GT-I7500&#8242;i, nam-ı diğer Samsung Galaxy&#8217;yi aldım. Bu sayede Türkiye&#8217;nin ilk 3g&#8217;li Android&#8217;ine sahip olmuş oldum. Tabii ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yakın zamanda paraya kıyıp bir Android telefon alayım dedim. Eskisi de Symbian&#8217;dı ama Exchange Server&#8217;a bağlanamıyordu. Bir de kendisinde wifi yoktu. Ben de ne yapsam ne etsem derken piyasa fiyatından oldukça ucuza (350 tl daha ucuza) bulduğum Samsung GT-I7500&#8242;i, nam-ı diğer Samsung Galaxy&#8217;yi aldım. Bu sayede Türkiye&#8217;nin ilk 3g&#8217;li Android&#8217;ine sahip olmuş oldum. Tabii ki macera burada yeni başladı. Linux tabanlı bir işletim sistemine sahip bir telefonunuz varsa illa ki root (en yetkili kullanıcı) yetkisi alınmalı, telefona doğuştan sahip olmadığı yetenekler eklenmeliydi. Öyle de yaptım netekim. Bu aşamaların detaylarını buraya yazmayacağım. Zaten ancak meraklısının yapabileceği karmaşıklıkta ayarları var ve konu hakkında yeteri kadar Türkçe kaynak da mevcut.<span id="more-437"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Android telefonunuzun özelliklerini arttırmanın en kısa yolu, custom ROM denilen ve Android tabanlı benzer bir cihazın ROM&#8217;u taban alınarak özelleştirilmiş işletim sistemlerini kendi telefonunuza yüklemek. Bu konuda da piyasanın duayeni sayılabilecek firmanın yani HTC&#8217;nin ROM&#8217;ları en başarılıları. Samsung i7500, yani Samsung Galaxy için piyasadaki bana göre en başarılı ve yaygın Custom ROM ise GalaxHero. Bu ROM&#8217;u merak ediyorsanız Google&#8217;da aramanızı öneririm. Detayları yine bu yazının kapsamı dışında.</p>
<p>Gelelim yazının konusuna: Yukarıdaki ve benzeri yöntemlerin en büyük sorunu, geliştirme Türkiye&#8217;de pek yapılmadığından henüz Türkçe bir ROM olmaması. Bunun iki sonucu var. GalaxHero&#8217;yu yüklediğinizde telefon menüleri İngilizce oluyor. Bu pek çokları için kabul edilebilir. Ama daha da büyük olan sorun otomatik kelime tamamlama özelliklerinin de İngilizce olması. İşte GalaxHero&#8217;nun keşfettiğim ve severek kullandığım müthiş bir özelliği olan Türkçe kelime tamamlama (eski adıyla <em>t9</em>, yeni adıyla <em>xt9</em>) burada devreye giriyor. Nasıl mı? Şöyle:</p>
<p>Samsung Galaxy cihazınıza GalaxHero ROM&#8217;unu (veya sadece HTC klavyesini) yükledikten sonra HTC klavyesini aktive edin. Detaylı anlatım için <a href="http://www.mobildepo.com/samsung_galaxy_i7500_galaxhero_v111_kurulumu-t46332.0.html">şuraya</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>Arkasından aşağıdaki adımları izleyin. Dikkat, bu işlemler oldukça karmaşıktır. Başınıza gelebileceklerden sorumlu olmadığımı hatırlatırım <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&#8220;<em>adb pull&#8221;</em> komutunu kullanarak &#8220;<strong><em>/data/data/com.htc.android.htcime/shared_prefs/com.htc.android.htcime_preferences.xml</em></strong>&#8221; dosyasını bilgisayarınızda uygun bir yere indirin.</p>
<blockquote><p>adb pull /data/data/com.htc.android.htcime/shared_prefs/com.htc.android.htcime_preferences.xml c:\tmp\com.htc.android.htcime_preferences.xml</p></blockquote>
<p>Arkasından dosyayı uygun gördüğünüz metin editörü ile açarak şu satırı bulun:</p>
<blockquote><p>&lt;string name=&#8221;keyboard_language&#8221;&gt;0&lt;/string&gt;</p></blockquote>
<p>Bu varsayılan dil olan İngilizceye tekabül ediyor. Bu alana <em><strong>0</strong></em> yerine <em><strong>15</strong></em> yazın ve dosyayı kaydedin.</p>
<blockquote><p>&lt;string name=&#8221;keyboard_language&#8221;&gt;15&lt;/string&gt;</p></blockquote>
<p>Bilgisayarınızdaki güncel dosyayı telefonunuzdaki eski dosyanın üzerine bu sefer &#8220;<em>adb push</em>&#8221; komutunu kullanarak tekrar kopyalayın.</p>
<blockquote><p>adb push c:\tmp\com.htc.android.htcime_preferences.xml /data/data/com.htc.android.htcime/shared_prefs/com.htc.android.htcime_preferences.xml</p></blockquote>
<p>Telefonunuzu yeniden başlatın. (Aslında klavye giriş yöntemini bir kez değiştirip eski haline getirseniz de yetecektir ama emin olmakta fayda var.)</p>
<p>Ve artık klavyeniz Türkçe karakterleri de destekliyor. Üstüne üstlük bu arsız klavye bir de kelimelerinizi sizin yerinize tamamlıyor.</p>
<p>Bu yöntemin güzel yanı Android olup da üzerinde HTC klavyesi kullanabildiğiniz tüm cihazlarda uygulanabilir olması. Aferin HTC, doğrusu klavyene Türkçe&#8217;yi varsayılan olarak koyarak gönlümü fethettin.</p>
<p>Diğer diller için gereken kodlar da şöyle:</p>
<blockquote><p>İngilizce 0<br />
Arapça (Mısır) 14<br />
Arapça (İsrail) 14<br />
Çekçe 7<br />
Danca 8<br />
Hollanda Dili 11<br />
İspanyolca 4<br />
Fince 12<br />
Fransızca 1<br />
Almanca 2<br />
Yunanca 17<br />
İtalyanca 3<br />
Norveççe (Bokmål) 10<br />
Lehçe 13<br />
Portekizce 5<br />
Romence 16<br />
Rusça 6<br />
İsveççe 9<br />
Türkçe 15</p></blockquote>
<p>Bu arada HTC&#8217;nin İngilizce Windows içeren sürümlerinde de benzer yöntemler kullanarak Türkçe otomatik sözcük tamamlama sahibi olabiliyorsunuz. Ama Windows Mobile&#8217;ı pek sevmediğimi belirtmeliyim. O yüzden kendi başınasınız.</p>
<p>Google yardımcınız olsun <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kaynak:<br />
<a href="http://ostebaronen.dk/changing-htc_ime-language-to-danish/">Changing HTC_IME language to Danish and other languages</a>, Tomasz Cielecki</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/01/turkiyenin-androidinde-turkce-klavye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>USB Modem Olmadan da 3G Oluyormuş</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/usb-modem-olmadan-da-3g-oluyormus/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/usb-modem-olmadan-da-3g-oluyormus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 17:39:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[bluetooth]]></category>
		<category><![CDATA[edge]]></category>
		<category><![CDATA[gprs]]></category>
		<category><![CDATA[gsm]]></category>
		<category><![CDATA[modem]]></category>
		<category><![CDATA[usb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=374</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Moda Starbucks&#8217;ta barista&#8217;ların uzun çabaları sonucu hala TTNet Wifi düzelmeyince cep telefonumun Bluetooth özelliklerinden faydalanarak, USB modem kullanmadan Internet&#8217;e çıkmayı başardım. Bunu yaparken kullandıklarım: Samsung SGH-i560 (Ya da Bluetooth&#8217;u ve 3G özelliği ve dahili modem&#8217;i olan herhangi bir telefon) Asus EEE PC (Ya da herhangi bir Bluetooth donanımlı bilgisayar) Windows XP (Ya da  herhangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Moda Starbucks&#8217;ta barista&#8217;ların uzun çabaları sonucu hala TTNet Wifi düzelmeyince cep telefonumun Bluetooth özelliklerinden faydalanarak, USB modem kullanmadan Internet&#8217;e çıkmayı başardım. Bunu yaparken kullandıklarım:</p>
<ul>
<li>Samsung SGH-i560 (Ya da Bluetooth&#8217;u ve 3G özelliği ve dahili modem&#8217;i olan herhangi bir telefon)</li>
<li>Asus EEE PC (Ya da herhangi bir Bluetooth donanımlı bilgisayar)</li>
<li>Windows XP (Ya da  herhangi bir işletim sistemi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</li>
</ul>
<p><span id="more-374"></span><br />
Tüm detayları yazmayacağım ama bilmeniz gereken adımlar şöyle:</p>
<ul>
<li>Bilgisayarınızdan etraftaki Bluetooth cihazları aratın ve telefonunuzu tanıtın.</li>
<li>Tercihen telefonunuzdaki Bluetooth ayarlarına girip telefonunuzun bilgisayarınıza güvenmesini sağlayın ki telefonunuz attığınız her adımda sizden onay istemesin.
<ul>
<li>Samsung i560&#8242;da adımlar: Menü -&gt; Bağlantı -&gt; Bluetooth -&gt; Eşleşmiş cihazlar -&gt; (İlgili cihaz seçilir) -&gt; Seçenek -&gt; Yetkili olarak ata</li>
</ul>
</li>
<li>Bilgisayardan modem&#8217;in gelişmiş ayarlarına girin ve aşağıdaki güncellemeyi yapın:
<ul>
<li>Başlat -&gt;  Denetim Masası -&gt; Yönetimsel Araçlar -&gt; Bilgisayar Yönetimi -&gt; Aygıt Yöneticisi -&gt; Modemler -&gt; Bluetooth Modem -&gt; (Sağ tıklanıp özellikler&#8217;e girilir) -&gt; Gelişmiş Ayarlar</li>
<li>Burada &#8220;Ekstra Başlatma Komutları&#8221; (Extra Initialization Commands) diye bir alan bulunur. Aşağıdaki satırı buraya yazmanız gerekiyor:<a href="#ylsbmdmlmdndglyrms1"><sup>*</sup></a><br />
<code><span style="color: #ff0000;"><strong>+CGDCONT=1,"IP","internet"</strong></span></code></li>
<li>Bu adım oldukça önemli zira yukarıdaki komut hangi APN, yani Access Point Name&#8217;i (Erişim Noktası Adı) kullanacağınızı gösteriyor. Örneğin Turkcell hatları için bu APN&#8217;in adı (şimdilik) &#8220;internet&#8221; ve modem bu APN&#8217;i kullanarak Internet&#8217;e çıkacak. Telefonunuzda daha farklı bir APN kullanıyorsanız buraya onu yazmalısınız.</li>
</ul>
</li>
<li>Bu modem&#8217;i kullanarak yeni bir <em>Çevirmeli Ağ Bağlantısı</em> oluşturun:
<ul>
<li>Denetim Masası&#8217;na gidin ve bu kez &#8220;Ağ Bağlantıları&#8221;na tıklayın. Açılan pencereden &#8220;Yeni Bağlantı Oluştur&#8221;u seçin ve şu adımları izleyin:
<ul>
<li>&#8220;Internet&#8217;e bağlan&#8221; -&gt; &#8220;Ağ bağlantısını elle ayarla&#8221; -&gt; &#8220;Çevirmeli ağ bağlantısı oluştur&#8221;</li>
<li>ISP adı kısmına herhangi bir şey yazın (örn. <em>Bluetooth bağlantısı</em>)</li>
<li>Telefon numarası kısmına şunu yazın: <span style="color: #ff0000;"><strong>*99#</strong></span></li>
<li>Kullanıcı adı ve şifre alanları aslında önemsiz zira Türkiye&#8217;de son kullanıcı için böyle bir güvenlik önlemi bildiğim kadarıyla kullanılmıyor, ama siz yine de her iki alana da <em>gprs </em>yazın. Ne olur ne olmaz.
<ul>
<li>Kurumsal kullanıcılar buraya kurumsal kullanıcı adı ve şifrelerini yazabilir</li>
</ul>
</li>
</ul>
</li>
</ul>
</li>
<li>Artık hazırsınız. Geriye sadece çevirmeli ağ bağlantısını kullanmak kalıyor. Bunun için de şu yolu izleyebilirsiniz:
<ul>
<li>Denetim Masası -&gt; Ağ Bağlantıları -&gt; Bluetooth bağlantısı (ya da hangi ismi verdiyseniz) -&gt; Çevir</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Bu şekilde Internet&#8217;e bağlanabilmeniz gerekir. Hem de telefonun kendi yazılımlarına her zaman erişemeyeceğinizi var sayarsak, özellikle acil durumlarda faydası olacağını düşünüyorum bu yöntemin. Bana oldu en azından. Hazır bağlanmışken durum nedir bir görelim bu yeni teknolojide dedim ve bağlantı hızlarını da test ettim<a href="#ylsbmdmlmdndglyrms2"><sup>**</sup></a>, sonuçlar şöyle:<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<ul>
<li>GPRS/EDGE üzerinden bağlantı testi sonuçları:
<ul>
<li>Gecikme (Latency) : <strong>320 ms</strong></li>
<li>İndirme hızı (Download): <strong>0.20 mbps</strong></li>
<li>Gönderme hızı (Upload): <strong>0.08 mbps</strong></li>
</ul>
</li>
<li>3G üzerinden bağlantı testi sonuçları:
<ul>
<li>Gecikme (Latency) : <strong>160 ms</strong></li>
<li>İndirme hızı (Download): <strong>0.88 mbps</strong></li>
<li>Gönderme hızı (Upload): <strong>0.20 mbps</strong></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Gördüğünüz gibi 1 mbps&#8217;e yakın bir hız elde edebildim. Modem&#8217;i bir COM portu üzerinden bağladığımız için maalesef COM portlarının hızıyla sınırlıyız. Yani, USB modem&#8217;le çok daha hızlı bağlanmak mümkün, zaten USB modem kullanılmasının ana sebeplerinden biri de bu.</p>
<p>Yazımı birkaç uyarıyla bitireyim:</p>
<ul>
<li> Yeni bilgisayarların çoğunda v90 yani yer telefonlarına bağlanan modem yok ama eğer varsa Bluetooth bağlantısı için doğru modem&#8217;i seçmelisiniz.</li>
<li>Türkiye&#8217;de maalesef GSM üzerinden Internet&#8217;e ulaşmak pek ucuz değil. Bunun için gezinirken ihtiyacınız yoksa resimleri yükleme seçeneğini kapatabilirsiniz. Örneğin Firefox 3.5&#8242;da şu şekilde kapatılıyor:
<ul>
<li>Araçlar -&gt; Seçenekler -&gt; İçerik -&gt; Buradan &#8220;Resimleri göster&#8221;in yanındaki işaret kaldırılır.</li>
</ul>
</li>
<li>Bu bağlantı hızlarına ulaşıp ulaşamamanız bulunduğunuz mekan&#8217;a, operatörünüze, o anda kaç kişinin 3G ile bağlanmaya çalıştığına, cep telefonunuza, Bluetooth aygıtlarınıza, ve daha pek çok şeye bağlıdır. Farklı sonuçlar alırsanız bana şarlamayın sonra.</li>
<li>3G bağlantı genelde daha fazla cep telefonu pili yiyor. Çoğu kez de GPRS hızlarının yeterli olduğu düşünülürse, uzun süre çalışacaksanız telefonunuzun tercihlerinden GPRS hızında kalmasını sağlayın.</li>
</ul>
<p>Bu arada bu yazıyı da 3G üzerinden yolluyorum. Doğrusu büyük ferahlıkmış, mekan bağımsızlığı. Var mı oralarda başka, USB modem&#8217;i olmadan 3G kullanan?</p>
<p><a name="ylsbmdmlmdndglyrms1"><sup>*</sup></a> Kopyala yapıştır yaparsanız çift tırnaklar yanlış çıkacaktır. Burada gördüğünüz metni elinizle yazın ve harflere özellikle dikkat edin. WordPress teması çift tırnakları afili çift tırnaklarla değiştiriyor.<br />
<a name="ylsbmdmlmdndglyrms2"><sup>**</sup></a> Tüm hız testlerini <a href="http://www.speedtest.net">http://www.speedtest.net</a> üzerinden sunucu olarak Teknotel seçerek yaptım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/usb-modem-olmadan-da-3g-oluyormus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Starbucks&#8217;ta bedava internet?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/07/starbucksta-bedava-internet/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/07/starbucksta-bedava-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 15:44:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[starbucks]]></category>
		<category><![CDATA[wifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süre önce, home-office çalışırken Starbucks ikinci ofisim gibiydi. Malum, evde çalışmak bazen çok can sıkıcı olabiliyor. Hatta Starbucks&#8217;a o kadar çok gittim ki, iş arkadaşlarım nerede olduğumu sorduğunda genelde &#8220;Starbucks ofisteyim&#8221; demeye başlamıştım. Starbuckslar, ergonomik masaları, fon müziği (lounge?) ve kahvaltısından öğle yemeğine yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla tam da ideal bir ofis gibi aslında. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süre önce, home-office çalışırken Starbucks ikinci ofisim gibiydi. Malum, evde çalışmak bazen çok can sıkıcı olabiliyor. Hatta Starbucks&#8217;a o kadar çok gittim ki, iş arkadaşlarım nerede olduğumu sorduğunda genelde &#8220;Starbucks ofisteyim&#8221; demeye başlamıştım. Starbuckslar, ergonomik masaları, fon müziği (lounge?) ve kahvaltısından öğle yemeğine yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla tam da ideal bir ofis gibi aslında. Bütün bu rahatlıkların yanısıra maalesef çok büyük bir eksiği vardı, internet. Internet eksik değil diyeceksiniz tabii ama o zamanlar (ki o zamanlar taş çatlasa 6 ay önce oluyor), evinizde TTNet ADSL hattınız yoksa yarım saati 3.5 TL&#8217;ye internete bağlanabiliyordunuz. O zamanlar ADSL hattım da vardı lakin, o zaman da her ADSL hattı için ücretsiz olarak ayda sadece 3 saat bağlanabiliyordunuz (sahip olduğunuz pakete göre bu süre de değişiyordu).</p>
<p>Sıklıkla Starbucks ofisi kullanan biri olarak, ve de belki istekleri tükenmez bir tüketici olarak, Starbucks&#8217;a (daha doğrusu Türkiye versiyonu olan <a href="http://www.shaya.com.tr/">Shaya</a>&#8216;ya) bir e-posta sallayayım da şu interneti bedava yapsınlar dedim. Koskoca Starbucks senin demenle interneti bedava mı yapacak deyip noktalama işareti olarak fiyakalı bir küfür ekleştirdiğinizi duyar gibiyim. Ve diyorum ki evet. Neden mi bu kadar kendime güveniyorum? Buyrun işte nedeni:<span id="more-270"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Bir dönem Burger King Whopper&#8217;ının müdavimiydim. O dönemde ketçapları Kingtom diye bir markayla değiştirmişlerdi, ki o ketçap bildiğiniz tentürdiyot gibi kokuyordu. Kendilerine bir e-mektup atıp (ki o da Burger King değil tabii ki, <a href="http://www.tabgida.com.tr/">Tab Gıda</a> oluyor), &#8220;İkidir geliyorum, patatesleri de ketçabı da çöpe atıyorum. Lütfen şu ketçapları değiştirin, yoksa vallahi gelesim kalmadı&#8221; dedim. Birkaç gün içinde telefonla bana ulaşıp &#8220;Sizi anlıyoruz ama bu uluslararası bir karar&#8221; dediler. Başa gelen çekilir havasıyla bir kez daha gittim, hala aynı ketçap aynı iğrenç tat. Gerçi artık ketçap yerine barbekü sosu almaya başlamıştım ama hamburgerin içine de aynı ketçabı koyuyorlardı. O gün dellenip kasiyere sordum: &#8220;Yahu siz bu ketçabı seviyor musunuz allah aşkına?&#8221; Aldığım cevap &#8220;Ne yapalım, biz de yemiyoruz&#8221; oldu. Bunun üzerine bir e-mektup daha attım. &#8220;Bakın artık o ketçap değişene kadar gelmeyeceğim. Kasiyeriniz bile yemiyor.&#8221; temalı bu mesajımdan sonra da bir telefon görüşmesi, yine aynı şeyler. Lakin enteresan bir şey oldu ve koskoca Burger King, beni dinleyip ketçabı düzeltti. Mutlu ve kalorili günlerime geri döndüm ben de&#8230; (Evet biliyorum tek şikayetçi ben değildim, başkaları da şikayet etti ama biz şikayetçi olmasaydık belki de o iğrenç ketçapları yedirmeye devam edeceklerdi?)</p>
<p>Neyse, konuyu çok dağıttık. Starbucks&#8217;ta bedava internete girebilmek için epeyce bir araştırma yaptım. Diğer ülkelerde Starbucks kartı denilen bir kart ile günde 2 saat bedava internete girilebiliyordu, lakin o kart buralarda mevcut değildi. Ben de ben çılgın bir tüketiciyim deyip milyon dolarlık Shaya gıdayı kendime muhatap kabul ettim ve salladım e-postayı. Özetle şöyle bir şeylerdi:</p>
<blockquote><p>&#8220;Starbucks&#8217;a haftada en az iki kere gidiyorum. İnternet&#8217;i bedava yapsanız emin olun çok daha sık giderim ve sadece benim aldığım kahveden elde edeceğiniz karla 2 mbit TTNet&#8217;i karşılayabilirsiniz. Bu kadar pahalı interneti de muhtemelen kimse kullanmıyordur&#8221;.</p></blockquote>
<p>Ya da bu minvalde bir şeyler yazdım işte. Bana gelen cevabın (evet, cevap geldi) %50&#8242;si <a href="http://www.starbucks.com.tr">kendi web siteleri</a>nde<a href="#yldzstrbckstbdvntrnt1"><sup>*</sup></a> yer alan ve zaten okumuş olduğum bilgileri ve %50&#8242;si ise &#8220;Biz biliyoruz, sürekli takip ediyor. Bir sürü insan kullanıyor&#8221; şeklinde savunmacı cümleleri içeriyordu. Bu arada yanlış anlaşılmasın, cevapları oldukça kibardı ama interneti fiyatlandırma politikaları &#8220;bence&#8221; yanlıştı. Ben de peki ne yapayım bari dedim ve yürüyerek gidebileceğim Starbucks yerine, Bağdat Caddesi&#8217;nde yer alan ve interneti bedava olan &#8220;Barnie&#8217;s&#8221;e gitmeye başladım.<a href="#yldzstrbckstbdvntrnt2"><sup>**</sup></a> Git gel dolmuş parası hala internetten kat kat ucuzdu. (Tabii yakınlarımdaki herhangi bir Türk yapımı kıraathane/cafe&#8217;ye de gidip bedava internetle çalışabilirdim ama oralarda gelip gelip çay lazım mı abi diyorlar ve o zamanlar sigara içmek de serbestti.)</p>
<p>Peki bu olaydan yıllaaar yıllar sonra, şey pardon aylar sonra bilin bakalım ne oldu? Evet doğru tahmin ettiniz. Starbucks&#8217;ta internetler artık bedava. Hatta şu anda bu yazıyı İstiklal caddesindeki bir Starbucks şubesinden yollamak üzereyim. Şimdi gördünüz mü ben neymişim? Evet, tüketiciymişim ve daima haklıymışım. Bugünlerde home-office çalışmıyorum ama Starbucks&#8217;a gittiğimde laptopuyla gelenlerin sayısının en az ikiye katlandığını görüyorum. Demek ki neymiş, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Glocalisation">glokalizasyon</a><a href="#yldzstrbckstbdvntrnt3"><sup>***</sup></a> sadece Türk kahvesi yapmak demek değilmiş (bu arada ne kadar kötü değil mi o kahve de?) Son olarak Starbucks Türkiye&#8217;ye hitap edeyim de fazla uzatmadan bitireyim yazımı:</p>
<p><strong>Ey Shaya gıda veya TTNet WiFi, burayı okuyorsan eğer, bil ki haklıymışım ama istediğim şeyi doğru ifade edememişim. Starbucks&#8217;larda internet bedava olsun ama lütfen QOS (Quality Of Service) de olsun. O ne diyenler olmasın diye Türkçe de yazayım: Interneti herkes eşit miktarda paylaşsın. Birileri evdeki kotalı internetini kullanmamak için gelip mp3 indirirken birileri bloglayamaz hale gelmesin. Bu da olsun söz ayda en az bir kez gideceğim Starbucks&#8217;lara.</strong></p>
<p><a name="yldzstrbckstbdvntrnt1"><sup>*</sup></a> Artık internet bedava olduğu için sanıyorum ilgili bilgi kaldırılmış. Bu arada Firefox&#8217;la sitede gezinirken CSS sorunlarıyla karşılaştım. Bilginize.<br />
<a name="yldzstrbckstbdvntrnt2"><sup>**</sup></a> Barnie&#8217;s'in web sitesini bulamadım. Eğer siteleri yoksa bu, Barnie&#8217;s'in ayıbı olmuş doğrusu.<br />
<a name="yldzstrbckstbdvntrnt3"><sup>***</sup></a> <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Marketing">Marketing</a>&#8216;den de az biraz anlıyoruz yani!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/07/starbucksta-bedava-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsten(mey)en posta?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/istenmeyen-posta/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/istenmeyen-posta/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2008 15:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen posta]]></category>
		<category><![CDATA[Spam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/10/22/istenmeyen-posta/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün posta kutumda bir mesaj buldum. Bu, daha önce de benzeri gönderilmiş, İstanbul&#8217;daki etkinlikleri gösteren bir mesajdı. Gönderen adresinde ise epey eskiden üye olduğum bir adres olan, Sirketadi.com yazıyordu. Daha önceki mesajlar istenmeyen posta kutusuna düşüyordu, ben de kutuyu boşaltıp geçiyordum. Lakin bu gelen mesaj direk gelen kutusuna düşünce &#8220;Tamam&#8221; dedim, &#8220;Buraya kadar. Bir kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün posta kutumda bir mesaj buldum. Bu, daha önce de benzeri gönderilmiş, İstanbul&#8217;daki etkinlikleri gösteren bir mesajdı. Gönderen adresinde ise epey eskiden üye olduğum bir adres olan, Sirketadi.com yazıyordu. Daha önceki mesajlar <span style="font-style:italic;">istenmeyen posta</span> kutusuna düşüyordu, ben de kutuyu boşaltıp geçiyordum. Lakin bu gelen mesaj direk <span style="font-style:italic;">gelen kutusu</span>na düşünce &#8220;Tamam&#8221; dedim, &#8220;Buraya kadar. Bir kez gönderen adresini <span style="font-style:italic;">engellenen alıcılar</span> listesine alayım da ebediyen kurtulayım şu mesajlardan. Spam&#8217;e karşı bir kaleyi daha yıkmış olayım kendi küçük dünyamda.&#8221; Lakin e-mektubu açıp, gönderenin gerçek adresini almak için baktığımda gerçek gönderen adresiyle postayı gönderen şirketin adının tutmadığını gördüm. Merak edip biraz araştırınca anladım ki mesajı bana ulaştıran bir toplu posta yollama şirketi, hem de yasal. Hemen incelemeye aldım.</p>
<p>Mektubun gönderildiği yer sirket_adi@smartmessage.com.tr idi.<span id="more-25"></span> <a href="http://www.smartmessage.com.tr">Smartmessage.com.tr</a> adresine girince, SmartMessage isminin, ODC isimli bir yazılım firmasına ait bir marka olduğunu gördüm.<a href="#stnmynpst1"><sup>1</sup></a><sup>,</sup> <a href="#stnmynpst2"><sup>2</sup></a> Bu şirket Koç.net alt yapısını kullanarak şirketlerin müşterileriyle e-posta yoluyla iletişmesini sağlıyordu. İşleyiş ise anladığım kadarıyla şöyle:</p>
<p>- Siz internet ortamında varlık göstermek isteyen bir şirketsiniz<br />
- SmartMessage ürününü satın alıyorsunuz<br />
- ODC size sirket_adi@smartmessage.com.tr diye bir mail adresi temin ediyor<br />
- Ürünü satın alırken, ODC&#8217;ye üye listenizdeki herkesin e-posta adresini teslim ediyorsunuz.<br />
- Daha sonra üyelerinize iletmek istediğiniz, toplu olarak gönderilmesi gereken e-mektupları SmartMessage&#8217;a veriyorsunuz.<br />
- Bu e-posta&#8217;yı sizin için tüm üyelere sirket_adi@smartmessage.com.tr adresinden yolluyorlar.</p>
<p>Güzel, hoş, isteğe bağlı olduğu için de yasal görünen bir sistem. Açıkçası IKEA&#8217;nın, Carrefour&#8217;un kapınıza broşür bırakmasından daha bir yasal. Hiç değilse reklamı gönderen şirkete adresinizi kendiniz veriyorsunuz.</p>
<p>Lakin bu sistemin sorunları, tatsızlıkları da yok değil. Benim dikkatimi çeken en büyük iki sorun şöyle:</p>
<p>- sirket_adi@smartmessage.com.tr adresinden bir daha mesaj almak istemiyorsanız, reklamı yollayan şirketin web sitesine girmeniz ve &#8220;Ben başka e-posta almak istemiyorum&#8221; demeniz gerekiyor. Şirket de gidip SmartMessage&#8217;a diyor ki, &#8220;Bu adama artık mesaj yollama.&#8221; Bu da demektir ki, SmartMessage&#8217;ın size mesaj yollamayı bırakması tamamen reklam sahibi şirketin inisiyatifine kalmış. Yani web sitesine girip, sadece bir kere üye olduğunuz bir şirket, siz istemiyorum deseniz de, size SmartMessage aracılığıyla ömür boyu mesaj yollayabilir. SmartMessage ise reklam veren şirketle anlaşması devam ettiği sürece şirketin yasal aracısı olacaktır.<br />
- Dahası, SmartMessage, reklam veren şirkete üye olup olmadığınızı gerçekten bilemez. Bu da demektir ki, bir KOBİ, piyasadan beş lira verip bir adet &#8220;on milyon mail adresi&#8221; cd&#8217;si edinir de, SmartMessage&#8217;a bunlara mesaj at derse, SmartMessage da yollayacaktır.</p>
<p>Sadece müşteri tarafında değil, SmartMessage tarafında da sorunları var bu sistemin:</p>
<p>E-posta okuduğunuz programa &#8220;Gönderen adında @smartmessage.com.tr geçen tüm mesajları okunmadan sil&#8221; derseniz, bu tür postaların tümünden, reklam veren şirkete bakmaksızın kurtulmuş olabilirsiniz. Daha da kötüsü, birkaç kişi üye olduğu sitenin gönderdiği mesaj dahi olsa, &#8220;This is Spam/Bu istenmeyen postadır&#8221; linkine tıklarsa, smartmessage.com.tr domain&#8217;inin uluslararası kara listelere girmesi de olasıdır.</p>
<p>Böyle bir durumdan tek etkilenecek olan SmartMessage da değildir. SmartMessage web sitesinde, Koç.net alt yapısını kullandığını belirtmiştir. Bu da demektir ki her gün Koç.net IP adreslerinden (ve de IP adres bloklarından) milyonlarca e-mektup yollanmaktadır ve bunların bir kısmı <span style="font-style:italic;">istenmeyen posta</span> (spam) olarak algılanmaktadır. Bu da Koç.net&#8217;in ip&#8217;lerinin veya IP adres bloklarının da aynı kara listeye girebileceği anlamına gelmektedir.</p>
<p>SmartMessage&#8217;cı arkadaşların bu tarzdan sorunlar için alacağı en basit ve etkili ilk önlem, &#8220;opt-out&#8221; işlemini, yani &#8220;Ben bu mesajları almak istemiyorum arkadaş&#8221; işlemini tüm mesajların sonuna, kendi sistemlerinden yapılabilecek şekilde eklemektir. Yani mesajı okuyan kullanıcı bir tıklamayla, hem de reklam veren şirkete sorulmadan, bu mesajları bir daha almayacak hale gelebilmelidir. Böylece, opt-out işlemi hızlanacağı gibi, SmartMessage piyasada daha kalıcı ve güvenilir bir yer edinebilecektir. Dilerse sonradan reklam veren şirkete bilgilendirme de yapabilir.</p>
<p>Bir önlem daha ise, yine mesajlara &#8220;Bu mesaj benim isteğim dışında yollanmıştır&#8221; gibi bir ibarenin de eklenmesidir. Böylece bahsettiğim ilk sorundan, yani spammer durumuna düşme konumundan kurtulabilir veya kendini bu konuma düşürebilecek şirketleri hızlıca farkedebilir.</p>
<p>Kıssadan hisse, toplu mesaj göndererek para kazanmak sigara satarak para kazanmaya benziyor. Elbette bu ürünün alıcısı olacaktır ama ürünün/firmanın ne iş yaptığını duyanlarda da illa ki buruk bir his bırakacaktır.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<a name="stnmynpst1"><sup>1</sup></a> <a href="http://www.smartmessage.com.tr">SmartMessage web sitesi</a><br />
<a name="stnmynpst2"><sup>2</sup></a> <a href="http://www.odc.com.tr">ODC, Od Yazılım web sayfası</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/10/istenmeyen-posta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sansür ne işe yarar?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/08/sansur-ne-ise-yarar/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/08/sansur-ne-ise-yarar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 19:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/08/09/sansur-ne-ise-yarar/</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm. Sonra da &#8220;ignorance is bliss&#8221;* diyenlere inat (ki bunlardan biri de benim) yazmaya karar verdim. Hatırlarsanız bir süre önce Arap ülkelerindeki porno yasağının onları durdurmadığını, sadece çanak anten takarak her şeyi izlediklerini resimli örneklerle açıklamış ve sansür&#8217;ün aslında işe yaramadığını, ortada bir suç varsa kaynağında çözmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm. Sonra da &#8220;ignorance is bliss&#8221;<sup>*</sup> diyenlere inat (ki bunlardan biri de benim) yazmaya karar verdim. Hatırlarsanız bir süre önce Arap ülkelerindeki porno yasağının onları durdurmadığını, sadece çanak anten takarak her şeyi izlediklerini resimli örneklerle açıklamış ve sansür&#8217;ün aslında işe yaramadığını, ortada bir suç varsa kaynağında çözmek gerektiğini söylemiştim. Bu yazımda da bunun ispatını sunacağım.<span id="more-18"></span></p>
<p>Kısa bir süre önce aklıma takıldı. Youtube kapana kapana Küçük Emrah&#8217;ın eski filmlerine dönmüştü. Bakalım bu 5651 no&#8217;lu yasaya dayanarak site kapatılması gerçekten işe yarıyor muydu?<sup>1</sup> Yoksa kız çocuklarını diri diri gömen Çin&#8217;deki<sup>2</sup> sansür sadece mevcut sistemin varlığını korumaya mı yarıyordu? İkinci savı elbette şimdilik ispatlayamıyorum ama ilk konuda, yani bu yasakların işe yararlığı konusunda diyeceklerim var.</p>
<p>Google denilen günümüzün belki de en sık kullanılan arama motorunun pek çok faydalı hizmetinden biri olan &#8220;Google Trends&#8221; meraklısına ülkelere veya tarihlere göre en çok hangi kelimelerin arandığı, kimi kelimelerin ne sıklıkta arandığını kendisince belirlenmiş bir endekse göre vermektedir. <a href="http://www.google.com/trends">www.google.com/trends</a> adresine girip bir arama sözcüğü yazarak bu sözcüğün geçtiğimiz birkaç yıl içinde ne sıklıkla arandığını bir grafik şeklinde görebilirsiniz. Hatta bunu görmekle kalmayıp bu kelimeyi dünyada en çok hangi ülkelerin veya o ülkede en çok hangi şehirlerin aradığını görebilirsiniz. Bunu muhtemelen arama yapan bilgisayarların IP adreslerini dünyadaki IP adres dağılımını içeren bir haritayla kıyaslayarak yapıyorlar. Ziyaretçi profiliniizi çok merak ediyorsanız, siz de kendi web sitenizden benzer bilgileri toplayabilirsiniz.<sup>3</sup></p>
<p>Google Trends&#8217;te geçen gün az evvel bahsettiğim konuda bir arama yapayım dedim. Bakalım bu yasaklar Türkiye&#8217;ye ne gibi bir etkide bulunmuş. Müstehcen yayınlardan uzak tutabilmiş mi insanımızı? Trends&#8217;in adresine girip &#8220;porn&#8221; kelimesinin &#8220;Türkiye&#8221;de son zamanlarda ne sıklıkta arandığını bulmaya karar verdim. Aşağıdaki grafik 2004-2008 arasında bu kelimenin aranma oranını veriyor. Bir altında ise &#8220;porno&#8221; kelimesinin ne sıklıkta arandığını göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><a href="http://www.google.com/trends?q=porn&amp;geo=TR"><img class="aligncenter size-medium wp-image-34" title="“Porn” kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye’den aranma endeksi." src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2008/10/prntrend_2008-300x134.png" alt="" width="300" height="134" /></a></div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;">Resim 1</span>: &#8220;<a href="http://www.google.com.tr/trends?q=porn&amp;geo=tur">Porn</a>&#8221; kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye&#8217;den aranma endeksi.</div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><a href="http://www.google.com/trends?q=porno&amp;geo=TR"><img class="aligncenter size-medium wp-image-35" title="“Porno” kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye’den aranma endeksi." src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2008/10/prnotrend_2008-300x134.png" alt="" width="300" height="134" /></a></div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;">Resim 2</span>: &#8220;<a href="http://www.google.com.tr/trends?q=porno&amp;geo=TR">Porno</a>&#8221; kelimesinin 2004-2008 yılları arasında Türkiye&#8217;den aranma endeksi.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle birinci resme şöyle kabaca bir baktığınızda göreceksiniz ki Türkiye hudutları içersinde 2007 yılından başlayarak daha önce eşi görülmedik bir ivmeyle artan miktarda porn kelimesi aranmış. 2007 yılındaki kırılımın sebebini her şeye bağlamak mümkün ama 3 yıldır neredeyse düzenli bir seyir izleyen bu aramalar neden birden bu kadar arttı dersiniz? Benim yorumum şudur. Binlerce porno site arka arkaya kapanmaktadır. Şu anda Türkiye&#8217;den erişimi yasaklanmış sitelerin sayısını tahmin bile edemiyorum. Bu da demektir ki artık sürekli bildiği sitelerde aradığı içeriğe(!) ulaşan kesim, siteler kapandıkça farklı adreslerde aynı içeriği bulmak zorunda kalmıştır. Yani o içeriğe ulaşmak için çılgınca arama yapmaktadır. İkinci grafiğe bakarak &#8220;E bu arkadaşlar hep ecnebi porno&#8217;su mu arıyor&#8221; demek mümkündür. Ama benim tahminime göre yasaklı içeriğe ulaşmaya çalışan kitle &#8220;porn&#8221; diye aratıldığında &#8220;porno&#8221; kelimesini içeren sitelerin zaten arama sonuçlarına yansıdığını bilmektedir (veya öyle düşünmektedir). Bu durumda bile açıkça görülmektedir ki 2007&#8242;yi 2008&#8242;e bağlayan zaman diliminde &#8220;porno&#8221; kelimesinin aranması da hissedilir oranda artmıştır.</p>
<p>Şimdi kıssadan hissemize gelecek olursak, dünya durdukça başımızda durası büyüklerimiz bizim için her daim en iyi olanın ne olduğunu bildiğinden bizim belli başlı sitelere erişimimizi her daim engellemektedir. Fakat biz bizimiçin en iyi olmayanda ısrar ettiğimizden yasaklı içeriğe ulaşmak için binlerce taklalar atmaktayız. Yani neymiş?&#8221;Eğitim Şart!&#8221;. Şimdi burada porno izlemek de insanların doğal isteklerinden biri haline gelmiştir, bunudurdurmaya çalışmak anlamsızdır diye bir sosyal açıklama patlatabilirdim. Oysa benim olayım, sıklıkla verdiğimörnekler bu konu üzerine olsa da pornonun yasağının kalkmasını savunmak değildir. İnsanların isteklerine gemvurmaya çalışmanın ne kadar yanlış olduğunu, sansürün kötülüğünü ve işlevsizliğini vurgulamaktır. Sansür gelmedenönce gezdiği siteler kapanan insanlar yeni porno siteler ararken sizce daha önce hiç karşılaşmadığı, kimseninnormalde rağbet etmediği, izbe, insanlık dışı türlerle karşılaşmayacak mıdır?</p>
<p>Önceki yazılarımda da ima ettiğim gibi, sansür yöntemlerini alt etmek için onlarca çözüm yolu bulunmaktadır. Bir dönem canı pahasına evlerinin arka odalarında dergi basan insanları düşünün. Çin gibi gelişmiş bir teknolojiye sahip bir ülkede de sansürün tam anlamıyla uygulanamadığını, bu insanların dahi bir şekilde yasaklı (yani Çin yöneticilerinin zararlı gördüğü) içeriğe ulaştığını düşünün. Yani sansür hiçbir şeyin çözümü değildir. Doğal değildir. Demokratik ise hiç değildir. Siz ne kadar kapasanız da insanlar o içeriğe ulaşacak bunun için de elverdiğince her yolu deneyeceklerdir. Kaldı ki, kapsamı şimdilik daraltarak söylüyorum, yasalara göre reşit sayılan bir kişiye hangi içeriğin uygun olduğuna siz nasıl karar verebilirsiniz?</p>
<p>Yazımı Voltaire&#8217;in çok meşhur bir sözüyle bitireyim:</p>
<p><em>Söylediklerinizi doğru bulmuyorum, ama bunları dile getirebilmeniz için canımı bile veririm.</em></p>
<p><sup>*</sup> Cehalet mutluluktur.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<sup>1</sup> <a href="http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html">http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html</a><br />
<sup>2</sup> <a href="http://www.gendercide.org/case_infanticide.html">http://www.gendercide.org/case_infanticide.html</a><br />
<sup>3</sup> <a href="http://www.geobytes.com/ipLocator.htm">http://www.geobytes.com/ipLocator.htm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/08/sansur-ne-ise-yarar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pornoya çanak lazım mı abi?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/pornoya-canak-lazim-mi-abi/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/pornoya-canak-lazim-mi-abi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2008 20:29:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/2008/03/23/pornoya-canak-lazim-mi-abi/</guid>
		<description><![CDATA[Demiş ki ecnebi ataları, cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Ne demek istemişler acaba? Tahmin etmek cümleye hemen ilk bakışta mümkün olmayabiliyor. Benim anladığım kadarıyla iyi niyetle çıkılan yolun sonunda çok kez istediğimizin dışında, kötü sonuçlar elde ederiz demek. Eh, insan doğası gereği her şeyi hesaplayamıyor. Hesaplasa da tüm etkenlere hakim olamıyor. Doğal olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demiş ki ecnebi ataları, <span style="font-style:italic;">cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir</span>. Ne demek istemişler acaba? Tahmin etmek cümleye hemen ilk bakışta mümkün olmayabiliyor. Benim anladığım kadarıyla <span style="font-style:italic;">iyi niyetle çıkılan yolun sonunda çok kez istediğimizin dışında, kötü sonuçlar elde ederiz</span> demek. Eh, insan doğası gereği her şeyi hesaplayamıyor. Hesaplasa da tüm etkenlere hakim olamıyor. Doğal olarak da planladığı yoldan sapmalar normal oluyor. Uluslararası ilişkiler okuyayım, diplomat olayım diye yola çıkan arkadaşların bir kısmı hala müşteri çağrı merkezlerinde çalışıyorsa bu cümle pek de çürütülebilecek bir önerme gibi durmuyor değil mi? Zaten ondan atasözü olmuş..<span id="more-14"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Günümüzde bazı durumlarda daha farkedilir olan yasaklarla hep karşı karşıyayız. Bunlardan beni en çok ilgilendirenlerinden biri internetteki bazı web sitelerine giriş yasağı. Kanuna karşı boynumuz kıldan ince olduğundan tabii ki yasaklanan siteleri savunmayacağım. Ama yasayı eleştirme hakkım herhalde vardır diye düşünüyorum. Bir dönem çıkarılan çocuk pornosunu lanetleme furyasını gazetelerden, tv&#8217;lerden takip etmişsinizdir herhalde. Çeteler çökertildi, çocuk pornocuları yakalandı. O sıralarda da internette yapılan yayınlar ile ilgili bir kanun çıkarıldı. Bu kanuna göre, kanunda bahsi geçen kimi suçlar işlendiği takdirde daha yargı sürecine gidilmeden, bir başkanlık sitenin kapanmasına karar verebiliyor. Yani, şu anda sayısını bilmediğimiz, ama sayıları hızla artan web sitesine erişim engellenmektedir. Kanunun burasını eleştirecek değilim. Yasadışı sitelerin erişiminin engellenmesi görünürde işe yarar bir çözümdür. Ama neden gerçek bir çözüm değildir ve neden cehenneme giden yoldaki bir iyi niyet taşı gibi görünmektedir açıklayayım.</p>
<p>Bugün neredeyse herkesin bildiği, ya da internetin yapısından az çok anlayan herkesin tahmin edeceği gibi, bir siteye Türkiye&#8217;den erişimin yasaklanması demek o siteye yalnıza Türkiye&#8217;den erişilemeyeceği anlamına geliyor. Dahası Türkiye&#8217;den de orta seviyenin üstü her kullanıcı o siteye bir şekilde erişebilir. Bugün büyük ölçekteki şirketlerde çalışanlar bilir. Web sitelerine erişim olabilecek her şekilde kısıtlanır ki şirket kendini koruyabilsin. Ama yine bazı kişiler bilir ki bu kısıtlamaları geçmemin yüzlerce değilse de onlarca yolu vardır. Şimdi ufak bir zihin egzersizi yapalım. Varsayalım ki siz azılı bir suçlusunuz. Suç işlemek için gezeceğiniz site kanunda bahsi geçen sebeplerden kapanmış. E ne yapacaksınız şimdi, suç işlemeyi bırakacak mısınız? Gidip yurtdışından bir proxy sunucu bulacaksınız o kadar.<sup>1</sup> (Bilmeyenler için kabaca özetlersek, Proxy Sunucusu özel ulak gibidir. Siz istediğiniz şeyi ona söylersiniz, o gider alır ve size verir.) E bu proxy sitenin bulunduğu ülkede o web sitesine giriş serbest. Sizin de proxy siteye girişiniz serbest. E ne oldu yasak? Güle oynaya suç işlemeye devam edersiniz tabii. Göreceğiniz gibi amacı suç işlemek olan haydutları caydıramadı bu yasa. Hatta onların gizlenmesini de sağladı, çünkü o siteleri artık normal vatandaş, ben, siz göremiyorsunuz. Bu suça karşı kendinizi savunamıyorsunuz. Yani ne oldu temelde? Taşları bağlayıp köpekleri serbest bıraktık değil mi?</p>
<p>Yazının başlığına dönelim bir es verip. &#8220;Pornoya çanak lazım mı abi?&#8221; Belki Yazıcıoğlu pasajının çevresini dolaşanlarınız olmuştur. Dolaşanlar bilirler ki karanlık yüzlü bir takım gençler gelir yanınıza fısıltıyla. &#8220;CD lazım mıydı abi&#8221; derler. Ne CD&#8217;si olduğunu tahmin edersiniz herhalde. Peki çanak ne alaka? Suudi Arabistan&#8217;da, İran&#8217;da çanak anten kullanımının yasak olduğunu belki duymuşsunuzdur. Şeriat kanunuyla yönetilen bu ülkelerde çanak anten kullanımı İslam dinine aykırı bulunduğundan yasaklanmış durumda. Sebebi de tahmin ediyorum çanak anten aracılığıyla Avrupa uydularında sürüsüne bir para sayarak erişebileceğiniz bir sürü porno yayın olmasıdır. Yani rejimin kanunlarına uygun bir biçimde porno yayına erişimi engellemek için çanak anten kullanımı yasaklanmış durumda. Peki engelleyebildiler mi dersiniz gerçekten? <a href="http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html">İran&#8217;da çekilen aşağıdaki resme</a> bakarsanız göreceksiniz ki engellemenin esamesi bile okunmuyor. Çanak anten satıcıları bu ülkelerde muhtemelen yer altına inmiştir. Belli bölgelerde yanınıza yanaşıp &#8220;Pornoya çanak lazım mı abi?&#8221; diye soruyorlardır kesin. Tıpkı bizdeki porno cd satıcısı arkadaşlar gibi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html"><img class="size-medium wp-image-29 aligncenter" title="The Infamous Banned Satellite Dishes of Iran" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2008/10/6a00d83452f66c69e200e54f1f69278834-800wi-264x300.jpg" alt="" width="238" height="270" /></a></p>
<p>Yazının esas konusuna dönecek olursak, ben size en basit yöntemlerden birini söyledim.<sup>1</sup> Bu ve benzeri yöntemleri o azılı suçlular dışında kimler biliyor dersiniz? İnternetten azıcık anlayan bilişim dünyası biliyor elbette. Yani <span style="font-style:italic;">komşunun bilgisayarcı oğlu</span>. Yani <span style="font-style:italic;">alt sokaktaki internet cafeci çocuk</span>. Peki bilişim dünyasının bu yılmak bilmez neferleri canları sıkıldığında örneğin komik bir video izlemek istediklerinde ayda birkaç kere kapatılan, o &#8220;rezil&#8221; video paylaşım sitesine girmiyorlar mı? Elbet giriyorlardır o onlarca yöntemden birini kullanarak. Ben de sırf bu adamlar yeni ne rezillikler yapmış diye görüp lanetlemek için giriyorum bakıyorum bazen. Ama işte tam bu sırada kendimi İran&#8217;da çanak anten taktırıp porno yayınlara erişen halka benzetiyorum. Oysa ben, oysa bilişim dünyası bir araya gelse, bir bildiri yayınlasa, bir mektubun altına binlerce imza ekleyip meclise yollasa, sivil demokrasinin getirdiği tüm hakları bu kanunun aslında halkın arasındaki tabiriyle &#8220;sansür&#8221; kanunu olduğunu bir anlatabilse milletvekillerine, belki de tüm yasaklar kalkacak. Ben de çanak antenle video izlemek zorunda kalmayacağım. Benim kadar bilgisi olmayan yurttaşlarım da böylece eğlenceli içeriğe erişebilecek.</p>
<p>Bazılarınızın &#8220;Bırakalım suç işlemeye devam etsinler öyle mi?&#8221; minvalinde sorularınızı duyar gibiyim. &#8220;Güçlü devletler internet suçlarıyla nasıl savaşır&#8221;ı Amerika örneği üzerinden anlatayım size. Malumunuz basınımız canı sıkıldığında, haber bulamadığında işkembe-i kübradan haber üretebilmektedir. Bu sebeple de haberlerine ajanslar haricinde kaynak açıklama ihtiyacı duymazlar. Bundan yıllar önce başka bir ülkede geçen bir bombalama olayını El Kaide&#8217;nin bir yandaş örgütünün üstlendiğini yazdı bizim gazeteler. Neden hatırlamıyorum, o gün merak ettim, internet kurduyum ya. Bu örgüt nerede açıklamış bu bilgiyi diye araştırmaya başladım. Kısaca özetlemek gerekirse El Kaide&#8217;nin web sitesini bulmaya çalıştım. Beni tanıyanların bileceği gibi ben öyle çok uzun boylu aramadan bulabiliyorum kimi bilgileri. O gün bu siteyi bulmaya tüm günümü verdim ve bulamadım. Ama öyle ilginç bir şeyle karşılaştım ki resmen burnumun direği sızladı. Amerikan hükümeti desteğiyle terör örgütlerinin internet üzerinden iletişimini kesmek için bir enstitü kurulmuştu. Bu enstitü akla gelebilecek her yerde bu terör örgütünün haberleşme kaynaklarını arıyor ve buluyordu. Ama esas içimi acıtan kısım şuydu. Bu adamlar bizim şimdi yaptığımız gibi Amerika&#8217;dan siteye erişimi yasaklamıyordu. Siteyi barındıran kişilere bir muhtıra çekiyordu. Ve o muhtırayı alan şirket veya hangi tüzel kişilikse, hangi ülkede olduğuna bakmaksızın pattadanak siteyi kapatıyordu. İşte bu devletin teknolojik gö<br />
rüşü ve yaptırımdaki etkinliği, nüfuzu benim canımı yakmıştı. El Kaide&#8217;nin sitesine sadece ben değil El Kaide&#8217;yi destekleyebilecek kadar radikal hiç kimse de ulaşamıyordu. Hem de Amerika&#8217;da olsun olmasın. Dünyanın neresinde olursa olsun. Bu enstitü haberleşme listelerine kadar dahi girip bu tür mesajlar var mı diye kontrol ediyor, varsa bunları da kapattırıyordu. Yani suçun işlenmesini daha kaynağında, yani esas işe yarayan yerde önlüyordu.<sup>2</sup></p>
<p>Aslında Çorum&#8217;daki bir mahkemenin verdiği emir doğrultusunda milyarlarca kişinin takip ettiği bir sayfanın şakkadanak kapatılması biraz da olsa gururumu okşamıyor değil. Ama esas gururlanacağım gün, yine aynı mahkemenin emriyle şu anda her yerden dolambaçlı yollardan erişilmekte olan o sitelerin kaynağından kapatılması olacaktır. İşte ben de o gün göğsümü gere gere büyük devletiz diyebileceğim. O zaman çanak antenle internette geziyormuş hissinden kurtulacağım. Bunun olacağı günler de ancak bizim gibi bilişimciler dolambaçlı yolları bırakıp doğrudan konuya girerse, interneti bilmeyen kesimin bu konuda bir şey yapamayacağını anlayıp bu işin doğru yolunu gerekli yerlere anlatacak olanların kendileri olduğunu anlarsa olacağını düşünüyorum.</p>
<p>Unutmayalım, teknoloji bilgimizi konuşturup, yasaklı bir siteye girdiğimiz her gün, internet sansürünü kalıcılaştırıyoruz.</p>
<p><strong>1</strong> Burada gösterdiğim yöntemi kesinlikle suça teşvik için değil, sadece ve sadece bu yasağın ne kadar kolay etkisiz hale getirildiğini göstermek için verdim. Burada yer alan bilgilerin kullanımından okuyucu sorumludur.<br />
<strong>2</strong> <a href="http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301">Netpano</a> isimli siteden gördüğüm kadarıyla bunun gibi birden çok enstitü varmış. Kimi kapanmış kimi işlevine devam ediyor. Bunların bazıları: SITE Institute, The Global Terror Alert ve PRISM isimli enstitütler.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
<a href="http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html">http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html</a><br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Saudi_arabia">http://en.wikipedia.org/wiki/Saudi_arabia</a><br />
<a href="http://query.nytimes.com/gst/fullpage.html?res=9E03E4DA163BF932A2575AC0A962958260&amp;sec=&amp;spon=&amp;pagewanted=all">http://query.nytimes.com/gst/fullpage.html?res=9E03E4DA163BF932A2575AC0A962958260&amp;sec=&amp;spon=&amp;pagewanted=all</a><br />
<a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/world/middle_east/347996.stm">http://news.bbc.co.uk/2/hi/world/middle_east/347996.stm</a><br />
<a href="http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html">http://www.ordoesitexplode.com/me/2007/03/the_infamous_ba.html</a><br />
<a href="http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301">http://www.netpano.com/newsdetail.asp?NewsID=301</a><br />
<a href="http://www.globalterroralert.com/about.htm">http://www.globalterroralert.com/about.htm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2008/03/pornoya-canak-lazim-mi-abi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
