• Öncelikle belirteyim. Burada yazanları uygularsanız ve başınıza bir şey gelirse, herhangi bir sorunla karşılaşırsanız vb. bunlardan dolayı sorumluluk kabul etmediğimi belirteyim. Yazının devamını bu şartları kabul ediyorsanız okuyun lütfen. Kabul etmiyorsanız diğer yazılarımı okuyun. Sorumsuz(!) ve eğlenceli başka bir sürü yazım var.

    Aslında yazının başlığı, yazacaklarımın yalnızca bir kısmına denk geliyor. Şöyle ki; diyelim ki bir ürün almaya karar verdik ve bu ürünü en uygun koşulla almak istiyoruz. Tek yapmamız gereken ürünün üretim fiyatına ulaşmak. E bunu yapamayacağımıza göre sonraki en iyi şeyi yapacağız: ürün piyasada en ucuz ne kadara satılıyor, onu bulacağız. Doğrusu ben pazarlık yapamayan biriyim. O yüzden bu tekniğin çok faydasını gördüm diyebilirim şimdiye kadar. Gelelim yönteme. Read more…

    Etiketler: , , ,

  • Geçtiğimiz günlerde Koç.net’ten gelen bir mesajla irkildim:

    Google’a ait çeşitli IP adreslerine erişim engelleneceği için kimi sitelerde yavaşlık, Google servislerine erişememe problemi yaşayabilirsiniz.

    Bu kadar olmaz dedik ama oluyormuş. Olay infiale yol açınca olayla ilgili olarak Sn. Binali Yıldırım’ın vergi’li mergi’li, “Türkiye’yi Google mı yönetecek?” konulu konuşmalarını dinledik. Üstüne bir de Sn. Recep Tayyip Erdoğan çıkıp “İnternetteki yorumlar insanı katil eder” temalı oldukça çağdaş ve hoşgörü sahibi bildirisi eklenince “Artık siyasi sığınma hakkı istenecek ülkeleri araştırmanın zamanı geldi herhalde” diye düşündüm. Bir süre sonra sakinleştim biraz ama işte bilgisayardan, internetten anladığını düşündüğüm arkadaşlarım da “Gelsin vergisini versin” deyince beynimden vurulmuşa döndüm. Niye mi? Anlatayım da anlayın niye… Read more…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • Bu 23 Nisan’ı ve belki de önümüzdeki tüm 23 Nisan’ları “doğal iletişim günü” ilan ediyorum. Bu yıl başlattığım ve bir gelenek haline getirmeyi umduğum bu günde;

    • Cep telefonlarımı mışıl mışıl uyutacağım…
    • Ev telefonum olsaydı, fişini çekecektim…
    • Bilgisayar ve internetin yakınından geçmeyeceğim..
    • Televizyon, radyo gibi iletişim yöntemlerini de kullanmayacağım…
    • Kısacası doğru veya alternatif akım içeren hiçbir yöntemi iletişim amaçlı kullanmayacağım..

    Bu sayede, bir zamanlar yeterli saydığımız duyu organlarımızla iletişim kurarken insan olmanın ne demek olduğu hakkında bir fikir edinmeyi planlıyorum.

    Sonuçları (belki ironik, belki oksimoronik ama) yine burada paylaşacağım…

    Sizi de beklerim… Read more…

    Etiketler: , ,

  • Sabredemeyip de “tee amerikalardan” Google’ın son telefonu olan Nexus One’ı getirtmeyi başaran benim gibi arkadaşlar herhalde yine benim gibi telefonu açar açmaz “nerede bu nalet aletin interneti” demiştir. Yüksek seviyede bilgiye sahip (bilgisayar mühendisi, askerliğini yapmış, bekar) bir arkadaşımın da aynı sorunla bir saat kadar boğuştuğunu duyduğumda bu işi nasıl başardığımı paylaşmalıyım dedim. İşte, siz de bir saat uğraşmayasınız diye detayları: Read more…

    Etiketler: , , , , , ,

  • Bugün Moda Starbucks’ta barista’ların uzun çabaları sonucu hala TTNet Wifi düzelmeyince cep telefonumun Bluetooth özelliklerinden faydalanarak, USB modem kullanmadan Internet’e çıkmayı başardım. Bunu yaparken kullandıklarım:

    • Samsung SGH-i560 (Ya da Bluetooth’u ve 3G özelliği ve dahili modem’i olan herhangi bir telefon)
    • Asus EEE PC (Ya da herhangi bir Bluetooth donanımlı bilgisayar)
    • Windows XP (Ya da  herhangi bir işletim sistemi :) )

    Read more…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • Uzun süre önce, home-office çalışırken Starbucks ikinci ofisim gibiydi. Malum, evde çalışmak bazen çok can sıkıcı olabiliyor. Hatta Starbucks’a o kadar çok gittim ki, iş arkadaşlarım nerede olduğumu sorduğunda genelde “Starbucks ofisteyim” demeye başlamıştım. Starbuckslar, ergonomik masaları, fon müziği (lounge?) ve kahvaltısından öğle yemeğine yiyecek ve içecek opsiyonlarıyla tam da ideal bir ofis gibi aslında. Bütün bu rahatlıkların yanısıra maalesef çok büyük bir eksiği vardı, internet. Internet eksik değil diyeceksiniz tabii ama o zamanlar (ki o zamanlar taş çatlasa 6 ay önce oluyor), evinizde TTNet ADSL hattınız yoksa yarım saati 3.5 TL’ye internete bağlanabiliyordunuz. O zamanlar ADSL hattım da vardı lakin, o zaman da her ADSL hattı için ücretsiz olarak ayda sadece 3 saat bağlanabiliyordunuz (sahip olduğunuz pakete göre bu süre de değişiyordu).

    Sıklıkla Starbucks ofisi kullanan biri olarak, ve de belki istekleri tükenmez bir tüketici olarak, Starbucks’a (daha doğrusu Türkiye versiyonu olan Shaya‘ya) bir e-posta sallayayım da şu interneti bedava yapsınlar dedim. Koskoca Starbucks senin demenle interneti bedava mı yapacak deyip noktalama işareti olarak fiyakalı bir küfür ekleştirdiğinizi duyar gibiyim. Ve diyorum ki evet. Neden mi bu kadar kendime güveniyorum? Buyrun işte nedeni: Read more…

    Etiketler: , , , ,

  • Uzun zamandır takıldığım, çok da sinirimi bozan bir şeyden bahsetmek istiyorum bugün: İşyerindeki e-posta adresini iş dışı hayatında da kullanmak. Bunu yapan sayısız arkadaşım olduğunun farkına vardım. Hem de IT dünyasının göbeğinden insanlar. Kolay anlatım için bütün bu arkadaşların Bilmemne Limited şirketinde çalıştıklarını var sayacağım. Hepsinin adını da teke indirip “İsmail” diyeceğim. Kısacası benim, günlük hayatlarında e-posta adresi olarak ismail@bilmemnelimited.com adresini kullanan bir sürü arkadaşım var. “E ne var bunda” dediğinizi duyar gibiyim. Bunun ne kadar kötü ne kadar sinir bozucu ve hatta tehlikeli olduğunu göremeyen sizin gibiler için açıklamaya çalışayım. Read more…

    Etiketler: , , , ,

  • Selahattin Duman’ın yazılarını ne çok beğendiğimi, hatta yazılarında tarif ettiği karakteri ne çok sevdiğimi beni tanıyorsanız çoktandır, ya da buradaki önceki yazılarımı okuduysanız1 artık biliyorsunuzdur. Bir yazısında2 Selahattin Duman, Gay Talese isimli araştırmacı yazarın bundan yıllar önce yazmış olduğu Thy Neighbor’s Wife (Komşunun Karısı) adlı biyografik romandan bahsetti. Yeniden okumak için yayınevlerinden birinin basmasını bekliyormuş kendisi. Bense Selahattin Duman kadar uzun yaşamayı beklemediğimden yeni baskı beklemedim. Birkaç sahafa hafiften de çekinerek soraraktan kitabı bulup satın aldım. Elimde şu anda Altın Kitaplar matbaası 1981 Ocak baskısı var kitabın. Read more…

    Etiketler: , , , , ,

  • Bugün posta kutumda bir mesaj buldum. Bu, daha önce de benzeri gönderilmiş, İstanbul’daki etkinlikleri gösteren bir mesajdı. Gönderen adresinde ise epey eskiden üye olduğum bir adres olan, Sirketadi.com yazıyordu. Daha önceki mesajlar istenmeyen posta kutusuna düşüyordu, ben de kutuyu boşaltıp geçiyordum. Lakin bu gelen mesaj direk gelen kutusuna düşünce “Tamam” dedim, “Buraya kadar. Bir kez gönderen adresini engellenen alıcılar listesine alayım da ebediyen kurtulayım şu mesajlardan. Spam’e karşı bir kaleyi daha yıkmış olayım kendi küçük dünyamda.” Lakin e-mektubu açıp, gönderenin gerçek adresini almak için baktığımda gerçek gönderen adresiyle postayı gönderen şirketin adının tutmadığını gördüm. Merak edip biraz araştırınca anladım ki mesajı bana ulaştıran bir toplu posta yollama şirketi, hem de yasal. Hemen incelemeye aldım.

    Mektubun gönderildiği yer sirket_adi@smartmessage.com.tr idi. Read more…

    Etiketler: , , , ,

  • Merhabalar,

    İlk defa kısa yazı yazacağım burada. Selahattin Duman’ı epeyce sever, ve mümkün olduğunca atlamadan, her yazısını okumaya çalışırım. Geçenlerde bir yazısında “települümür” diye bir kelime kullanarak internet tutkunlarına çattı1. “Bu kelimenin anlamını da Google’da bulun da göreyim” dedi. Gerçi hakkı var kelimeyi Google’da aratınca gelen sonuçlar yalnızca kendi yazıları (En azından şimdiye kadar öyleydi). Ama ben yine de üşenmeyip araştırdım ve gerek Ezoterik terim sözlüklerinde, gerek Osmanlıca-Türkçe sözlüklerde baktığım bu kelimenin anlamını bulamadım. Tabii ki bu sözlüklere para vermedim yoksa Bay Duman kazanmış olurdu değil mi? Girdiğim kitapçılarda baktım, lakin yoktu. Read more…

    Etiketler: ,