Öncelikle belirteyim. Burada yazanları uygularsanız ve başınıza bir şey gelirse, herhangi bir sorunla karşılaşırsanız vb. bunlardan dolayı sorumluluk kabul etmediğimi belirteyim. Yazının devamını bu şartları kabul ediyorsanız okuyun lütfen. Kabul etmiyorsanız diğer yazılarımı okuyun. Sorumsuz(!) ve eğlenceli başka bir sürü yazım var.
Aslında yazının başlığı, yazacaklarımın yalnızca bir kısmına denk geliyor. Şöyle ki; diyelim ki bir ürün almaya karar verdik ve bu ürünü en uygun koşulla almak istiyoruz. Tek yapmamız gereken ürünün üretim fiyatına ulaşmak. E bunu yapamayacağımıza göre sonraki en iyi şeyi yapacağız: ürün piyasada en ucuz ne kadara satılıyor, onu bulacağız. Doğrusu ben pazarlık yapamayan biriyim. O yüzden bu tekniğin çok faydasını gördüm diyebilirim şimdiye kadar. Gelelim yönteme. Read more…
Etiketler: alışveriş, fiyat arama motoru, İnternet, ucuz
İstifa etmek herhalde iş hayatının en zorlu yanlarından biridir. Bunu yapmanın bir tek yolu olmadığını tahmin ediyorum. İnterneti kurcalarsanız bir çok istifa etme yöntemi bulabilirsiniz. Baştan sona bir istifa nasıl olmalı anlatmak uzun sürer şimdi ama önceki istifalarımda (evet en az iki kez istifa ettim
) dikkat ettiğim ve hayat kurtarıcı olabileceğini düşündüğüm bir iki konuyu sizlerle paylaşayım isterim. Konuda biraz çirkin benzetmeler olacak ama gerçekler genelde estetik veya tatlı olmuyorlar. Acı ve çirkin oluyorlar.. Read more…
Etiketler: istifa, iş arama, iş hukuku, iş kanunu, müstafi
Paypal, özellikle uluslararası alışverişlerde çok sık kullandığım bir ödeme aracı. Doğrudan kredi kartı bilgilerini vermek yerine PayPal ile ödeme yapmak hem daha rahat hem de bir çok alışveriş sitesi uluslararası kredi kartı ile ödeme kabul etmezken PayPal ile ödemeyi kabul ediyor. Yani kredi kartı ile ödemeye kıyasla hem daha güvenli bir yöntem hem daha çok mekandan alışveriş imkanı sağlıyor. Gelelim kazık konusuna. Read more…
Etiketler: internetten alışveriş, kredi kartı, kur farkı, ödeme, para gönderme, paypal
Bu 23 Nisan’ı ve belki de önümüzdeki tüm 23 Nisan’ları “doğal iletişim günü” ilan ediyorum. Bu yıl başlattığım ve bir gelenek haline getirmeyi umduğum bu günde;
- Cep telefonlarımı mışıl mışıl uyutacağım…
- Ev telefonum olsaydı, fişini çekecektim…
- Bilgisayar ve internetin yakınından geçmeyeceğim..
- Televizyon, radyo gibi iletişim yöntemlerini de kullanmayacağım…
- Kısacası doğru veya alternatif akım içeren hiçbir yöntemi iletişim amaçlı kullanmayacağım..
Bu sayede, bir zamanlar yeterli saydığımız duyu organlarımızla iletişim kurarken insan olmanın ne demek olduğu hakkında bir fikir edinmeyi planlıyorum.
Sonuçları (belki ironik, belki oksimoronik ama) yine burada paylaşacağım…
Sizi de beklerim… Read more…
Etiketler: doğal iletişim günü, no telecommunication day, telekom
Farkettim ki pek çok kişinin ebeveyni, günlük hayattaki çok basit, bir o kadar da sıradan aktiviteleri nasıl yapacaklarını çocuklarına tüm detaylarıyla öğretmiyorlar. Başlıktan da anlayacağınız üzere, örneğin nasıl duş alınacağını ya adım adım anlatmıyorlar, ya da o kadar küçükken anlatıyorlar ki kimi önemli detayları zamanla unutuyoruz. Geçen gün bambaşka bir şey için alışveriş yaparken karşıma yıllardır aradığım(!) duş fırçası çıkınca, duş yapmanın, en azından benim en iyi olduğunu düşündüğüm yolunu sizlere anlatmaya karar verdim. Hem bu sayede duş almada verimlilik konusundaki çalışmalarımın sonuçlarını paylaşmış olurum, hem de yanlış/eksik yaptığım bir şeyler varsa bunları, sizin sayenizde öğrenmiş olurum. Bilgi paylaştıkça çoğalır, kir yıkandıkça azalır öyle değil mi
Öyleyse başlayalım. Önce ihtiyacımız olanlar: Read more…
Etiketler: banyo, duş, duş nasıl alınır, hamam, kese, Köşe Yazısı, sağlık, spa
Tanıyanlar, takip edenler bilir. Starbucks’ın epeydir müdavimiyim. Lakin benden de daha müdavim bir arkadaşımın, ki çeşitli Starbucks şubelerine girip “her zamankinden” ısmarlayabilen birisidir kendisi, önerisiyle filtre kahve ve espresso’lu seçeneklere ek bir seçenek olduğunu keşfettim: French press. Read more…
Etiketler: Hayat Kalitesi, kahve, Keyif
Öğrenciyken sıklıkla harçlığın bitmesi gibi durumlar söz konusu olurdu. Ta o zamanlarda yap boz yöntemiyle icat (veya keşif) ettiğimiz bir makarna türünden bahsetmek istiyorum, ton balıklı makarna. O kadar lezzetli gelirdi ki bu bana, ne zaman yesem bir paket makarna’dan yaklaşık bir tabak bıraktığımı hatırlarım. Şimdi öğrenci değilim ancak hala seve seve yapıp yiyorum. Sadece malzeme kalitesi biraz değişmiş olabilir
Yeniden yaptığım ilk fırsatta fotoğrafını da ekleyeceğim bu makarnanın tarifi şöyle: Read more…
Etiketler: öğrenci yemeği, öğrenci yemekleri, ucuz yemek, Yemek Tarifi
Ben de pek çok öğrenci gibi tarih öğrenmenin gerçek hayatta ne işimize yarayacağını hep merak etmişimdir. Ama bugün farkettiğim, yine bana çarpıcı gelen bir tarihi benzerlik karşısında bu bilgilerin gerçek hayatta işime yarayabileceğine karar verdim. Size de anlatayım.
Bugünlerin en popüler tartışmalarından biri GDO’nun yani Genetiği Değiştirilmiş Organizma’nın yararlı mı zararlı mı olduğu tartışması herhalde. Genetik ne demek kabaca tahmin ediyoruz ama kısaca tanımlamakta da fayda var. Genetik, antik Yunanca “köken” kelimesinden (genesis) türemiş.1 Biyolojinin kalıtım ile ilgilenen alt dallarının tümüne genetik bilimi adı veriliyor. Atalardan çocuklarına çeşitli özelliklerin aktarılması, yani kalıtım, canlı organizmalarda gen adı verilen birimler aracılığıyla mümkün olmaktadır. Konuyu anlamak için herhalde en temel bilgi bu olsa gerek. En kaba tabiriyle örnek vermek gerekirse babamızın ve annemizin genleri bir araya gelip, bazı değişikliklere de uğrayıp bizim bugünkü halimizi oluşturuyor. Read more…
Etiketler: büyük kıtlık, gdo, genetiği değiştirilmiş organizma
Epeydir aklımda olan bir konu bu. Yaşlanıyorum herhalde, zevklerim de satın alma gücüm de değişiyor. Eskiden bir Burger King, daha doğrusu Whopper hayranı ve hastasıydım. Şimdi ise gitmeyeli bir aydan fazla olmuştur herhalde. Neden derseniz..
Whopper menü artık eskisi kadar ucuz bir fast food tercihi gibi gelmiyor bana. Tamam satın alma gücüm değişti dedim ama fiyat performans oranı da hala benim için önemli bir kriter. “Double Whopper Burger Menü” nün fiyatı bu yazıyı yazdığım sırada 13TL idi.1 Fiyat bu. Performanstan ne anladığımı da kısaca açıklayayım: Son birkaç ziyaretimde yemeği yedikten sonra damağımda donmuş yağ tadı kaldı. Yanında gelen kola ve patatesin de Whopper lezzetine çok yaklaştığını söyleyemem. Kaldı ki şubeye göre değişmekle birlikte ayakta ve uzunca bir süre sıra beklemek gerekebiliyor. Yani self-servis. Doğrusu insan bu fiyata daha fazla bir şeyler bekliyor. Read more…
Etiketler: fast food, hamburger, Köşe Yazısı, restoran, Yemek
İstiklal caddesini belki bilirsiniz. Hiç durmaz, hep akar gibi bir hali vardır. Ancak bir sonraki bara, restoran veya kafeye girene kadar durulur üzerinde. Nice insana yol olur da pek insan sevmez gibi bir hali vardır. (Emo’ları saymazsak?..)
Bugün Bahariye’deydim.. Birkaç parça alışveriş yapmak, yemek yemek ve Starbucks’a gidip blog’uma bir şeyler yazmak niyetindeydim.. Ayağımı yaya yolunu araba yolundan ayıran yamuk babalardan birine çarpıp az miktarda parçalayınca epey keyfim kaçmıştı doğrusu. Böyle zamanlarda moralim düzelsin diye sevdiğim bir şeyler yapıyorum. Ben de gidip Happy Moon’s da koca bir hamburgeri usulca mideye indirdim. Onun hikayesini sonra anlatırım. Read more…
Etiketler: Müzik, müzik grubu, opera, sokak grubu