<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kirpi'nin Yeri &#187; Köşe Yazısı</title>
	<atom:link href="http://www.kirpininyeri.com/kategori/kose-yazisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kirpininyeri.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 20:56:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>İnternet&#8217;ten nasıl alışveriş yapılır</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/08/internetten-nasil-alisveris-yapilir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/08/internetten-nasil-alisveris-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 21:15:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[ucuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=599</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle belirteyim. Burada yazanları uygularsanız ve başınıza bir şey gelirse, herhangi bir sorunla karşılaşırsanız vb. bunlardan dolayı sorumluluk kabul etmediğimi belirteyim. Yazının devamını bu şartları kabul ediyorsanız okuyun lütfen. Kabul etmiyorsanız diğer yazılarımı okuyun. Sorumsuz(!) ve eğlenceli başka bir sürü yazım var. Aslında yazının başlığı, yazacaklarımın yalnızca bir kısmına denk geliyor. Şöyle ki; diyelim ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle belirteyim. Burada yazanları uygularsanız ve başınıza bir şey gelirse, herhangi bir sorunla karşılaşırsanız vb. bunlardan dolayı sorumluluk kabul etmediğimi belirteyim. Yazının devamını bu şartları kabul ediyorsanız okuyun lütfen. Kabul etmiyorsanız diğer yazılarımı okuyun. Sorumsuz(!) ve eğlenceli başka bir sürü yazım var.</p>
<p>Aslında yazının başlığı, yazacaklarımın yalnızca bir kısmına denk geliyor. Şöyle ki; diyelim ki bir ürün almaya karar verdik ve bu ürünü en uygun koşulla almak istiyoruz. Tek yapmamız gereken ürünün üretim fiyatına ulaşmak. E bunu yapamayacağımıza göre sonraki en iyi şeyi yapacağız: ürün piyasada en ucuz ne kadara satılıyor, onu bulacağız. Doğrusu ben pazarlık yapamayan biriyim. O yüzden bu tekniğin çok faydasını gördüm diyebilirim şimdiye kadar. Gelelim yönteme.<span id="more-599"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Güzide birkaç web sitesi, internette sürekli dolaşarak ürün satılan siteleri geziyor ve ürünlerin ne kadara satıldığını buluyor. Özellikle teknolojik bir ürün alacaksanız, bu yöntemi denemeden asla almamalısınız. Örnek üzerinden gidecek olursak, diyelim ki canımız teknolojik bir ürün çekti ve 3 boyutlu görüntü veren bir televizyon almaya karar verdik. Örnek modelimiz de Samsung 46C7000 olsun. Mediamarkt gibi bir markete girdik ve ürünü beğendik. Hemen alıyor muyuz peki? Hayır tabii ki. Önce hemen bir internet erişimi edinip sırayla aşağıdaki sitelerde arama yapıyoruz. Siteleri 4 kategoriye ayırdım zira bu siteler işleyiş bakımından birbirinden epey farklı:</p>
<p>1)<br />
<a href="http://www.ucuzu.com/CategorySearch.php?st=46C7000&amp;category=">www.ucuzu.com</a><br />
<a href="http://www.cimri.com/46c7000">www.cimri.com</a><br />
<a href="http://www.akakce.com/arama/?q=46c7000">www.akakce.com</a></p>
<p>2)<br />
<a href="http://www.teknofiyat.com/?search=46c7000&amp;altlimit=&amp;ustlimit=">www.teknofiyat.com</a></p>
<p>3)<br />
<a href="http://arama.gittigidiyor.com/?aramakategori=&amp;aramakelime=46c7000&amp;submitit.x=0&amp;submitit.y=0&amp;submitit=ARAMA&amp;search_type=detail">www.gittigidiyor.com</a><br />
<a href="http://www.sahibinden.com/search.php?b[search_text]=46c7000">www.sahibinden.com</a></p>
<p>4)<br />
<a href="http://www.google.com.tr/search?q=46c7000+">www.google.com</a></p>
<ul>
<li>İlk grup her türlü ürün grubunda arama yaparak, iğneden ipliğe, sonuçları sıralıyor. Farklı farklı 3 site verme sebebim, sitelerin algoritmalarının farklı olması. Birinin bulduğu siteyi biri bilmiyor olabiliyor.</li>
<li>İkinci gruptaki (şimdilik) tek site, sadece teknolojik ürünlerde arama yapmak üzere kurulmuş. Bu sayede diğer fiyat arama motorlarının bulamadığı adresleri de (orta büyüklükte bilgisayarcılar gibi) bulabiliyor.</li>
<li>Üçüncü grup ise ikinci el satıcılarının ürün sattığı web siteleri grubu. Buraya niye bakıyoruz dediğinizi duyar gibiyim. İki sebepten dolayı. Aynı ürünün ikinci elini çok daha uygun bir fiyata bulabiliyoruz kimi zaman. Kimi zaman da ürünün sıfırını satan bir spot mağazasına denk gelebiliyoruz.</li>
<li>Bu üç site grubundan hiçbirinde fiyat bulamadıysanız, geriye &#8220;neredeyse her şeyi bilen&#8221; arama motorumuz Google&#8217;a bakmak kalıyor. Burada fiyat bulmak biraz samanlıkta iğne aramak gibi. Ama örnek linkten göreceğiniz gibi &#8220;kdv dahil&#8221; veya &#8220;sepete ekle&#8221; anahtar kelimeleriyle birlikte aratırsanız fiyatlara daha kolay ulaşabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Eğer fiyatları çok beğendiyseniz ve internetten alışveriş yapacaksanız dikkat etmeniz gerekenler şunlar:</p>
<ul>
<li> İnternet üzerindeki sitelere güven olmayabilir. <a href="http://www.eksisozluk.com/">Ekşisözlük</a> ve <a href="http://www.sikayetvar.com/">ŞikayetVar</a> gibi sitelerde ürünü beğendiğiniz fiyattan satan web sitesi hakkında bilgi edinin.</li>
<li>Ürünlerin orijinal distribütör garantisi olması kimileri için önemlidir. Şirkete internet dışı yollardan ulaşıp, alacağınız ürünün orijinal distribütör ürünü mü gri market ürünü mü olduğunu öğrenmeye çalışın. Hatta distribütörü arayıp bunu teyit edebilirsiniz. Ama misal, İstanbul Bilişim, ürünlerini kendi ithal edip satmakla birlikte garantisini de kendi sağlamaktadır. (Ben kendilerinden alışveriş yapmadım ama fiyatları bayağı iyi normal olarak) Yani gri market almak da bir opsiyon. Sadece daha riskli <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li><a href="http://www.sahibinden.com/">Sahibinden</a>&#8216;den alışveriş yapacaksanız GET (güvenli elektronik ticaret) şeklinde satılmayan ilanlara itibar etmeyin. Paranızı kapacak pek cambaz pek yaman vatandaşlarımız olabiliyor o sitede. Ürünü elden teslim alacaksanız GET o kadar da elzem değil.</li>
<li>Nakit ödeme yapmayacaksanız, hiçbir siteye orijinal kredi kartınızın numarasını vermeyin. Onun yerine (muhtemelen yine Türk icadı olan) sanal kart numaranızı verin. Hatta daha da iyisi, mümkünse PayPal hesabı alın ve onun üzerinden ödeme yapın. Tabii PayPal&#8217;a da sanal kartınızı tanıtacaksınız. Bana bir şey olmaz demeyin, bu piyangoda büyük ikramiye(!) vurma şansı çok yüksek. Alışveriş sonrasında da sanal kartın limitini hemen sıfırlayın.</li>
<li>Ürüne ödeme yapmadan önce ürünün stokta olduğundan emin olun. Bazı web siteleri &#8220;ürün stokta yok&#8221; yazar, stokta tonla çıkar. Bazısında var yazar, yoktur. Örneğin İstanbul Bilişim ve Gold Bilgisayar, web sitelerinde stoklarında olmayan bir sürü ürünü sergiler. Altlarına da &#8220;stok sorunuz yazar&#8221;. Müşteri çekmek için akıllıca bir yöntem <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
</ul>
<p>Eğer internetten alışveriş yapmaya çekiniyorsanız, ya da fiyat bulduğunuz siteye güvenmiyorsanız izlemeniz gereken yol ise şu:</p>
<ul>
<li>Sitenin iletişim bilgilerinden, site işletmecisine ulaşın. Yakınlarda bir yerde satış yaptıkları dükkan varsa oraya gidin, yerinden görerek alın.</li>
<li>Bu da olmuyorsa, ürünü satan herhangi bir bayiye gidip &#8220;Ben bu ürün için şu fiyatı buldum. Buna ver alayım deyin&#8221;. Yüzde 90 ihtimalle o fiyata alamazsınız, zira dükkanın giderleri online dükkanın giderlerinden farklıdır. Kar marjı düşer. Ama yüzde yüz indirim alırsınız. Dükkan sahipleri size, &#8220;O fiyata getirin ben alayım&#8221; gibi tekliflerle gelecektir ama tabii ki biz (henüz?) satıcı değil alıcıyız <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Çok zorlarsa güle güle der sonraki dükkana geçersiniz.</li>
</ul>
<p>Özetle, İnternet&#8217;ten alışveriş yapacaksanız, bu şekilde en ucuza en kaliteli hizmeti almanız mümkün. Siz de deneyimlerinizi, ve bildiğiniz siteleri, bu siteler hakkındaki yorumlarınızı paylaşırsanız herkes faydalanacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/08/internetten-nasil-alisveris-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl istifa edilir?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/nasil-istifa-edilir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/nasil-istifa-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 11:18:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[iş arama]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[iş kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[müstafi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=558</guid>
		<description><![CDATA[İstifa etmek herhalde iş hayatının en zorlu yanlarından biridir. Bunu yapmanın bir tek yolu olmadığını tahmin ediyorum. İnterneti kurcalarsanız bir çok istifa etme yöntemi bulabilirsiniz. Baştan sona bir istifa nasıl olmalı anlatmak uzun sürer şimdi ama önceki istifalarımda (evet en az iki kez istifa ettim ) dikkat ettiğim ve hayat kurtarıcı olabileceğini düşündüğüm bir iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstifa etmek herhalde iş hayatının en zorlu yanlarından biridir. Bunu yapmanın bir tek yolu olmadığını tahmin ediyorum. İnterneti kurcalarsanız bir çok istifa etme yöntemi bulabilirsiniz. Baştan sona bir istifa nasıl olmalı anlatmak uzun sürer şimdi ama önceki istifalarımda (evet en az iki kez istifa ettim <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) dikkat ettiğim ve hayat kurtarıcı olabileceğini düşündüğüm bir iki konuyu sizlerle paylaşayım isterim. Konuda biraz çirkin benzetmeler olacak ama gerçekler genelde estetik veya tatlı olmuyorlar. Acı ve çirkin oluyorlar..<span id="more-558"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Aklınızdan çıkarmamanız gereken en önemli şey şudur; iş ilişkisi gönül ilişkisine bir çok yönden benzer. Hele ki ayrılıyorsanız. Anlattıkça hak vereceksiniz sanıyorum.</p>
<p>Patronlar tarafından yazıldığını sandığım (ve bir kısmını da bildiğim) bir sürü &#8220;nasıl istifa edilir&#8221; yazısında, gideceğiniz yeri söylemeniz gerektiği söyleniyor. Ayrıldığınız sevgilinize &#8220;ben seni şu şu kişi için bıraktım&#8221; dediğinizi hayal edin. O kişi hakkında çirkin sözler söyleyebilir ya da o kişiye gidip sizin hakkınızda bir sürü bir şey söyleyebilir. Her ikisini de yapmasa bile sizin ona yeni sevgilinizin kim olduğunu söylemenizin pratikte bir faydası yoktur. Tabii amacınız eski sevgilinizin canını yakmak değilse. Aklınıza bir faydası gelirse ne olur yazın da bilelim <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama gideceği yeri söyleyip de ayrıldıktan sonra işsiz kalan en az iki kişi duydum. Patronlar bu tarz konularda göz yaşartıcı dayanışma örnekleri  sergileyebiliyorlar. Özetle, kim ne derse desin, kaç kere sorulursa sorulsun, uygun bir dille patronunuzu ikna edin ve hangi şirkete gittiğinizi söylemeyin. Patronunuzun istediği an size ulaşabileceğini bilmesi ve ihtiyaç anında yardımcı olacağınızı bilmesi yeterlidir. Doğrusu da zaten budur. Örneğin 3 yıl önce ayrıldığım şirktetteki arkadaşlardan hala telefon gelebiliyor şunu nasıl yaparım diye ve seve seve de yardımcı oluyorum.</p>
<p>Bu arada gideceğiniz yerdeki müstakbel iş arkadaşlarınızdan ya da patronlarınızdan da rica edin ki referans gerekmiyorsa ayrıldığınız iş yerine ulaşıp da nereye gittiğinizi belli etmesinler. Bunu detaylandırmaya gerek yok, zaten yukarıda anlattım sebeplerini.</p>
<p>Gelelim niye ayrıldığınız konusuna. Bunu söylemeden ayrılmanın bir yolu yok sanıyorum. Zaten yine doğrusu da söylenmesi gibi duruyor. Burada da en dikkat edeceğiniz husus şirketten niye ayrılmak istediğinizi her sorulduğunda aynı cevabı verebilecek kadar kafanızda netleştirmeniz ve bu cevapları içselleştirmeniz. Zaten önemli bir sebebiniz var ki ayrılıyorsunuz. Neden ayrılmak istediğinizi bilmiyorsanız veya sebepten emin değilseniz emin olana kadar bekleyin.</p>
<p>Bir kez ayrılmaya karar verdikten sonra, amacınızın şirketten kesin ayrılmak olduğunu ve hiç bir koşulda geri dönmeyeceğinizi net bir dille anlatmanız gerekir. Tabii amacınız &#8220;giderim bak&#8221; diyerek zam, terfi vb istemek değilse. Hazır yeri gelmişken ekleyeyim, bence giderim tehdidiyle zam alabildiğiniz yerde çalışmamalısınız. Ya o zamana kadar hakkınız yenmiştir, ya da siz bu yolla zam alarak başkalarının hakkını yer hale gelirsiniz. Zaten de yerinize birini buldukları anda sizle yollarını ayırma çalışmalarına başlarlar. Özet geçersek, bir kez gidiyorum dedikten sonra çok çok özel bir durum çıkmadıkça (geçeceğiniz şirketin teklifni geri çekmesi vb) geri dönmemelisiniz. En dürüst yöntemin bu olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Avrupa Yakası Selin&#8217;in repliğini belki hatırlayanlarınız olacaktır. Sevgilisi kendinden ayrılmak için bir SMS yollayıp &#8220;Kanki kalalım.. KİB&#8221; demiş, Selin de kafayı yemişti. Yani demem o ki, e-posta yoluyla veya benzeri yöntemlerle istifanızı bildirmek hoş bir yol değil. Zorunda kalmadıkça bu yöntemi tercih etmeyin. İlk başta yöneticinizin uygun bir vaktini kollayıp özel bir görüşme yapmak istediğinizi belirtin. Rahatsız edilmeyeceğiniz, gürültüsüz bir alana gittikten sonra sakin bir şekilde gitmek istediğinizi belirtin. Zaten size bir takım standart sorular soracaktır. &#8220;Şirketten mi memnun değilsin?&#8221; gibi. Çalıştığınız süre içindeki deneyimlerinizi paylaşırken sadece olumsuz bulduğunuz konuları anlatmak hem çirkin hem de durumun rahatsızlığı iyice arttıracak bir davranış olur. Tercihen sizi iyi hissettiren yanlarını da paylaşmalısınız. &#8220;Ama&#8221; sözcüğünü kullanmamaya da bilhassa özen gösterin. Bir cümleye &#8220;ama&#8221; kelimesi giriyorsa, büyük olasılıkla o &#8220;ama&#8221;ya kadar söylenen her şey hükümsüzdür. Öyle de güçlü bir sözcüktür &#8220;ama&#8221; bağlacı.</p>
<p>İstifa mektubunuzu, patronunuzla konuştuktan hemen sonra kendisine teslim edebilirsiniz. Kurumsal firmalarda İnsan Kaynakları&#8217;na da iletilmesi gerekebilir bu mektubun. Burada da mektubu verdiğiniz tarihi belirten bir yöntem bulmanız gerekiyor. Arkadaşlarınızla durumu paylaşmak gibi. Zira istifa bildirim süresi mektubu verdiğiniz andan itibaren başlıyor. Yok şu gün verdin yok bu gün verdin istifanı gibi tuhaf sorunlar yaşamamak için bu konuya özen göstermeli. Başıma böyle bir olay gelmedi ve de geleni duymadım ama bu hiç olmayacak anlamına gelmiyor.</p>
<p>Dikkat etmeniz gereken bir konu da ayrıldığınız şirketteki iş arkadaşlarınızı gaza getirmemek. Eğer çok kötü bir şekilde iş ilişkinizi bitirmiyorsanız, iş arkadaşlarınızla konuşurken onların da ayrılmasına veya ayrılamasalar da mutsuz olmalarına sebep olacak konuşmalardan kaçınmaya çalışın. Sonuçta pek çoğumuz yaşamak için çalışmak zorundayız ve herkes işinden bizim aldığımız kadar zevk alarak çalışmıyor olabilir. Bunları da göz önünde bulundururak diyebilirim ki, kendimiz için keyifsiz durumları başkaları için de keyifsiz hale getirmek en hafif tabiriyle bencilliktir.</p>
<p>İş bulmadan ayrılmak, paranız olsa bile çok doğru bir yöntem değil. Zira çalışmadığınız süreyi iyi değerlendiremezseniz bunalıma bile girebilirsiniz. İş bulamadığınız süre uzarsa daha da kötü olabilir. Ama olur ya iş bulamadınız ve istifa ettiniz. Kendiniz istifa etseniz dahi bildirim süreniz dolana kadar her gün 2 saat iş arama izniniz var. Bunları toptan kullanıp bildirim sürenizden epey önce ayrılabilir veya her gün 2 saat kullanarak mesainizi erken bitirebilirsiniz. Tabii önceden ilgililere bildirmek suretiyle. Bir de şirketler kullanmadığınız fakat hak ettiğiniz izinlerin de parasını size vermek zorundadır. Bunu da lütfen dikkate alın. Alın terinizle çalışarak kazandığınız izinlerinizi boş yere yakmayın.</p>
<p>Son olarak da imza konusunu işleyelim. Şirketle ilişkinizi keserken bazı şirketler sizden bir imza ister. Şirketle ilişkiniz kalmadığına dair. Bu tarz bir imzayı atmadan önce gerçekten şirketle ilişkinizin kesildiğine emin olun. Örneğin kanlı bir şekilde ayrılıyorsanız ve şirketi dava etmeyi planlıyorsanız kesinlikle böyle bir imza atmayın. Keza içeride paranız varsa ve işler iyi niyet çerçevesinden çıkmışsa yine imza atmayın. Dava açmak gibi anayasal haklarınızdan böyle basit bir şekilde feragat edebiliyor musunuz kanunen onu bilmiyorum ama yine de işi şansa bırakmamakta fayda var.</p>
<p>İstifa konusu çok çetrefilli ve uzun bir konu. Daha da uzatılabilir bu yazı ama blog değil de insan kaynakları sitesi olmak yolunda adım atmış olurum daha da uzatırsam. O yüzden herkese mutlu bir iş, bol maaş diliyor ve yazımı bitiriyorum <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sıra sizde.. Varsa paylaşmak istediğiniz istifa deneyimleriniz yorumlarınızı beklerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/nasil-istifa-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PayPal&#8217;dan kazık yemeyelim</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/paypaldan-kazik-yemeyelim/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/paypaldan-kazik-yemeyelim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 15:01:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[internetten alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartı]]></category>
		<category><![CDATA[kur farkı]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[para gönderme]]></category>
		<category><![CDATA[paypal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[Paypal, özellikle uluslararası alışverişlerde çok sık kullandığım bir ödeme aracı. Doğrudan kredi kartı bilgilerini vermek yerine PayPal ile ödeme yapmak hem daha rahat hem de bir çok alışveriş sitesi uluslararası kredi kartı ile ödeme kabul etmezken PayPal ile ödemeyi kabul ediyor. Yani kredi kartı ile ödemeye kıyasla hem daha güvenli bir yöntem hem daha çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.paypal.com" target="_blank">Paypal</a>, özellikle uluslararası alışverişlerde çok sık kullandığım bir ödeme aracı. Doğrudan kredi kartı bilgilerini vermek yerine PayPal ile ödeme yapmak hem daha rahat hem de bir çok alışveriş sitesi uluslararası kredi kartı ile ödeme kabul etmezken PayPal ile ödemeyi kabul ediyor. Yani kredi kartı ile ödemeye kıyasla hem daha güvenli bir yöntem hem daha çok mekandan alışveriş imkanı sağlıyor. Gelelim kazık konusuna.<span id="more-535"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Kredi kartınızın kullandığı ana para birimi, yani bizim için Türk Lirası (TRY) dışında bir dövizle alışveriş yaparsanız, PayPal sizin için bu ödemeyi TRY&#8217;ye çevirip ödemeyi tahsil ediyor. Ancak bunu da yaparken döviz kur farkından kazık yememek için, tıpkı bankaların da yaptığı gibi, bir miktar daha pahalı bir kurdan çeviri yapıyor. İşte kazık yiyebileceğiniz nokta burası.</p>
<p>Eğer kredi kartınız diğer döviz kurlarından alışverişi destekliyorsa, PayPal ayarlarından &#8220;Bankamın kurlarını kullan&#8221;<a href="#ylpypldnkzkymylm1"><sup>*</sup></a> seçeneğini seçerek her döviz birimi başına 6 kuruşa varan bir avantaj elde etmek mümkün. Örneğin benim kredi kartını kullandığım banka Yapı Kredi Bankası (YKB). YKB o günkü merkez bankası kuru belli olunca kredi kartı ekstresinde ödemenin meblağını güncelliyor. Bu sayede kur siz alışveriş yaptıktan sonra merkez bankası kapanana kadar uçuşa geçmezse, epey bir kazancınız olabiliyor. Uçuşa geçerse zaten kaybınız başka yerlerden çıkacaktır <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_552" class="wp-caption aligncenter" style="width: 531px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/05/paypal_currency1.png"><img class="size-full wp-image-552 " title="Döviz kuru seçeneklerini görmek için" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/05/paypal_currency1.png" alt="Döviz kuru seçeneklerini görmek için ödeme ekranında &quot;Conversion Options&quot;a tıklayın" width="521" height="106" /></a><p class="wp-caption-text">Döviz kuru seçeneklerini görmek için ödeme ekranında &quot;Conversion Options&quot;a tıklayın</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Bundan birkaç ay önce bu farkın tam ne kadar olduğunu anlamak için bir deney yapmıştım bir arkadaşımın da yardımıyla. O zamanlar merkez bankası kuru ile 1 USD = 1,4918970 TRY iken, PayPal kuru ile 1 USD = 1,5488722 TRY idi. Gördüğünüz gibi her USD başına 0,0569752 TRY (yani yaklaşık 6 kuruş) kaybınız oluyor, eğer PayPal kurunu kullanırsanız. Bu da 100 dolarlık bir alışverişte yaklaşık 6 lira yapıyor. Sıklıkla bunun gibi alışverişler yapıyorsanız bu fark gitgide daha göze batar bir hal alıyor takdir edersiniz ki <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_548" class="wp-caption aligncenter" style="width: 600px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/05/paypal_currency2.png"><img class="size-full wp-image-548 " title="Döviz kuru ayar ekranı" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/05/paypal_currency2.png" alt="&quot;Conversion Options&quot; ekranındaki bu ayarı yaptıktan sonraki tüm alışverişlerinizde ve para göndermelerinizde satın aldığınız yerin döviz kuru doğrudan kredi kartınıza yansıyacak ve PayPal kur farkından kurtulacaksınız." width="590" height="281" /></a><p class="wp-caption-text">&quot;Conversion Options&quot; ekranındaki bu ayarı yaptıktan sonraki tüm alışverişlerinizde ve para göndermelerinizde satın aldığınız yerin döviz kuru doğrudan kredi kartınıza yansıyacak ve PayPal kur farkından kurtulacaksınız.</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Kur çevrimi opsiyonunu değiştirdikten sonra son seçtiğiniz seçenek tüm işlemlerde geçerli olmak üzere seçili kalıyor. Kimi dövizlerde bu ayarları yaparak daha da büyük fark yakalamak mümkün olabilir.</p>
<p>Son olarak bir de ipucu verelim. Hızlıca kur çevrimi yapmak istiyorsanız Google&#8217;da şunları yazıp aratabilirsiniz:</p>
<p><a href="http://www.google.com.tr/search?q=15+usd+to+try" target="_blank"><em><strong>15 usd to try</strong></em></a></p>
<p>Bu arama sonucunda karşınıza ilk olarak güncel kurdan 15 doların ne kadar türk lirası yaptığını çıkaracaktır (Citibank&#8217;tan alıyormuş kurları)</p>
<p><a name="ylpypldnkzkymylm1"><sup>*</sup></a> Bankamın kurlarını kullan değil de aslında &#8220;Bill me in the currency listed on the seller&#8217;s invoice.&#8221; seçeneğinden bahsediyoruz ama anlamı zaten bankanın kurunu kullan oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/05/paypaldan-kazik-yemeyelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Doğal İletişim Günü</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/04/23-nisan-dogal-iletisim-gunu/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/04/23-nisan-dogal-iletisim-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 10:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[doğal iletişim günü]]></category>
		<category><![CDATA[no telecommunication day]]></category>
		<category><![CDATA[telekom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[Bu 23 Nisan&#8217;ı ve belki de önümüzdeki tüm 23 Nisan&#8217;ları &#8220;doğal iletişim günü&#8221; ilan ediyorum. Bu yıl başlattığım ve bir gelenek haline getirmeyi umduğum bu günde; Cep telefonlarımı mışıl mışıl uyutacağım&#8230; Ev telefonum olsaydı, fişini çekecektim&#8230; Bilgisayar ve internetin yakınından geçmeyeceğim.. Televizyon, radyo gibi iletişim yöntemlerini de kullanmayacağım&#8230; Kısacası doğru veya alternatif akım içeren hiçbir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu 23 Nisan&#8217;ı ve belki de önümüzdeki tüm 23 Nisan&#8217;ları &#8220;doğal iletişim günü&#8221; ilan ediyorum. Bu yıl başlattığım ve bir gelenek haline getirmeyi umduğum bu günde;</p>
<ul>
<li>Cep telefonlarımı mışıl mışıl uyutacağım&#8230;</li>
<li>Ev telefonum olsaydı, fişini çekecektim&#8230;</li>
<li>Bilgisayar ve internetin yakınından geçmeyeceğim..</li>
<li>Televizyon, radyo gibi iletişim yöntemlerini de kullanmayacağım&#8230;</li>
<li>Kısacası doğru veya alternatif akım içeren hiçbir yöntemi iletişim amaçlı kullanmayacağım..</li>
</ul>
<p>Bu sayede, bir zamanlar yeterli saydığımız duyu organlarımızla iletişim kurarken insan olmanın ne demek olduğu hakkında bir fikir edinmeyi planlıyorum.</p>
<p>Sonuçları (belki ironik, belki oksimoronik ama) yine burada paylaşacağım&#8230;</p>
<p>Sizi de beklerim&#8230;<span id="more-507"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/04/23-nisan-dogal-iletisim-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl duş alınır?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/nasil-dus-alinir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/nasil-dus-alinir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 18:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[banyo]]></category>
		<category><![CDATA[duş]]></category>
		<category><![CDATA[duş nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[hamam]]></category>
		<category><![CDATA[kese]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[spa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[Farkettim ki pek çok kişinin ebeveyni, günlük hayattaki çok basit, bir o kadar da sıradan aktiviteleri nasıl yapacaklarını çocuklarına tüm detaylarıyla öğretmiyorlar. Başlıktan da anlayacağınız üzere, örneğin nasıl duş alınacağını ya adım adım anlatmıyorlar, ya da o kadar küçükken anlatıyorlar ki kimi önemli detayları zamanla unutuyoruz. Geçen gün bambaşka bir şey için alışveriş yaparken karşıma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Farkettim ki pek çok kişinin ebeveyni, günlük hayattaki çok basit, bir o kadar da sıradan aktiviteleri nasıl yapacaklarını çocuklarına tüm detaylarıyla öğretmiyorlar. Başlıktan da anlayacağınız üzere, örneğin nasıl duş alınacağını ya adım adım anlatmıyorlar, ya da o kadar küçükken anlatıyorlar ki kimi önemli detayları zamanla unutuyoruz. Geçen gün bambaşka bir şey için alışveriş yaparken karşıma yıllardır aradığım(!) duş fırçası çıkınca, duş yapmanın, en azından benim en iyi olduğunu düşündüğüm yolunu sizlere anlatmaya karar verdim. Hem bu sayede <em>duş almada verimlilik</em> konusundaki çalışmalarımın sonuçlarını paylaşmış olurum, hem de yanlış/eksik yaptığım bir şeyler varsa bunları, sizin sayenizde öğrenmiş olurum. Bilgi paylaştıkça çoğalır, kir yıkandıkça azalır öyle değil mi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Öyleyse başlayalım. Önce ihtiyacımız olanlar:<span id="more-474"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<ul>
<li><strong><em>En az iki adet duş lifi</em></strong></li>
<li><strong><em>Duş jeli</em></strong></li>
<li><strong><em>Şampuan</em></strong></li>
<li><strong><em>Sabun</em></strong></li>
<li><strong><em>Duş fırçası</em></strong></li>
</ul>
<div id="attachment_476" class="wp-caption aligncenter" style="width: 160px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/dus_fircasi.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-476 " title="Duş Fırçası" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/dus_fircasi-150x150.jpg" alt="Duş Fırçası" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">O meşhur duş fırçası</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/dus_lifi.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail  wp-image-478" title="Duş Lifi" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/dus_lifi-150x150.jpg" alt="Duş Lifi" width="70" height="70" /></a><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/dus_jeli.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-477 alignnone" title="Duş Jeli" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/dus_jeli-150x150.jpg" alt="Duş Jeli" width="70" height="70" /></a><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/head_n_shoulders.jpg"><img class="alignnone  size-thumbnail wp-image-480" title="Kremli şampuan" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/head_n_shoulders-150x150.jpg" alt="Kremli şampuan" width="70" height="70" /></a><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/haci_sakir.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail  wp-image-479" title="Banyo Sabunu" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/haci_sakir-150x150.jpg" alt="Banyo Sabunu" width="70" height="70" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em>Sevdiğim diğer duş ekipmanları</em></p>
<p>Yapılacaklar sırasıyla şöyle:</p>
<ol>
<li>Saçlarınızı ve vücudunuzu iyice ıslatın. Saçlarınızın her yerine su gelmesi için ellerinizle bir miktar saç diplerinizi (aslında kafa derinizi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) ovalamanızda fayda var.</li>
<li>Saçlarınız çok yağlanmışsa ellerinizi bu aşamada sabunla yıkayın ve suyu kapatın.</li>
<li>Kremli şampuanı elinize veya saçınıza dökün ve saçınızı, bu sefer şampuanla iyice köpürene kadar ovalayın. Bu aşamada tırnak uçlarınızdan bir miktar yardım alarak kafa derinizi daha temiz hale getirebilirsiniz.</li>
<li>Gözünüze sabun bulaşırsa az miktar su yardımıyla gözünüzü durulayın. Buradaki en önemli husus şu: saçınızı, tüm vücudunuz sabunlanana kadar durulamayacaksınız. Bu sayede şampuanın kimyasal özellikleri saçınızdaki mikropları vb kırarken, krem özelliği de saçınızı yumuşatacaktır. Bir taşla iki kuş vuracaksınız yani.</li>
<li>Duş liflerinden birine duş jelini dökün ve vücudunuzun muhtelif yerlerini iyice köpürterek yıkayın. Burada dikkat edeceğiniz konular şöyle:
<ol>
<li>Yüzünüzü yıkamak için mutlaka ama mutlaka ayrı bir lif kullanın. Yüzünüzdeki bakteri faunası ile vücudunuzun daha az hijyenik kısımlarındaki fauna aynı değildir ve kimi bakterileri yüzünüze taşımak istemezsiniz.</li>
<li>Özellikle etek bölgesi ve ayaklarınız için ayrı birer lif kullanmak isteyebilirsiniz. Bence bu biraz fazla titizlik olur ama farklı faunalar meselesi buralar için de geçerli.</li>
</ol>
</li>
<li>Sıra geldik duş fırçasını kullanacağımız yere. Duş fırçasını biraz ıslatın. Üzerine duş jelini dökün ve sırtınızı bir güzel fırçalayın. Bu iş için Watson&#8217;s mağazalarında bulduğum fırçayı oldukça öneririm. Kendisi epey serttir ve hamama gitmeden, kendi kendine kese atmak isteyenler için oldukça idealdir.</li>
<li>Suyu istediğiniz sıcaklığa getirin zira bir sonraki adımda yüzünüzü yıkayacaksınız ve göz kapaklarınızda sabun varken (yani gözleriniz kapalıyken) su sıcaklığını ayarlamak oldukça zor oluyor.</li>
<li>Şimdi sadece yüzünüz için kullandığınız life bir miktar duş jeli dökerek yüzünüzü bir iyice yıkayın.</li>
<li>Saçlarınızı, saç diplerinizi yine ovalayarak (tırnakları unutmayın) durulayın.</li>
<li>Tüm vücudunuzu iyice duruladıktan sonra ellerinizi bir kez daha sabunlayın.</li>
<li>Duştan çıkıp bornozunuzu giyin ve taze demlenmiş çayınızı için <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
</ol>
<div id="attachment_500" class="wp-caption aligncenter" style="width: 160px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/demli_cay.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-500  " title="Demli Çay" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/demli_cay-150x150.jpg" alt="Demli Çay" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Demli çay, tek şeker</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Bu duş alma şeklinin dört temel amacı var:</p>
<ul>
<li>En kısa sürede yıkanmak</li>
<li>Bu kadar kısa sürede mümkün olduğunca temiz olmak</li>
<li>Sabun ve şampuanlardan en iyi şekilde faydalanmak
<ul>
<li>Saçların olabildiğince yumuşak olması ve duş jellerinin kimyasal görevlerini görmesi</li>
</ul>
</li>
<li>Tek başına en temiz şekilde yıkanabilmek
<ul>
<li>Sırtınızda kir birikmesini istemezsiniz, değil mi?</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Biliyorum biraz komik bir konu oldu bu. Ama birileri bana hamama gitmeden de sırtımı (neredeyse) keseleyebileceğimi önceden söyleseydi doğrusu hiç üzülmezdim. Bunun gibi, hayat kalitesini arttırdığını düşündüğüm konuları &#8220;yaşam kalitesi&#8221; kategorisinde daha sık işlemeye çalışacağım.</p>
<p>İsteyene sıhhatler olsun isteyene saatler <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
Sabun, şampuan ve duş jeli resimleri: <em><a href="http://www.kangurum.com.tr/">Migros Sanal Market</a></em><br />
Duş lifi resmi: <em><a href="http://eastcoastgoeswest.wordpress.com/2009/10/11/how-i-got-over-buff-puff-buf-puf/">Duş lifine Baf Paf diyen sevgilimden nasıl ayrıldım?</a>, </em><em>East Coast Goes West</em><br />
Demli çay: <em><a href="http://www.ozgunresimler.com">Özgün Resimler</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/nasil-dus-alinir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Starbucks&#8217;ta hangi kahveyi içmeli?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/starbucksta-hangi-kahveyi-icmeli/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/starbucksta-hangi-kahveyi-icmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 11:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Keyif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=449</guid>
		<description><![CDATA[Tanıyanlar, takip edenler bilir. Starbucks&#8217;ın epeydir müdavimiyim. Lakin benden de daha müdavim bir arkadaşımın, ki çeşitli Starbucks şubelerine girip &#8220;her zamankinden&#8221; ısmarlayabilen birisidir kendisi, önerisiyle filtre kahve ve espresso&#8217;lu seçeneklere ek bir seçenek olduğunu keşfettim: French press. Bu kahvenin diğer türlere göre avantajlarını sayarsak: İstediğiniz tür kahve çekirdeğini seçebiliyorsunuz. Benim önerilerim, şimdiye kadar deneyebildiğim iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tanıyanlar, takip edenler bilir. Starbucks&#8217;ın epeydir müdavimiyim. Lakin benden de daha müdavim bir arkadaşımın, ki çeşitli Starbucks şubelerine girip &#8220;her zamankinden&#8221; ısmarlayabilen birisidir kendisi, önerisiyle filtre kahve ve espresso&#8217;lu seçeneklere ek bir seçenek olduğunu keşfettim: <strong>French press</strong>.<span id="more-449"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/FF_French_Press1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-450" title="Starbucks'ta Fransız baskısı" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/03/FF_French_Press1-241x300.jpg" alt="French Press" width="241" height="300" /></a></p>
<p>Bu kahvenin diğer türlere göre avantajlarını sayarsak:</p>
<ul>
<li>İstediğiniz tür kahve çekirdeğini seçebiliyorsunuz. Benim önerilerim, şimdiye kadar deneyebildiğim iki tür olan limon esanslı <em>Sidamo</em> ve turunçgil esanslı <em>Costa Rica</em> kahveleri.</li>
<li>Kahve çekirdekleri siz seçtiğiniz anda çekiliyor. Beklememiş kahve içiyorsunuz.</li>
<li>French press yöntemi bildiğim kadarıyla kahvenin yağını çıkartmanın,  yani esansı tam anlamıyla almanın, yegane yolu. Kahve zevkinizi inceltmek bu yöntemden geçiyor <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Diğer türlerde olduğu gibi istediğiniz boylarda mevcutlar. Bir kişiliğinin fiyatı bugün itibariyle 5,25TL. Ancak iki kişiliğini alırsanız esas avantajı ortaya çıkıyor. İki kişiye rahatlıkla yetecek kadar kahve içeren bu seçenek an itibariyle 6,75TL. En az günün kahvesi kadar güzel değil mi <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Baristalar kahve çekirdekleri konusunda oldukça, en azından benden kat kat fazla, bilgililer ve gayet güler yüzle seçiminizde size yardımcı oluyorlar. Sidamo&#8217;yu öneren kahvekolik arkadaşım iken Costa Rica&#8217;yı öneren barista oldu.</li>
</ul>
<p>Sizin önerileriniz neler? Hangi çekirdeği tercih etmeliyim. Ya da bunun gibi pek bilinmeyen ama sizin yakaladığınız başka Starbucks sırları var mı? Yorumları bekliyorum.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a href="http://starbuckscoffeeturkey.blogspot.com/2009/01/4-admda-tadm.html">4 Adımda Tadım!</a>, Starbucks Coffee blogu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/03/starbucksta-hangi-kahveyi-icmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ton balıklı makarna</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2010/01/ton-balikli-makarna/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2010/01/ton-balikli-makarna/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 14:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci yemeği]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[ucuz yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=427</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenciyken sıklıkla harçlığın bitmesi gibi durumlar söz konusu olurdu. Ta o zamanlarda yap boz yöntemiyle icat (veya keşif) ettiğimiz bir makarna türünden bahsetmek istiyorum, ton balıklı makarna. O kadar lezzetli gelirdi ki bu bana, ne zaman yesem bir paket makarna&#8217;dan yaklaşık bir tabak bıraktığımı hatırlarım.  Şimdi öğrenci değilim ancak hala seve seve yapıp yiyorum. Sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenciyken sıklıkla harçlığın bitmesi gibi durumlar söz konusu olurdu. Ta o zamanlarda yap boz yöntemiyle icat (veya keşif) ettiğimiz bir makarna türünden bahsetmek istiyorum, ton balıklı makarna. O kadar lezzetli gelirdi ki bu bana, ne zaman yesem bir paket makarna&#8217;dan yaklaşık bir tabak bıraktığımı hatırlarım.  Şimdi öğrenci değilim ancak hala seve seve yapıp yiyorum. Sadece malzeme kalitesi biraz değişmiş olabilir <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Yeniden yaptığım ilk fırsatta fotoğrafını da ekleyeceğim bu makarnanın tarifi şöyle:<span id="more-427"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<ul>
<li>1 paket makarna, tercihen burgu veya fiyonk</li>
<li>1 tane 160 gramlık konserve ton balığı, tercihen kırıntı</li>
<li>1 kaşık domates salçası</li>
<li>1.5 kaşık biber salçası</li>
<li>3 yemek kaşığı zeytinyağı</li>
<li>tuz, karabiber, kırmızı biber</li>
<li>100 gram kadar kaşar peyniri</li>
</ul>
<p>Pişirmek için gereken pek bir alet yok; derin bir tencere, makarnanın tamamını alacak kadar bir kap, bir kepçe, bir kaşık bir de bıçak yeterli olacaktır. Gelelim tarife:</p>
<ul>
<li>Kaşar peynirini tavla zarının dörtte biri büyüklüğünde küpler halinde doğrayıp bir kenarda bekletin.</li>
<li>Suyu kaynatın, kaynadıktan sonra suya 1 kaşık zeytinyağı bir miktar da tuz ekleyin ve makarnanızı da tencereye döküp karıştırın. (Böylece suyun kaynama süresi kısalmış olacaktır, hem de makarnalar birbirine yapışmaz)</li>
<li>Makarna uygun yumuşaklığa gelene kadar haşlayın.</li>
<li>Tencere içine bir bardağa yakın soğuk su dökün ve tencere kapağını kullanarak iyice süzün.</li>
<li>Süzülen makarnaları bir kaba aktarın.</li>
<li>Tencereyi şöyle bir suya tutun ve dibinde biriken nişastaları temizleyin (elinizi yakmadan)</li>
<li>Tencereyi ocakta bir süre boş bir şekilde ısıtıp kalan tüm suyun buharlaşmasını sağlayın (yoksa sos üzerinize sıçrar, tadınız kaçar)</li>
<li>2 kaşık zeytinyağını tencereye dökün, üzerine salçaları ekleyin ve çiğ salça kokusu gidene kadar kavurun.</li>
<li>Ton balığının kapağını yarım açarak yağını süzün ve ton balıklarını tencereye ekleyin.</li>
<li>Tuz, karabiber ve tercihe göre acı kırmızı biber ekleyin ve kavurmaya devam edin.</li>
<li>10-15 dakika kadar salça ve ton balığını kavurduktan sonra, sos az olmuşsa bir su bardağı kadar sıcak su ekleyin. (Burada sosun sıçrama tehlikesi var, dikkat edin üzeriniz batmasın)</li>
<li>Makarnaları tencereye geri ekleyin ve ocağın altını kısın.</li>
<li>Tüm makarnalar kırmızı olana kadar karıştırın. Dikkat edin çok karıştırırsanız makarna hamur olur.</li>
<li>Sosun yeteri kadar karıştığından emin olduktan sonra kaşar peynirlerini de ekleyip bir kez daha karıştırın.</li>
<li>Afiyetle yiyin.</li>
</ul>
<div id="attachment_434" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/01/tonbaliklimakarna.jpg"><img class="size-medium wp-image-434 " title="Ton Balıklı Makarna" src="http://www.kirpininyeri.com/wp-content/uploads/2010/01/tonbaliklimakarna-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Yazıyı yazar yazmaz dayanamayıp yaptım <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Bu krallara layık yemeğin maliyetini de çıkaralım:</p>
<ul>
<li>Makarna; ucuzu (elif) 0,75TL, kalitelisi (barilla) 1,59TL</li>
<li>Ton balığı; ucuzu (bütçem) 2,48TL, kalitelisi (superfresh) 4TL</li>
<li>Domates salçası, yaklaşık 80 gram yapıyor; (tat) 0,24TL</li>
<li>Biber salçası, yaklaşık 120 gram yapıyor; (tamek) 0,58TL</li>
<li>Zeytinyağı, yaklaşık 45ml yapıyor; (migros) 0,36TL</li>
<li>Kaşar peyniri; ucuzu (migros) 1,73TL, kalitelisi (tahsildaroğlu) 2,24TL</li>
</ul>
<p>Toplamda maliyet, ucuz malzemeler kullanılırsa 6,14TL, pahalı malzemeler kullanılırsa 9,01TL yapıyor. Öğrenciyken 6,14TL oldukça lezzetli bir yemek için oldukça uygun bir fiyat bence.</p>
<p>Bu yemeğin çeşitli varyasyonları da mevcut. Misal, bütçeniz ve diğer koşullar elveriyorsa kaşar peynirini sonradan makarnanın üstüne rendeleyebilirsiniz. Yemeğin yanında kola veya fanta içebilirsiniz. Kaşar peyniri ve kolanız yoksa, yoğurtla süsleyip daha da besleyici hale getirebilirsiniz (hayır, zehirlemiyor) 160gr ton balığı yerine, 160+80 gramlık ton balığı kullanarak daha da iddialı bir ziyafet çekebilirsiniz. Ayrıca ton balığı sevmeyenler bir de sucuk ve kuru nane ile deneyebilirler.</p>
<p>Yemekte lezzeti belirleyen en önemli malzemeler, ton balığı, biber salçası ve kaşar peyniri. Kalanların kalitesi önemli değil. Bu arada ton balığının bütün olmasına da hiç gerek yok, zaten kırıntı haline getireceğiz. Hem kırıntı olanlar da daha ucuz.</p>
<p>Son olarak belirtmeliyim ki Barilla benim şimdiye kadar en beğendiğim makarna markası. Hem hızlı (ve kutunun üstünde yazan sürede) pişiyor, hem lezzetli. Dahası tencerede nişasta artığı kalmıyor.</p>
<p>Sizin de öğrenci yemeği tarifleriniz veya bu yemeğe ekleyeceğiniz çeşniler varsa yorum kısmına ekleyebilirsiniz. Tarifi denemeye çalışır, sonucu buraya yazarım <img src='http://www.kirpininyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kaynak:<br />
Tüm fiyatlar <a href="http://www.kangurum.com.tr/">Migros Sanal Market</a>&#8216;ten alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2010/01/ton-balikli-makarna/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genetiği Değiştirilmiş Organizma Zararlı Olabilir Mi?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/genetigi-degistirilmis-organizma-zararli-olabilir-mi/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/genetigi-degistirilmis-organizma-zararli-olabilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 18:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[büyük kıtlık]]></category>
		<category><![CDATA[gdo]]></category>
		<category><![CDATA[genetiği değiştirilmiş organizma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Ben de pek çok öğrenci gibi tarih öğrenmenin gerçek hayatta ne işimize yarayacağını hep merak etmişimdir. Ama bugün farkettiğim, yine bana çarpıcı gelen bir tarihi benzerlik karşısında bu bilgilerin gerçek hayatta işime yarayabileceğine karar verdim. Size de anlatayım. Bugünlerin en popüler tartışmalarından biri GDO&#8217;nun yani Genetiği Değiştirilmiş Organizma&#8217;nın yararlı mı zararlı mı olduğu tartışması herhalde. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben de pek çok öğrenci gibi tarih öğrenmenin gerçek hayatta ne işimize yarayacağını hep merak etmişimdir. Ama bugün farkettiğim, yine bana çarpıcı gelen bir tarihi benzerlik karşısında bu bilgilerin gerçek hayatta işime yarayabileceğine karar verdim. Size de anlatayım.</p>
<p>Bugünlerin en popüler tartışmalarından biri GDO&#8217;nun yani Genetiği Değiştirilmiş Organizma&#8217;nın yararlı mı zararlı mı olduğu tartışması herhalde. Genetik ne demek kabaca tahmin ediyoruz ama kısaca tanımlamakta da fayda var. Genetik, antik Yunanca &#8220;köken&#8221; kelimesinden (genesis) türemiş.<a href='#gntgdgstrlmsrgnzmzrrllblrm1'><sup>1</sup></a> Biyolojinin kalıtım ile ilgilenen alt dallarının tümüne genetik bilimi adı veriliyor. Atalardan çocuklarına çeşitli özelliklerin aktarılması, yani kalıtım, canlı organizmalarda gen adı verilen birimler aracılığıyla mümkün olmaktadır. Konuyu anlamak için herhalde en temel bilgi bu olsa gerek. En kaba tabiriyle örnek vermek gerekirse babamızın ve annemizin genleri bir araya gelip, bazı değişikliklere de uğrayıp bizim bugünkü halimizi oluşturuyor.<span id="more-398"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Genetiği değiştirilmiş organizma diye (yani GDO) çeşitli canlıların (örneğin çeşitli sebze ve meyvelerin) genlerinin bir canlı türünden bir canlı türüne aktarılması sonucu ortaya çıkan canlılara deniyor. Bu aktarılmalar test edilerek ne gibi faydaları olabileceği bulunuyor ve beğenilen bir sonuç ortaya çıkarsa kullanılıyor. Bu GDO&#8217;ların bugünlerdeki tartışmalara yol açan kullanımı ise çeşitli genler kullanılarak dayanıklı veya doğal olanından daha verimli hale getirilmiş meyve ve sebzeler. </p>
<p>Bu ürünlerin bir çok faydasından bahsediliyor. Örneğin böceklere karşı ilaçlamaya ihtiyaç duymadığı, gübre kullanılmadığı halde daha çok ürün verdiği, hava koşullarına daha dayanıklı olduğu, böylece maliyetleri düşürdüğü söyleniyor. Bunların doğruluğu yanlışlığını tartışmak epeyce zor, zira bilimsel veriler gerekir. Ancak tam da bu araştırmaya vakit ayırmamaya karar vermişken aklıma o çarpıcı dediğim tarihi bilgi geldi. Tam da buna bire bir benzeyen bir vaka bundan yüzyıllar önce yaşanmıştı. Hem de olayın baş aktörü yine aynıydı. Amerika ve yardımcı oyuncu olarak gelişmekte olan bir ülke, İrlanda. </p>
<p>İrlanda&#8217;nın temel geçim kaynağını oluşturan patates, ana vatanı olan Amerika&#8217;dan İrlanda&#8217;ya getirilmiş. İrlanda&#8217;dada da açlık diz boyu olduğundan ve patates de hem çok verimli bir şekilde yetiştirilebildiğinden, hem de insanların hayatını idame ettirmesi için gerekli pek çok besini içerdiğinden İrlandalılar neredeyse tüm ekonomilerini patates yetiştiriciliğine dayandırmışlar.<a href='#gntgdgstrlmsrgnzmzrrllblrm2'><sup>2</sup></a> Lakin her şey beklendiği gibi güllük gülistanlık olmamış ve 1700-1800&#8242;lü yıllarda patates kıranı (potato blight) denilen bir hastalık ürünlerin çok büyük bir kısmını, hem de uzun süreler boyunca yenmez hale getirmiş. Bu olaylar kıtlık ve hastalıkla sonuçlanmış ve tahmin ediliyor ki 1500000 kişi hayatını kaybetmiş. Evet, 1.5 milyon kişi, patates yetiştirilemediği için hayatını kaybetmiş.<a href='#gntgdgstrlmsrgnzmzrrllblrm3'><sup>3</sup></a></p>
<p>Bugün ise Türkiye&#8217;ye çok verimli olduğu iddia edilen GDO&#8217;lu ürünleri getirip burada yetiştirtmek istiyorlar. Gerçekten doğru olabilir, bu ürünler daha verimli olabilir. Çiftçilerimiz bu iş çok verimli, daha çok kazanabileceğim diye heves edip GDO&#8217;lu ürünlere yönelebilirler. Ama bu da orta veya uzun vadede, tıpkı İrlanda örneğinde olduğu gibi genetik çeşitliliği yok edecek, sadece birkaç firmanın ürettiği türlerin yetiştirilmesine sebep olacak. </p>
<p>Varsayalım ki sadece Türkiye&#8217;deki floraya özel bir bitki hastalığı türü olsun, örneğin Anadolu mısır kıranı diyelim bu hastalığın adına. Bu hastalık Avrupa&#8217;da veya Amerika&#8217;da olmadığı için, o büyük firmalar yetiştirdiği mısır türünü bu hastalığa karşı dirençli hale getirmemiş olsunlar. Şans eseri çiftçinin ektiği ekine bulaşırsa bu hastalık, bütün ürünleri kullanılmaz hale getirebilir. Tıpkı İrlanda&#8217;daki patates kıranı örneğinde olduğu gibi. Oysa, Türkiye&#8217;de yetişen ve birkaç kez döl vermiş mısırlar kullanılsaydı, zaten ekilenler bu hastalığa karşı hayatta kalmış olan mısırlardan üremiş olacağı için bu hastalıktan etkilenmeyecekti.</p>
<p>Herhalde tüm ekonomomiz bir tek çeşit ürüne dayanmadığından bizde bu tür bir senaryo gerçekleşirse açlıktan ölenler olmayacaktır ama muhtemelen büyük bir ekonomik etkisi olacaktır.</p>
<p>Kısacası, her yeni buluşa, keşfe bu kurtarıcımız diye atlamamak lazım. Ve de, kendim bile bunu yazarken şaşıyorum ama, tarih bilmek ve tarihten ders almak lazımmış doğrusu. </p>
<p><a name='gntgdgstrlmsrgnzmzrrllblrm1'><sup>1</sup></a> <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Genetics">Genetics</a>, Wikipedia<br />
<a name='gntgdgstrlmsrgnzmzrrllblrm2'><sup>2</sup></a> <a href="http://www.indepthinfo.com/potato/history.shtml">Potato! History</a>, IndepthInfo<br />
<a name='gntgdgstrlmsrgnzmzrrllblrm3'><sup>3</sup></a> <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Great_Famine_(Ireland)">Great Famine (Ireland)</a>, Wikipedia</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/11/genetigi-degistirilmis-organizma-zararli-olabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamburger nerede yenir?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/08/hamburger-nerede-yenir/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/08/hamburger-nerede-yenir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 16:09:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[fast food]]></category>
		<category><![CDATA[hamburger]]></category>
		<category><![CDATA[restoran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=318</guid>
		<description><![CDATA[Epeydir aklımda olan bir konu bu. Yaşlanıyorum herhalde, zevklerim de satın alma gücüm de değişiyor. Eskiden bir Burger King, daha doğrusu Whopper hayranı ve hastasıydım. Şimdi ise gitmeyeli bir aydan fazla olmuştur herhalde. Neden derseniz.. Whopper menü artık eskisi kadar ucuz bir fast food tercihi gibi gelmiyor bana. Tamam satın alma gücüm değişti dedim ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epeydir aklımda olan bir konu bu. Yaşlanıyorum herhalde, zevklerim de satın alma gücüm de değişiyor. Eskiden bir Burger King, daha doğrusu Whopper hayranı ve hastasıydım. Şimdi ise gitmeyeli bir aydan fazla olmuştur herhalde. Neden derseniz.. </p>
<p>Whopper menü artık eskisi kadar ucuz bir fast food tercihi gibi gelmiyor bana. Tamam satın alma gücüm değişti dedim ama fiyat performans oranı da hala benim için önemli bir kriter. &#8220;Double Whopper Burger Menü&#8221; nün fiyatı bu yazıyı yazdığım sırada <strong>13</strong>TL idi.<a href='#hmbrgrnrdynr1'><sup>1</sup></a> Fiyat bu. Performanstan ne anladığımı da kısaca açıklayayım: Son birkaç ziyaretimde yemeği yedikten sonra damağımda donmuş yağ tadı kaldı. Yanında gelen kola ve patatesin de Whopper lezzetine çok yaklaştığını söyleyemem. Kaldı ki şubeye göre değişmekle birlikte ayakta ve uzunca bir süre sıra beklemek gerekebiliyor.  Yani self-servis. Doğrusu insan bu fiyata daha fazla bir şeyler bekliyor.<span id="more-318"></span><div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Burger King&#8217;e en yakın fiyatlı alternatif olarak da <a href="http://www.happymoons.com.tr/">Happy Moon&#8217;s</a> u gösterebilirim. Benim genelde ziyaret ettiğim iki şubesi Bahariye ve Fenerbahçe. İlkine öğle/akşam yemeği, ikincisine ise pazar kahvaltısı için gidiyorum genelde. Happy Moon&#8217;s Özel Hamburger menüsünün fiyatı birkaç hafta önce yediğimde bir kutu kola da dahil <strong>16,5</strong>TL idi. 200 gramlık leziz bir burger ve yedikten sonra ağzınızda yağ tadı kalmıyor. Baharatlı özel patates ve bir miktar yeşillikle birlikte geliyor (Whopper Menü&#8217;de son hatırladığım kadarıyla salata opsiyonu yoktu) . Kolayı kutudan içmekle post-mix veya pre-mix içmek arasında da epey fark var. Normal bir restoranda olması gerektiği gibi servis masanıza yapılıyor, hem de oldukça güleryüzlü garsonlar tarafından.  Dahası ayda en az bir kere gittiğimden garsonların bir süre sonra alışkanlıklarıma aşina olduklarını da gördüm. Restoranı son ziyaretimde siparişi verip tuvalete gittikten sonra masama döndüm ve neredeyse her seferinde sipariş ettiğim acı sos(um) ile tek başıma gittiğim zamanlarda okuduğum birkaç derginin masama bırakıldığını gördüm. Bunun beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin bile edemezsiniz (ki o zamana kadar kötü geçiyordu günüm oldukça). </p>
<p>Gördüğünüz gibi, yalnızca <strong>3.5</strong>TL fazla ödeyerek çok daha lezzetli ve hatta belki de sağlıklı bir hamburger yemeniz mümkün. Güleryüz ve masaya hizmet de cabası. (Doğrusu fast food restoranlarında hele de yoğun vakitlerde gülen bir görevli bulmak zor) Belki sizin de fast food yediğiniz restoranı değiştirmenizin zamanı gelmiştir ne dersiniz?</p>
<p>Fiyatı biraz daha arttırmak bana o kadar dokunmaz derseniz diğer denediğim restoranları da önerebilirim. Hamburgerlerinin güzelliğine göre sıralamam iyiden biraz daha az iyiye doğru şöyle:</p>
<p>-  <a href="http://www.numnum.com.tr/">Num Num</a>, çok çeşitli ve alışılmışın dışında hamburger seçenekleri sunuyor. Patates kızartması ve Coleslaw salata tüm hamburgerlerin yanında standart. Doğrusu bitirebildiğim olmadı tüm tabağı (evet hem de benim). Bir şişe kola dahil fiyat <strong>25</strong>TL civarında. Ek olarak yemeklerinde trans yağ olmadığını belirtiyorlar. Kanyon ve Meydan alışveriş merkezlerinde var. Daha başka yerlerde de olabilir.<br />
- BirraManca<a href='#ylhmbrgrnrdynr1'><sup>*</sup></a>, standart bir hamburger yanında buz gibi 70&#8242;lik Efes içmek isteyenler için ideal. Kendisi Taksim Meydan&#8217;daki Efes Beer Point&#8217;lerden en beğendiğim. Gerçi hamburgere esas lezzetini katan karamelize soğan ve tabii ki bira ama Burger King&#8217;lerde niye bira yok ki zaten? Fiyatı hatırlamıyorum ama en kısa zamanda öğrenip yazarım.<br />
- Cookshop<a href='#ylhmbrgrnrdynr2'><sup>**</sup></a>, Palladium alışveriş merkezinde oldukça şık bir restoran. Keçi peynirli burger ve elma dilim patatesle birlikte bir şişe kolaya daha bugün <strong>22,5</strong>TL verdim. Keçi peynirinin burgere oldukça güzel eşlik ettiğini söyleyebilirim. Fakat hamburger ekmeği öyle bir mekana yakışmayacak derecede bayattı. Yine de oldukça doyurucu ve lezzetli bir deneyimdi.  </p>
<p>Bu listeyi uzun vadede geliştireceğim sanırım. Bu arada Burger King&#8217;e yükleniyor gibi oldum ama McDonalds ve benzeri diğer zincirlerde de durum çok farklı değil. Yani burada esas konu fast food kültürü.. (Çok da fast değil hani)</p>
<p>Bu arada ben İstanbul&#8217;u yazıyorum ama yörenizde benzer kalitede veya daha lezzetli restoranlar bulmanız mümkün. Uzun zaman oldu ama hatırladığım en güzel örnek Mersin&#8217;de Burger King&#8217;e yürüyüş mesafesinde yer alan Ananas kafe idi. Hem burgeri inanılmaz lezizdi, hem de Burger King&#8217;den çok daha ucuzdu.</p>
<p><a name='ylhmbrgrnrdynr1'><sup>*</sup></a> Birra Manca&#8217;nın web sitesi yok, ya da ben bulamadım.<br />
<a name='ylhmbrgrnrdynr2'><sup>**</sup></a> Cookshop Türkiye&#8217;nin web sitesi yok, ya da ben bulamadım.</p>
<p>Kaynaklar:</p>
<p><a name='hmbrgrnrdynr1'><sup>1</sup></a> Burger King 4. Levent şubesi, <a href="http://www.yemeksepeti.com/index.asp?city=215">Yemeksepeti</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/08/hamburger-nerede-yenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masalın Aslı &#8211; Bir sokak grubu?</title>
		<link>http://www.kirpininyeri.com/2009/08/masalin-asli-bir-sokak-grubu/</link>
		<comments>http://www.kirpininyeri.com/2009/08/masalin-asli-bir-sokak-grubu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 19:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kirpi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik grubu]]></category>
		<category><![CDATA[opera]]></category>
		<category><![CDATA[sokak grubu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirpininyeri.com/?p=301</guid>
		<description><![CDATA[İstiklal caddesini belki bilirsiniz. Hiç durmaz, hep akar gibi bir hali vardır. Ancak bir sonraki bara, restoran veya kafeye girene kadar durulur üzerinde. Nice insana yol olur da pek insan sevmez gibi bir hali vardır. (Emo&#8217;ları saymazsak?..) Bugün Bahariye&#8217;deydim.. Birkaç parça alışveriş yapmak, yemek yemek ve Starbucks&#8217;a gidip blog&#8217;uma bir şeyler yazmak niyetindeydim.. Ayağımı yaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstiklal caddesini belki bilirsiniz. Hiç durmaz, hep akar gibi bir hali vardır. Ancak bir sonraki bara, restoran veya kafeye girene kadar durulur üzerinde. Nice insana yol olur da pek insan sevmez gibi bir hali vardır. (Emo&#8217;ları saymazsak?..)</p>
<p>Bugün Bahariye&#8217;deydim.. Birkaç parça alışveriş yapmak, yemek yemek ve Starbucks&#8217;a gidip blog&#8217;uma bir şeyler yazmak niyetindeydim.. Ayağımı yaya yolunu araba yolundan ayıran yamuk babalardan birine çarpıp az miktarda parçalayınca epey keyfim kaçmıştı doğrusu. Böyle zamanlarda moralim düzelsin diye sevdiğim bir şeyler yapıyorum. Ben de gidip Happy Moon&#8217;s da koca bir hamburgeri usulca mideye indirdim. Onun hikayesini sonra anlatırım.<span id="more-301"></span></p>
<p>Daha sonra kalkıp Starbucks&#8217;a doğru yollandım ki bir de ne göreyim, ne duyayım. Bahariye&#8217;den geçerken ara ara kulağıma takılan güzel sesini durup dinlemek istediğim ama yanımda hep birileri olduğu için yeteri kadar dinleyemediğim bir sokak grubunu sonunda dinleme şansını buldum. Grubun adı, temin ettiğimiz CD&#8217;lerinden anladığım üzere &#8220;<strong>Masalın Aslı</strong>&#8220;. Havadaki püfür püfür rüzgar, ve billur gibi sesiyle opera vokal<a href="#ylmslnslbrskkgrb1"><sup>*</sup></a> Özlem ve özellikle beni etkileyen keman sesi biraz önce başıma gelen tatsızlıkları unutturduğu gibi üstüne bir de bu kirpiyi mutlu etti. Oturup uzun uzun hamburgerin niye Burger King yerine Happy Moon&#8217;s gibi restoranlarda yenmesi gerektiğini anlatacaktım ama o konu rüzgarla birlikte (şimdilik) uçtu gitti. Gelelim Masalın Aslı&#8217;na..<div style="float:right;margin-left: 5px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8456605567513066";
google_ad_slot = "2648937114";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 200;
//--></script>
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>
</div></p>
<p>Masalın Aslı aslında Vasıf Öngören adlı yazarın bir çocuk romanının adıymış.<a href="#mslnslbrskkgrb1"><sup>1</sup></a> Artık grup ismini seçerken bu kitaptan etkilendiyse de herhalde Vasıf bey bu grubu bir kez dinledikten sonra hakkını gruba helal edecektir. 7 kişilik bu grup, benim deniz esintili diye tarif edebileceğim parçaları çello, kontrbas, ud ve tabii ki benim en beğendiğim keman eşliğinde, hem de birden fazla dilde opera tınısıyla yorumluyor. Bunlardan bazıları Karadeniz Yelkenleri (Türkçe), Yedi Kule (biraz Türkçe biraz Yunanca), Şehrazat (İngilizce) ve de her dinlediğimde tekrar hayran kaldığım Balkan türküsü Ederlezi (Hıdrellez)<a href="#mslnslbrskkgrb2"><sup>2</sup></a>.</p>
<p>Yağmursuz havalarda, iş çıkışının biraz ertesine denk gelen saatlerde Bahariye&#8217;ye uğrarsanız grubu canlı dinlemeniz mümkün. <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=14728961">Ekşi&#8217;de yazdığı kadarı</a>yla cuma akşamları da Kadıköy Viktor Levi&#8217;de çıkıyorlarmış. Grup evde rakınızı yudumlarken size eşlik etsin isterseniz, ki bir kere dinledikten sonra kesin istersiniz, oldukça amatör paketlenmiş ama tahminimden çok daha yüksek ses kalitesinde sekiz şarkılık bir de CD doldurmuşlar, onu edinebilirsiniz. Hediyesi bu yazının yazıldığı ateşten sıcak Ağustos ayında 10 liraydı. Evinde deniz esintisiyle serinlemeye bu fiyat sudan ucuz diyerekten bir adet edindim. İyi ki de öyle yapmışım. Bu yazıyı fonda Masalın Aslı, evde rakı olmadığından da bira eşliğinde yazıyorum.</p>
<p>Gruba ulaşmak isterseniz bir <a title="Masalın Aslı" href="http://www.facebook.com/group.php?gid=95201240363">Facebook grubu</a> ve bir de <a href="mailto:masalinasli@gmail.com">e-posta</a> adresleri mevcut.</p>
<p>Gelelim yazının başında bahsettiğimiz insanları sevmeyen İstiklal&#8217;le Bahariye&#8217;nin farkına.. İşte bu grup çalıp söylerken yoldan geçen insanların kimi bulabildikleri yerlere oturarak kimi ayakta kimi çömelerek grubu dinlemeye başladı. Hatta müziğin sesinden etkilenerek tanıdıklarını arayıp &#8220;Bak sana bir grup dinleteceğim, gençler ne güzel çalıyorlar&#8221; diye cep telefonuna sarılanlar da oldu. Yani insan akışı kısmen de olsa durdu (Bu kadar insana sel deseydim de doğrusu İstiklal&#8217;e haksızlık olurdu). Kadıköy&#8217;ün, Bahariye&#8217;nin tadını daha bir güzel aldım bu sayede.. Galiba Bahariye insanları İstiklal&#8217;den daha çok seviyor.. Ne dersiniz?</p>
<p><a name="ylmslnslbrskkgrb1"><sup>*</sup></a> Opera vokal tanımını <a href="http://www.eksisozluk.com">Ekşi</a>&#8216;den aldım. Ne kadar doğrudur bilinmez. Ama Loreena McKennitt gibi bir ses desem herhalde bir şeyler ifade edecektir.</p>
<p>Kaynaklar:</p>
<p><a name="mslnslbrskkgrb1"><sup>1</sup></a> Masalın Aslı başlığı, <a href="http://sozluk.sourtimes.org/?t=masalın+aslı">Ekşi Sözlük</p>
<p></a><a name="mslnslbrskkgrb2"><sup>2</sup></a> Ederlezi, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ederlezi_%28song%29">Wikipedia</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirpininyeri.com/2009/08/masalin-asli-bir-sokak-grubu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
