Tanıyanlar, takip edenler bilir. Starbucks’ın epeydir müdavimiyim. Lakin benden de daha müdavim bir arkadaşımın, ki çeşitli Starbucks şubelerine girip “her zamankinden” ısmarlayabilen birisidir kendisi, önerisiyle filtre kahve ve espresso’lu seçeneklere ek bir seçenek olduğunu keşfettim: French press. (daha fazla…)
07 Mart 2010
03 Ocak 2010
Ton balıklı makarna
Öğrenciyken sıklıkla harçlığın bitmesi gibi durumlar söz konusu olurdu. Ta o zamanlarda yap boz yöntemiyle icat (veya keşif) ettiğimiz bir makarna türünden bahsetmek istiyorum, ton balıklı makarna. O kadar lezzetli gelirdi ki bu bana, ne zaman yesem bir paket makarna’dan yaklaşık bir tabak bıraktığımı hatırlarım. Şimdi öğrenci değilim ancak hala seve seve yapıp yiyorum. Sadece malzeme kalitesi biraz değişmiş olabilir
Yeniden yaptığım ilk fırsatta fotoğrafını da ekleyeceğim bu makarnanın tarifi şöyle: (daha fazla…)
16 Ağustos 2009
Hamburger nerede yenir?
Epeydir aklımda olan bir konu bu. Yaşlanıyorum herhalde, zevklerim de satın alma gücüm de değişiyor. Eskiden bir Burger King, daha doğrusu Whopper hayranı ve hastasıydım. Şimdi ise gitmeyeli bir aydan fazla olmuştur herhalde. Neden derseniz..
Whopper menü artık eskisi kadar ucuz bir fast food tercihi gibi gelmiyor bana. Tamam satın alma gücüm değişti dedim ama fiyat performans oranı da hala benim için önemli bir kriter. “Double Whopper Burger Menü” nün fiyatı bu yazıyı yazdığım sırada 13TL idi.(daha fazla…)
16 Haziran 2009
Ce iki haş beş OHA-ş
Yine bir uyarıyla başlayalım. Bu yazı da onsekiz yaşından küçüklere uygun değildir. Hatta bence yirmi bir yaşından küçüklere de uygun değildir. Dahası midenizin başına iş gelirse asla ve katâ sorumluluk kabul etmiyorum! Midesine güvenmeyen uygulamasın lütfen yazanları. Gelelim konuya..
Uzun süredir etanol1 içeren içecekler içen biri olarak, hem de bunları hakkıyla tüketen biri olarak, bu konuda bir miktar bilgi sahibi olduğumu söylemeliyim. Tabii ki hiç kimseye bunları tüketmesini önermiyorum! Cıss. Diliniz yanar. Siz kahve, çay ve diğer kafein ve tein yüklü, her yaşa yasal(?) içecekleri tüketin şimdilik. Etanol içeriyor diye üzümden, gazozdan bile uzak durabilirsiniz. (daha fazla…)
16 Aralık 2008
Erkek adam öğle yemeği yemez!
Geçenlerde spor üzerine bir şeyler okuyordum. Sağlıklı bir diyette üç öğün yerine en az beş öğün yemek yenmesini salık veriyordu. Belki aşinasınızdır buna zira yakın zamanda çeşitli doktorlar da sıklıkla bunu önerdi. Sağlıklı bir diyetin esasları arasında asla çok acıkmamak yer alıyormuş. Bunu hatırlayınca birden kafama dank etti ve kendi kendime sordum: Ulan biz niye günde üç öğün yemek yiyoruz ki? Bununla da yetinmedim. Yemek saatlerinin neden bu şekilde olduğuna da kafam takıldı. Birileri üşenmemiş, bizim için düşünmüş taşınmış, öğle yemeği şu saatte yenir demiş biz de o saatte yiyoruz öyle mi? Malum insan merak eden hayvandır. Ben de merak ettim. Üşenmedim, araştırdım. (daha fazla…)
30 Eylül 2008
Mantı nedir?
Home TV1, sağolsun, geçenlerde “Hepsinin bir hikayesi var”2 isimli programda dünyadaki mantı çeşitlerini inceledi ve mantının kökenleri hakkında kısaca bilgi verdi. Hayatının bir yerinde hamurla haşır neşir olmuş neredeyse tüm toplumlarda bir mantı çeşidi bulmak söz konusuymuş. Ama benim çok daha fazla ilgimi çeken konu şuydu. Koreliler bizim mantı dediğimiz yemeğin adına Mandu3 diyorlarmış. Bunu duyar duymaz hem çok şaşırdım hem de çok heyecanlandım. Logic-Mantık/Logi-Mantı şeklindeki çeviriye sıklıkla maruz kalan (tabii ki bu çeviriyi ara ara da kullanan : )) benim için “mantı” kelimesinin kökenine inme şansı bulmak açıkçası paha biçilmez bir fırsattı. Biraz inceleyip gördüm ki bizim mantı diye adlandırdığımız yemeğin uzak doğuda kullanılan adları (söyleniş olarak) hep birbirine benziyor. Örneğin Koreliler Mandu derken, Moğollar Mantuu4, Çin ise Mantou4 diyor. Biraz araştırınca gördüm ki, kelimenin çıkışı popüler inanışa göre Çin’in “Üç Krallık Dönemi”ne5, yani M.S. 220-280 yıllarına denk geliyor. Hikayesi ise kısaca şöyle (tercümedir): (daha fazla…)
07 Mart 2008
Yengen nedir?
Ahmet Hakan bugünkü yazısında cinsel çağrışım yapan yemek adlarına dinibütün öneriler getirmiş. Bu öneriler değil tabii ki konumuz. Konu, Sayın Hakan’ın önerileri getirirken “Türk milletinin en tuhaf buluşu olan ‘yengen’ adlı yiyecek”ten bahsetmiş olması. Ben de ne zamandır fırsatını bulsam da bu yengen denen yiyeceğin kökenlerini bir yazsam, şu Türk milletinin tuhaf(?) köklerine ışık tutsam diyordum. Tahmin edebileceğiniz gibi milletimin en tuhaf buluşu bu değil. Ama gazeteye köşe yazarken böyle ayrıntılara girmenin lüzumu yok değil mi? Yine de yazısının yarattığı etki için Ahmet Hakan’ı kutlarım. Fazla uzatmadan da gelelim esas meseleye. (daha fazla…)